• 03 Eylül 2016, Cumartesi 9:45
YUSUFERDOĞAN

YUSUF ERDOĞAN

İDAM OLMALIMI?

Bununla ilgili bir anket yapılsa eminim halkımızın kahır ekseriyeti olumlu yönde görüş beyan edeceklerdir. Bana sorarsanız aynı eveti bende peşinen söylemek zorundayım. Bugünkü mevcut şartların ağırlığı altında bunalan bir toplumda daralan gönüllerin düze çıkabilmesi için idamın getirilmesi şarttır/elzemdir.

Zaten toplumumuzun çoğunluğu siyasilerin yaptıkları nabız ölçer şeklindeki beyanlarından hareketle her fırsatta bunları dile getirmeyi ve ısrarla savunmayı sürdürmektedirler. Mahalleniz de veya sokağınızda karşınıza ilk çıkan adama sorun, bunun hakkında ne düşünüyorsunuz? Deyin, vereceği cevabın gözlerinden okunduğunu ve evet dercesine yüzünüze mesajladığını rahatlıkla hissedersiniz. Hatta bununla ilgili yapılacak en iyi yöntem hali hazırda toplumun genelinde düzenlenecek bir anketle de istediğiniz cevaba ulaşabilirsiniz.

Neden idam sorusuna gelince: Bir insanın hayatı önemlimidir? Hiç böyle soru olur mu? Önemlidir tabi’i ki. Hayatın icrasında temel aktör insansa peki can taşıyan bir insanın en önemli ihtiyacı nedir? Elbette önce can emniyeti olması ve bunların et tırnak ayrılmazlığı olan temel hak ve hürriyetlerin can emniyeti sübapı içerinde rahatlıkla kullanılabilmesidir. İnsanın bunlardan kısıtlanması mahrum bırakılması, haklarının çeşitli nedenlerle elinden alınmaya kalkışılması kısaca bu hakların korku veya endişeye dayalı ve yaşanmazlığa büründürülmesi de, insanın geleceği ve güvencesi açısından sıkıntılı durumlara yol açacaktır. İnsanın huzurlu olmadığı bir toplumda toplumsal mutabakatın sağlanması ve hakların pozitif yönlerde kullanılması sekteye uğrar. Bundan zarar görecek olan devlet, toplum, aile ve bireylerdir. Dinimizde Allah’ın verdiği canı Allah alır denilerek en büyük güvence inanç bazında hükmünü bulmuştur. Halkımızın %99’nun Müslüman olması ve cana mala ırza namusa yapılan tecavüzlerin içinde bulunduğumuz savaş nedeniyle sıradan saldırganlık haline gelmesi de, idamın sebeplerini düşünme açısından en büyük fırsattır. Hatta bunu Avrupalı dostlar üzülecekler diye de endişe etmeye gerek yok sanırım. İnsan haklarını en büyük ihlal edenlerin başında batı ve onun kahrolası medeniyet anlayışı yatmaktadır. Kendi ülkesinin insanına şirin görünen batılı sömürge biçimi hırsını Sovyet komünizminin yıkılman sonra karşısına düşman olarak islamı almış ve Müslümanları öcü göstermeye kendi kamuoyunda da büyük bir islamafobi dalgası oluşturmaya gayret etmiştir.

Başarmıştır da bunu. Derebeyliğin gayri insanı nizamını yaşamanın en büyük güvencesi haline getiren batı, bilerek doğuya düşman olmuş ve tabanını bu düşmanlıkla güçlendirmiştir. Varlığını, yaşamasını ancak bu malzemeyi lehinde kullanmaya çalışarak ve makine gücüyle zorla insanları sömürerek sürdürmektedir. İslamiyet can mal ve namus tecavüzlerini ölüm derecesinde cezalandırarak bunların korunabilmesi için onun ne kadar ehemmiyetli olduğunu gösterir. Bugün vahşi batının hümanizm ve insan sevgisi ayaklarından hareketle bu nizamın ölçülerine farklı bakış yapması ve reddetmesi onun İslamiyet düşmanlığından kaynaklanır. Peki, bizim ülkemizdekilerin de(belli bir kesimin bilhassa) bir batılı mantığı çerçevesinde söylemde bulunmasını nasıl yorumlarsınız? Denilse bunu da onların batılı hayat tarzından pek uzak olmadıklarını hatta kraldan çok kralcı olduklarını söylerim.     

Bugün bazı ülkelerde suçu azaltmak ve suç işlemeye yönelik pek çok ağır fiilleri ortadan kaldırabilmek için caydırıcı bir güç olarak ölüm cezasının müeyyide olarak bulunduğu gerçektir. İslam ölüm cezasını daha büyük ve çok ölümleri ortadan kaldırabilmek için getirmiştir. Mesela iki- iki buçuk asırlık tarihi içerisinde günümüzde en süper devlet olarak lanse edilen sığır çobanlarının ülkesinde 1993 yılında yeniden idam ceza kanunlarına konmuştur. Ve bugün çatır çatır uygulanmaktadır. Kimlere karşı mı bilhassa? Diye soracak olursak, dünyada eşitsizliğin ve adaletsizliğin en çok yaşandığı, en çok ırk ayrımının zenciler ve Kızılderililer aleyhinde yaşanıldığı ülke olan USA’ da geçerli olan tek yöntem bunların tek kurşunla yere serilmesi ve en iyi Kızılderili(ya da zenci) ölü olanıdır mantığının hala geçerli yürütülmesidir. 1970 yılında Nikson köpeği diyor ki;21 yy da tek süper güç ABD olacak ve rakibi de İslamiyet olacaktır. Şimdi bizim ülkemizdeki anarşi ve terör olaylarına gelince; Temel değerlerimiz ve inanç biçimimizi şekillendiren ruhumuz İslami yeti kendi kendimize, kendi içimizde kim düşman haline getirdi? Bunda kimin parmağı var? Batıya hayran, İslama ayran, gerçeklere kör ve baygın, toplumsal ön yargı kanaati olumsuzluk üzerine ve yaygın olan bir toplumda, anlayışın bir batılı gibi düşünce aksiyonuna yöneltilmesiyle bizi kendimize kimliğimize düşman haline getirenlerin muradı batılıların istediği bir amaç değil miydi? Tüm telkinlerin temelinde ve çağdaşlık söyleminde temel hedef olarak bunlar yatmaktaydı değil mi? Şimdi bizi kendi inanç değerlerimizle vuranlar, bizi kendilerine bağımlı hale getirerek sahip oldukları makine gücüyle Çanakkale ve diğer savaşlarda dize getirmek istemediler mi? Bugün ülkemizde devam eden ve pkk’ya mal edilen iç savaşın konu mankenleri ermeni Kürtleri iken arkalarında duran güç batılılar değil mi? İç huzurumuzu ve bin yıllık kardeşlik dokumuzu bozanlar ve yine kendi içimizden akidemizi bozmak üzere Salman Rüştİ puştlarını yetiştirenler batlılar değil mi?

Peki, biter mi bu Salman Rüştüler? Peki, biter mi bu batının Müslümanları çökertme sevdası? Peki, biter mi bu hak batıl savaşı? Bitmez. Hele Türkiye’de hiç bitmez. Öyleyse inancımızın emri gereği insan varlığını ve neslini korumak, kurulmuş düzeni yıkmaya yönelik anarşi ve terör olaylarına kökten çözüm için, daha büyük suçların caydırıcılığı ve nizamı âlem için İDAM ŞARTTIR VE GETİRİLMELİDİR.      Sevdası batı olanın köleliği ömrü billâh bitmez. Hem de sittin sene. Öyleyse meclisimiz vatan hainlerine karşı, onları destekleyen siyasi partilere karşı, onlarla işbirliği yapanlara karşı, onlarla mağaralarında boy boy resim çektirenlere karşı, o katillere imrenip Türkiye aleyhinde konuşanlara karşı, ülkemizde paralel bir devlet kurmaya kalkışanlara karşı, birlik ve beraberliğimizi bozmak ve fitne salmak isteyenlere karşı, tez elden idamı getirmelidir. Hem de korkmadan…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık