• 04 Haziran 2016, Cumartesi 11:34
YUSUFERDOĞAN

YUSUF ERDOĞAN

İNCİL?İN TAHRİFİ VE DİYALOG (2)

 

 

Semavi dinlerden olan Hıristiyanlık Hz.İsa’(a.s) ya gönderilmiştir. Hz. İsa babasız hak peygamberdir,   beşikte iken konuşarak, Hz. Meryem’e yapılan suçlamalara, Rabbimizin izni ile cevap vermiştir.

Hıristiyanlığın, Hz.İsa’nın göğe çekilmesinden takriben 60 yıl sonra kayda alındığı bazı ilim ehlileri tarafından belirtilmekte olup, bu kadar geçen süre içerisinde de değişikliğe uğramış/uğratılmıştır. Hıristiyanlığı temelinden uzaklaştıran/tahrifat yapan Aziz Paulusdur. Bu kişi Tarsus doğumlu, Yahudi bir ailenin çocuğu ve iyi derecede İbranice bilen, doğu dinleri ve felsefe alanında da yetkin birisidir. Zamanında Hz. İsa’ya şiddetle karşı çıkmış, sonra bir yolculuk esnasında güya Hz. İsa’nın kendisine hitabıyla Hıristiyan olmuş hikâyesiyle tanınarak, Hıristiyanlar arasında Azizlik mertebesiyle kutsallar arasında yer almıştır.

Hıristiyanlıkta ilk tahribatı sinsice ve Yahudi ikiyüzlülüğüne yakışır bir şekilde yapan Aziz Paulustan sonra da bu sürecin içerisinde, tahribat katkıları yer alan Putperest Romalılar ve Yunanlılar olmuştur. İncil Yunanca ve Latinceye çevrilirken, Paulus gibi bunlarda kendi inançları doğrultusunda/nefislerine uygun çevirileri yapmışlar ve tahribattan geri kalmamışlardır. İncildeki tek Allah inancının üçe çıkarılmasında Yunanlıların Eflatun Felsefesinin büyük etkisi olduğu yazılıdır. Hatta Soner Yalçına görede, Baba/Oğul/Kutsal Ruh üçlemesini, Hıristiyanlıktan çok önce Platon formüle etmiştir.(Efendi 2)  

 

Yumni Sezen ise:” İsa’yı Rab durumuna getiren Paulustur. İncillerin İlkyazımı iki havari dâhil, İsa’dan elli sene sonra sonra(bazı ilim adamlarına göre altmış sene sonra. Y.E.) olduğuna ve diğer İncil yazarları İsa’yı görmediklerine göre, İncil yazımlarıda Paulusun Hıristiyanlığı şekillendirmesinden sonradır. En önnmli İncil yazarı Luka,Paulusun öğrencisidir.Luka diğer İncilleri inceleyerek İncil yazmıştır. Paulusun mektupları Kitabı Mukaddeste İncillere dahil olarak yer almaktadır”… Diye belirtir.

 

Bu Aziz Paulus denilen adam yani Hıristiyanlığı tahrif eden Yahudi aynı zamanda ırkçı idi. Ali Çankırılı Batıda İlmi Skandallar isimli eserinde bu adamdan bahsederken şu kayıtları düşer:” Hz.İsa ve havarilerden nefret eden, Babil ve Roma’da Yahudilere yapılan mezalimin intikamıyla yanıp tutuşan,  hatta Hz.İsa’nın Yahudi Krallığında gözü olduğunu ve katliamlara sebep olduğunu belirtecek kadar hırslı kurnaz ve kindar bir Yahudi.”

 

Dikkat çeken bir şey daha var. Luka ve Markos İncil’lerinin yazarları da Paulusa bağlı Yahudi idiler. Matta ve Yuhanna İncil’leri de Paulusun öğrencileri tarafından yazılmıştır. Bu İncil’lere Paulusun mektuplarıda ayrıca ilave edilmiştir.

 

Yine dikkat çeken önemli bir husus daha. Papalık sistemi Yahudi Paulus tarafından kurulmuştur. Öyle bir güç ki Krallar önünde eğiliyor. Ve bu sistem yani Papalık Hıristiyan Dünyasını uzun bir süre Skolâstik devir yaşatmıştır. Daha açık bir ifadeyle Hıristiyan Ortaçağ Karanlığı. Hıristiyan Dünyası bu karanlıkta kör döğüşü oynarken diğer taraftan Yahudiler sinsice Servetlerine servet katmakla meşguldüler. Aziz Paulusun en tehlikeli girişimi ise, Hıristiyan inancını Tevhid’den Teslise değiştirmesidir.

 

Batılı bir araştırmacı olan Michael Hart, Aziz Paulusun Hıristiyan Teolojisi üzerindeki etkisi ölçülemeye cek kadar büyüktür diyerek, Onun yaydığı görüşler arasında:” Hz. İsa’nın peygamber değil, sadece vahiy gelmiş birisi olduğunu, İlahi bir kişi olduğunu, İsa’nın Hıristiyanların günahları için öldüğünü, Onun ızdırabının ancak Hıristiyanları kurtarabileceğini, İnsanın Kutsal Kitabın emirlerine uyarak değil de, Sadece İsa’ya İnanması ile kurtulabileceğini ve bu suretle günahlarının bağışlanacağını ”söyleyip yaydığı fikirlerinden bahseder ve Hıristiyan kesim arasındaki bu yaygın anlayıştan dolayı da tüm Hıristiyan azizlerinin üstünde yer edindiğini belirtir…

 

Hz. Mevlana;  Mesnevisinde anlattığı bir hikâye ile İncilin tahrif ve değiştirilmesi konusunda olayı şu şekilde özetler: Yahudiler arasında zalim, İsa düşmanı, Hıristiyanlara eziyet eden ve onları öldüren bir hükümdar vardı. Hâlbuki Hz. Musa’nın(Aleyhisselam) dönemi bitmiş, peygamberlik dönemi Hz. İsa’daydı. Bu gaddar ve cahil hükümdar, iki peygamberin yollarını ayrı sanırdı.

Bu zalim padişahın, hilekâr, düzenbaz bir de veziri vardı ki hile ve düzen kurmada üstüne yoktu. O kadar ki yaptığı hilelerle suyu bile bağlayıp düğümlerdi. Bu hilekâr vezir bir gün padişaha:

Padişah’ım! Hıristiyanlar dinlerini gizleyerek, kendilerini koruyorlar. Siz ne kadar öldürseniz de onlar la baş edip hepsini temizleyemezsiniz. Kimin gönlünde ne saklı nereden bilecekseniz. Din, kokulu bir ağaç değil ki kokusunu alalım, der. Bunun üzerine padişah:

Peki, bunu önlemek için ne yapalım, nasıl bir tedbir alalım ki, onların yayılmasını önleyelim, ne açık dindar, ne de gizli Hıristiyan kalmasın, diye sorar. Vezir:

Ey padişahım, siz bana kızmış, gazap etmiş görünerek, elimi kulağımı kestirin, burnumu dudağımı yardırın, sonra idam edilmek üzere darağacına gönderin. Tam idam edileceğim zaman sizin kıramayacağınız biri çıkıp benim affımı sizden talep etsin. Bunu çok kalabalık, yolların kesiştiği önemli bir yerde halkın huzurunda yapmalısınız. Orada yapınız ki herkes görsün.

Sonra beni affedip uzak bir şehre sürün. Böylece Hıristiyanlar benden şüphe etmezler. Ben de o zaman onların aralarına fitne tohumları atar, dinlerini bozar, onları yoldan çıkarırım. Onlara:”Ben Hıristiyan olmuş biriydim. İnancımı gizlemiştim. Padişah bunu anlayınca da beni bu hale getirdi. Yıllardır dinimi gizleyerek padişahın dininden gözüktüm. Eğer İsa’nın Ruhaniyeti bana yardım etmeseydi, padişah yahudi gayreti ile beni parça parça edecekti. Ben İsa’nın dini için canımı vermekten asla çekinmem.   Fakat ben, bu dinin bütün bilgilerine vakıfım. Bu pak ve yüce dinin, cahillerin, bilgisizlerin arasında kalıp yok olmasına dayanamam. Allah’a ve İsa’ya şükür ki, biz bu hak dinin yol gösterici si olmuşuz.(devamı gelecek  yazıda)

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık