• 16 Ağustos 2017, Çarşamba 7:31
YUSUFERDOĞAN

YUSUF ERDOĞAN

EN İYİ MÜSLÜMAN ÖLÜ OLANDIR

Sürekli çalkantıların hakim olduğu tehdit ve demogojilerin her gün küreklerle sallandığı pespaye gönüllerde yerleşen alan hakimiyetli mahpushane karakterli dünya hakimiyetini sahip olduğu makine edebiyatı ile ele geçirmeye çalışan çapraz kafalardaki geçimsizlik olgusu dünyayı içinden çıkılmaz derin çalkantılara gebe haline getirmekte ve okyanusta meydana gelen deprem sonrası tsunami etkisi gibi insanlara korku yollamaktadır.

Dünya alan hakimiyetini emperyal ideallerle perçinlemeye çalışan iki deli tekeden biri olan yaşlı  tüccar  Donald Trump ile hala kominizimin pençesinde kıvranan  ve etrafında kendine el pençe hizmet etmekle mükellef kılan koca koca apoletli haki formalılara fink attıran ne kim’den olduğu malum soytarı ülkesinin açlık hayallerini savaş çığlıkları ile doyumsuzluğa alıştırma peşinde koşmakta ve iki zırvanın aralarındaki atışma ve tehditlerde  maalesef günden oluşturmaktadır.

Zalimin zulmünün çöreklendiği mazlumun kafesine hapsedilmiş kuş misali rehin tutulduğu ve israiilli kasapların gazzeli masumların ciğerini yüreğini böbreğini sökmek ve ext haline dönüştürmek için çığlıklar attığı bir dönemde bahanelerle değil de idealleriyle kuduz köpeğe dönüştüğü orta Doğu coğrafyasında yine sular sakin değil, yine huzura uyanan bir ortadoğudan mahrum ve yine ülkelerini zalimlere peşkeş veren ve yine diktatörlerin sultası ile uyanan bir halkın elindeki öz kaynaklarını sömürge politikasına tercih edip kendi varlığını şerefsizce ayaklar altına alan yüreksiz diktatörlerin  baskısı ile çaresizliğe demir atan bir Orta Doğu tablosu var coğrafyamızda.

Kürtlerin Türklerle birlik içerisinde tarihi ve kültürel bağlardan kaynaklanan güçlü ve bin yıllık beraberlikleri varken beyinlerini sulandıran zavallı ataistkukla politikacıların basiretsizliği ile geleceğini karanlık ağlara teslim etmeye hazırlanan bir referandum saçmalıkları yine yakılan ateşi daha da körüklemekte eline silah tutuşturulan kürt  aklı evveller Amerikan emperyal menfaati uğruna kadim coğrafyadaki kardeşleri Türklere silah doğrultma peşindeler. 

Hele islamla asla uzaktan yakından alakası olmayan İŞİD adlı batı menşeili amerikanya örgütünün el altından desteklenip tüm Orta Doğu’yu bunalımla baş başa kalmak ve akla mantığa dine imana oymayan eylemleri görüntülü peşpeşe yayınlayarak korku salarak islamafobi imajı oluşturtma çabalarını derinleştirmek ve İslam böyle diye lanse ettirilmek çabaları tarihte lawrens ve ekibinin çom daha kolektif amaçlı çoğaltıldığı gerçeğini ortaya koymaktadır. Lawrensler artık kendilerini gizleme gereği duymadan korku ve ateş ile bu coğrafyada İsrail lehine Kürtlerle paravan ilişkilere girip o çok konuşulan Arapların birinci dünya savaşında arkadan vurdu safsatasının daha geniş boyutlusunu Kürtler Türkleri bir hinle böyle oyun içinde tek başına bırakarak yine arkadan vurdu felsefesi ile ileride başa kakılacak bir fitne ortamını hazır tutmakta ve derin sarsıntılı depremler kuşağına dönüşmesi için çaba harcamaktalar.

Belki de Kuzey Kore ABD sahte çekişmesi dikkatleri orta Doğu’dan çekip orada yapılacak olanları kamudan uzak tutma ve tamamen coğrafya yı zulmün kıskacı ile baş başa bırakmak peşindedirler. Hatta en olmaz zamanlarda İsrail Siyonizm zihniyeti hemen Gazze Şeridine saldırı düzenleyerek iyice kafaları karıştırma çabasını sürdürerek ve  zaten dikkatlerin bu bölgeden başka alanlara kaydırılmasınıda fırsat bilip içindeki zehiri kusmak için ve  kendi içindeki kamu oyu desteğini yeniden sağlayabilme adına bşir bahane ile gazzeyi bombalama peşinde koşmakta ve adeta gazze  esaret  çemberindeki bağlı bir kurbanlık masumiyeti ile can mal güvenliği tehdit edilebilir hale getirilmektedir. Bu emperyal alemin hiçte umurunda değildir.Ölen Müslüman dökülen Müslüman kanı olduktan sonra savaş olmuş barış olmamış kimsenin özlemi değil.Onlar için tek gerçek en iyi Müslüman ölü olandır.

Tüm bunlar coğrafyamızda saat gibi tıkır işletilen musibetlerdir.Yani tüm gelişmeler ve daralan cendere içinde sıkıştırılan müslümandır.Şu da bir gerçek ki biz inanlar olarak daraltılan bu coğrafya’da şu an tek başımıza direniyoruz.Bu coğrafya’da bizim kültürel değerlerimiz ve varlıklarımız hatta mirasımız söz konusudur.Biz bu oyun oynayanların elinde oyuncak değiliz.Bizimde bir duruşumuz ve asaletimiz vardır.Tarihimiz ve misyonumuz bize insanlık adına bir manevi güç yüklemişitir.Biz bundan asala kaçamayız.Biz atalarımızın külleri üzerinde yeniden ve hele şu son on beşyılın mükemmel heyecanı ile yeni bir kimlik örgüsündeyiz.Bize oynanan oyunların farkındayız.Din sömürüsünü oynayan ve asıl kaynağı batıya bağımlı olan yeni bir din imajı ile abde menşeili bir oluşumun un kırk yıllık temmelerinin atıldığı ve gizli bir ele geçirme operasyonunun maşaları konumundaki  FETÖ haşhaşilerinin  varlığının ortaya çıkması ne sahnedirki PKK’nında kırk yıldır bu topraklarda silahlı bir eylemle Türkiye’yi dize getirme çabalarının FETÖ ile bağlantılı olduğunu tablo haline getirmiş ve milletimiz 15 Temmuzu asla unutmayacak ve gerçekleri görecek basirete ulaşmıştır.

Maalesef muhalefet denilen batı endeksli milletten uzak Atatürk ve Cumhuriyet sömürücüsü  entellerin batı varyasyonları ile dil kullanması ve nefret uyandırmasına rağmen halen batı bağımlı politik ağızlarına devam etmeleri bize milletin daha da güçlenmesi ve birlik olması gerçeğini ortaya çıkarmıştır.

Onların uzak ara batılı argümanlara teslimi ve FETÖ_PKK ve emperyallerin ağızları ile konuşmaları hakikaten tiksindirici bir haldir.

Şunu unutmayalım ki;zalimin zulmüne dur denmiyorsa asıl musibet budur işte.

Direniş ruhunu kaybedersek ve hayatımızdan çıkarırsak bizi biz yapan değerleri nasıl koruyacağız?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık