• 09 Eylül 2017, Cumartesi 9:05
YUSUFERDOĞAN

YUSUF ERDOĞAN

BUNA HOKKABAZ KAFASI DERLER

Adam kafayı takmış içkiye. Laikçi ahlakın jakobenist müdavimi kör niko’nun meyhanesinde demleneceğine, sözde adalet mekanizmasına aslan sütü koklatmak amacıyla toplandıkları sözüm ona kurultaylarında, üstelik şehitlerin ruhları incitilerek habire müptelası oldukları münkeratı sevgi dolu sözlerle şahika tepesine oturtmaya çalışıyor.”içki içmekte bir kötülük yok, size ne! İçki içmek kesinlikle günah değildir! Biz şunu söylüyoruz. Ey zahid şaraba eyle ikram, biz içeriz bize yoktur vebali. Ehline helaldir, nar ehline haram. Biz bu ateist alevi felsefeden geliyoruz.” Bunu söyleyen bir Mv. Yani benim senin onun kısaca Türkiye’nin Mv.

Kurdukları sistemde temsil hakkı diyerek benim adıma ahkâm kesen böyle bir vekilin sözlerine asla katılamam. Benim inancıma aykırı olan içkiyi ve dolayısıyla bütün kötülüklerin anasını babasını içselleştirmek kabullenmek gibi bir lüksüm olamaz. Dahası lüksümüz olmamalı. Kendi düşüncesinde haram ve helal hudutlarını tanımayan ve halkın görüş ve düşüncelerine saygı göstermeyen, her ne kadar laiklik gak guk teraneleriyle avutulmak istenen düzenlemelere rağmen, bile bile halkın % 99’nunun İslam yazdığı ve velev ki kendi nüfus kâğıdında da beklide İslam yazan bir vekilin zırvalamaları doğrudan halka, hatta savundukları halkçılığa ve Türk halkına resmen hakarettir.

Ramazan ayı gelince takiyye yapanların sonrası boyalarının döküldüğünü görmekteyiz. Bu kadar fetva emin! Olduğuna göre acaba hangi müesseseden icazet aldı da kendinden bu kadar emin konuşuyor diye sorası geliyor insanın. Geçenlerde bir köşesinde Sayın Mustafa Karahasanoğlu gündeme dair değerlendirmelerde bulunurken şu cümleleri köşesinde şöyle ifade ediyordu:

İslam dininde içki haram iken..

Dindarlık pozlarında sohbetler yapan bir yapı..

Mensuplarına, “Belli makamlara gelebilmeniz için, içki içebilirsiniz”diyebiliyorsa..

Ve o yapının elemanları da, Allah’ın vermediği izni, Pensilvanya’daki bir hokkabazın verebileceğine inanıyorlarsa..

Bu kadar “salak” iseler..

Tabii ki bunun sonucu olarak.

Cehaletin doğal sonucu olarak..

FETÖ’cü olacaklar..

Solak mahallede oturuyorlarsa.. PKK’lı olacaklar.. DHKP-C’li olacaklar..

Allah’ın kesin emirlerinden birisi de tesettür olduğu halde..

FETÖ’nün başında bulunan kişi..

Kendisine bağlı olanlara..

“Öğretmenler, savcı-hakim eşleri başlarını açabilir.. Subay eşleri mayo giyebilir.. Yükselme ihtimali olan rütbeli subaylar kendilerini gizlemek için bar-pavyona gidebilir, zina edebilir” diyorsa...

Onlar da..

Allah’ın yasakladığı fiilleri.. Hz. Peygamber’in bile serbest bırakamayacağını bilmeleri gerekirken..

ABD’nin kucağında esir pozisyonunda yaşayan ne idüğü belirsiz bir adamın serbest bırakma yetkisi olamayacağından hiç tereddüt etmemeleri gerekirken..

O rezil hayata balıklama atlayacak kadar cahillik gösteriyorlarsa..

Bu cahillerin sonu, ya FETÖ’cülüktür.. Ya PKK’cılık..

……………..Yukarıda içkiyi demlendiren hem sayın Vekile belki de bunun hocası olarak icazet aldığı Sayın Karahasanoğlu’nun da yazdıklarının numunelerine baktığımızda,gerçek tıynetlerinin ortaya iyot gibi çıktığı bu ajanların Türkiye’nin temel dinamiklerine düşman olduklarında hem fikir olduklarını ve aynı telden çaldıklarını söylemek mümkündür.Gerçekte FETÖ ve PKK zihniyetinin ve dahi DEAŞ’çıların aynı kaptan su içtikleri ve aynı üst akıldan talimat aldıkları birinin din maskesini birinin de ateizmi kendilerine kalkan edindiğini görmekteyiz.1400 yılı aşkındır Hz. Peygamber’in (s.a.v.) hadisinde bildirdiği içki vb. haram şeylerin ve yine İslam Alimlerinin eserlerinde gösterdikleri delilleri yok say hükmünde anlayıp demlenen kafasıyla akil kesilen zavallıların hakirlikleri ortada iken hala inadına aynı çizgiden gitmeleri bunların tereddütsüz aklen ve kalben iflas ettiklerini ve ruhen bittiklerini ve batıl bir çizgide seyahat ettiklerine işarettir.

Durumdan rahatsızlığını dile getiren Sayın Bahçeli birazda nüktedanla Kör Niko yerine Kör Tiko diyerek şehit mekânların da işlenen zıkkımlanma seanslarına buralarda devam edecekleri temennisiyle saygı gösterilmesini istemiştir.

Dine dair yüreğinde bir katrede olsa benimseme ve saygı beslemeyen, yeri gelince dini argümanları takiyye olarak kullanan ve yine din maskesi altında yeni bir yapılanmaya ve inanç hokkabazlığına soyunan şarlatanların kandıracakları birçok adamları olabilir, ama ahrette verecekleri bir hesapları olacaktır.

Bunların dine dair bakış açıları Hindistan’da Ekber Şahın Dini İlahi adını verdiği İslâmiyet, Hıristiyanlık, Zerdüştîlik, Hinduizm ve Budizm gibi farklı dinlere sahip olan tebaanın tek bir din çatısı toplanması düşüncesine münhasıran bugün dinler arası diyalog diye yutturulmaya çalışılan hipnotizmadan ayrı bir vaka olduğu düşünülemez. Yani düşünceler aynı, zaman mekân ayrı olsa da.

Demem o ki; Din konusunda ayranı kabaran sömürü ruhlu bu kepazelerin peşinden gidenlerin yolu yine bunlarla kesişiyorsa ve yine inadına bunlara siyaseten ve dinen biat ediyorlarsa, fitnenin dik alasının peşinde iyi gitmeler diyorum.

Allah’ın(c.c.) ayetleri ve Peygamberin(s.a.v.) sünneti seniyyesi ile uğraşanlar iki cihanda da rezil rüsvay olacaklardır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık