• 24 Haziran 2018, Pazar 12:43
YUSUFERDOĞAN

YUSUF ERDOĞAN

CUMHURUN İTTİFAKI

24 Haziran seçimleri ülkemiz ve milletimiz için hayr’lara vesile olur inşallah.Yarın seçim heyecanını tüm yurtta yaşayacağız.Türkiye’mizin geleceği açısından hem çok önemli hem de ümmet açısından önem arz eden yapısıyla bu seçimleri sadece Türkiye’de yaşayan bizler değil tüm dünya hatta ve hatta katil kandil uşakları dahi beklemektedirler.Soluğumuzu tutarak akşam 17’00’den sonra meraklı gözlerle TV ekranlarını kilitleyip sonuçların açıklanması ve neticelerini bekleyip göreceğiz  inşallah.     Bu bir lig maçı puanlaması değil bir halkın beklentisidir.Geleceğin şekillenmesi ve çocuklarımıza bırakacağımız değerler hepsi de bu seçimlerin içerisinde birer detaydır.Bu nedenle bu seçimlerin  önemi bir kat daha artmaktadır.Türkiye 24 Haziran’da yepyeni bir çehre işe karşılaşacaktır.Yeni bir sistem ve yeni bir vizyonla dünya’ya açılacağımız ve dünyanın sayılı sanayileşmiş toplumları içerisinde yer almak için verdiğimiz mücadelenin en önemli ayağını bu seçimler oluşturacaktır.Bir taraftan şu anda iktidarda olan AKPARTİ ile CUMHURUN İTTİFAKI’na katılan MHP diğer taraftan sözde Millet ittifakı adı altında bence derme çatma bir birleşimle zoraki elma armut misali bir araya gelen Chp-Hdp-İyi parti –SP bunlar esasta misyonları ayrı gibi gözükse de sırf Tayyip beye karşı bence bu kirli ittifakın içerisinde sahne almaya razı oldular.Ki bunların bir araya gelmeleri de  zaten üst akıl organizasyonunun zorlamalı tercihi ile oluşmuştur.

Şöyleki Karamollaoğlu İngiliz tip sekülerizm istediğini beyan etmiş.Sizce İngiltere’de okumasının ve evli olmasının bir nedeni olabilir mi? diye sorsam çoğunuz başını sallayarak mutlaka etkilenmiş olabişir diyeceksiniz.Halbuki Karamolla seçildiğiş andan itibaren Sayın Cumhurbaşkanına karşı aynen   sayın Gül’ün yaptığı gibi hep mesafeli durdu.Sanki Saadet Partisinin değil İngiletere Muhafazar Partisinin üyesiymiş gibi davranmaya devam etti,ve etmektedir.Lakin Karamollaoğlu ve diğerleri aslında miadını doldurmuş aksesuar görüntülerdir.Ben şu andaki muhalefetin hareketini eski AP ve CHP dönemindeki siyasilerin konuşma tavır ve davranışları olarak görüyorum.Hiç bir değişiklik yok ve kendini yenileme yok isyon yok vizyon yok sadece Tayyip Beyin yaptıklarını yıkmaktan bahsediyorlar.   Siz Yeni Türkiye’yi nasıl idare edeceğinizi neleri vaat ettiğinizi söyleyecek yerde yıkmaktan bahsederseniz hangi yüzle hangi hamle ile geleceğe genç 80 Milyonu taşıyacaksınız?

Eylem ve söylemleri ile ne menem bir ideal demeyelim de maksat peşinde oldukları alenen belli olan ve asla ve kat’a Türkiye’ye hiçbir şekilde katkı veremeyecek olan ve sadece batılıların istediği gibi bir duruş sergilemeyi şiar edinen kendini yenilemekten ve yenilenmekten uzak kısır döngü anlayışları ile Demirel ve Ecevit dönemlerini aratmayan politikalarıyla ne yapacaklarını kendileri dahi bilmeyen bu zihniyete umarım vatandaşlarımız sağduyulu bir yaklaşımla hareket ederek gereken siyaset dersini vereceklerdir.

Sayın Cumhurbaşkanımızın bundan önceki Cumhurbaşkanlığı adaylığı için adayımız Abdullah Gül kardeşim diyerek gösterdiği ince latif davranış ile KK’nin parti içinde başının belası olarak gördüğü ve başından atmak için bir fırsat doğduğu haliyle “gel bakalın muharremmm diyerek şu anda milletin ağzına sakız ettirdiği davranış şeklini kıyaslayın ve kimin daha bu topluma örnek bir lider olduğuna siz karar verin.Kimin insanlık adına milleti, için çalıştığını görün ve sezin.Ülke yönetmek kolay değil.Ülke yönetmek bisiklete binmek demek değildir.Traktörü geri vitesle götürmek demekte değildir.Ortaya çıkıp harmandalı oynamak hiçte bile değildir.Zaten yaptığını da dört dörtlük yapamadığı da aşikardır.    Dalga geçer gibi kendi partisinin elemanına gel bakalım diye emri vaki konuşması konuşma ve hitap şekline de uygun değildir. Bu tam bir küçümseme ve hor görmedir. İnsan sahneye böyle davet edilmez. Böyle bir uygulama insan onuru ile de bağdaşmaz. Lakin bunları nasıl içlerine sindiriyorlar anlamışta değilim.Yalnız seçim sonrası bir hesaplaşma yapacaklarından eminim.Az durun bakalım.bekleyip göreceğiz.Sonra eski tüfeklerin AK PARTİ’Yİ eleştirerek kendilerine prim yapma savaşı zaten Konya’da sökmeyecektir evvelallah.Sivaslı Abdüllatif Şener’in Chp adayı olarak Konya’dan istediği oy oranını çıkaracağına ihtimal vermiyorum.Hem Abdüllatif Şener’in bu davranışı kendisi iktidarda iken bakanlık ve siyaset yaptığı AKPARTİ saflarında iken Chp’yi eleştirmiyor muydu da şimdi onları unutmuşçasına gidip menfaat için vekillik peşinde koşmaya başladı? O zaman AKPARTİ ve CHP’nin misyonu belli olduğuna göre burada yanlış olan kimdir? Ya da duruşu olmayan kimdir?  Tabiki Şener’dir. Ki artık bu siyaset anlayışı geçerli bir yol yöntem değildir. Eskidi bunlar inanın hatta bayatladı. Tutmaz artık bu numaralar. Yemezler bunları millet prim vermez bu varyasyonlara. Bunlar bitti tükendi son çırpınışları diyorum. Hem siyaset yapacaklarsa kendilerini vizyonlarını misyonlarını değiştirmeleri lazım. Kendilerini mutlaka yenilemeleri lazım. Bunlar neden dünya konjoktörünü takip etmiyorlar. Hem Mevlana Hz. demiyor mu? Dün geçti cancağızım şimdi yeni şeyler söylemek lazım diye?

Diğer taraftan Sayın Cumhurbaşkanımızın karşısına çıkarılan Akşener hem Mhp’yi bölmek hem de bu seçimlere damgasını vurmak için FETÖ tarafından planlanan bir oyunun parçasıdır. Hiç bir yardım almadan bir siyasi partinin teşkilatlanması ve seçimlere girmesi hangi paranın ürünüdür?

Sayın Devlet Bahçeli’nin Cumhurun ittifakı eylem ve söyleminde güzel bir devlet adamlığı sergilediğini biliyorum ve seçimlerde Mhp’ye de başarılar diliyorum. Benim gönlümün Cumhurbaşkanı şimdiki başkanımız Sayın Tayyip Beydir. O bir dünya lideridir.Ve dünya liderleri içerisinde elindeki imkanları ile en çok duruş ve konuşmasıyla layık bir adamlığı ile politikanın ne denli  pozitif icraatçısı olduğunu göstermiştir.Ülkenin en zor şartlarında dahi akıcı ve haksızlığa karşı koyucu duruşuyla başkanlığı en çok hak eden sayın Tayyip ERDOĞAN’  dır.Cumhurbaşkanımız olmaya en çok layık olan O’dur. Bu nedenle yarın ki seçimde Rabbimin yardım etmesini diliyorum. Türkiye’ye hiç ummadığı yatırımları kazandıran seçkinci holdinglerin parsasını kesen ve ülkenin düzelmesi ve dünya devletleri içerisinde hak ettiği yeri almasında en büyük pay ve katkı sahibi olan Sayın Cumhurbaşkanımızın seçilmesini canı gönülden istiyor ve destekliyorum. PKK’yı dize getiren Cumhurbaşkanımızı başkan görmek istiyorum.

Hiçbir siyasetçinin şu kısa dönemde bu kadar zamana bu kadar başarıyı sığdıracağına ben inanmıyorum ama O kendisini milletine adadığı için birçok badireler atlatmasına rağmen 15 Temmuzu yaşayan bir lider olmasına rağmen dimdik ayakta durmayı başaran haliyle ve milletinden aldığı destekle haksızlığa dur demesi bence on kere Nobel edebiyat ödülü almasına vesiledir. Hem O’na ödülünü halkımız verecektir. O bizim 24 Haziran’da seçilmiş CUMHURBAŞKANIMIZ olacaktır inşallah.  Tüm algı operasyonlarına rağmen DURMAK YOK YOLA DEVAM İNŞALLAH diyoruz. HAYR’lı olsun. 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık