• 18 Temmuz 2018, Çarşamba 7:37
YUSUFERDOĞAN

YUSUF ERDOĞAN

15 TEMMUZA YENİDEN BAKIŞ

15 Temmuz 2016 yılını Anadolu ruhuyla yaşayan bir insanın unutması kolay mıdır? Hayır, böyle bir lüksümüz olamaz, olmamalı. Aksine olayları daha müspet bir vicdani süzgeçten geçirerek, mevcut konjoktürel ortamda yeniden ve derinden yükleyeceğimiz sonuç ve sebep bazlı anlamlarla kendimize bunlardan ders çıkarmayı görev addetmeliyiz.

Anadolu insanı Reis’ten aldığı anlamlı bir işaret ile adeta halk hareketini başlattı, ölümüne tankların ve mermilerin önüne yatarak canını ortaya koyarak, tarihten beri her on yılda bir demokrasiye balans ayarı adı altında yaşatılmak istenenlere bu sefer fırsat ve imkân tanımayarak bilinçli bir yaklaşımla, trafik işaret levhasındaki gibi DUR dedi. Bundan öncede askeri vesayetin bürokratik baskın olduğu dönemlerde sert mesajlar ve Sincan’da tank yürütme olayları yaşanmış, asker doğrudan sivillere ve siyasilere müdahalede bulunmuş, halk bu konuda içinden geçirdiklerini dışa yansıtamamış belki de askerle karşı karşıya gelmek istememiş ama bu seferki olan bitenler geçmişte yaşananların aksine pasif kalmanın tam bir aksiyona dönüştüğü güçlü bir halk hareketi ile dünyaya örnek bir mesaj iletilmiş halk haksızlığın karşısına dikilerek kendisine biçilmek istenilen rolün muhteviyatını anlayarak sivil yönetimin yani Hükümetinin yanında yer almayı yeğlemiştir.

Bu olay Anadolu halk hareketinin kazandığı ivmenin yeri geldiğinde insan psikolojisinin üst sınırlara kadar uzanabileceğini, haksızlığa prim verilmemesi gerektiğini, insanımızın işgal girişimine teslim olmadığını da göstermektedir.

15 Temmuz yeniden bir milli mücadeledir.100 yıldır bizi yöneten jakoben bürokrasiye ve bilhassa dış güçlerin ülkemiz üzerindeki giderek artan eğilimlerine karşı bir direniş ve baş kaldırmadır. Anadolu’daki milli mücadele İslami terimler kullanarak savaş başlatılmış, başarı sağlanmış fakat bu sefer cephede direndiğimiz kuvvetlere kültürde ekonomide teknolojide boyun eğerek siyasi ekonomik kültürel bağlılığımızı ve montajcılığımızı tescil etmiş bulunuyorduk. Ve bugüne kadar hep böyle batı tip argümanlarla teslim olduğumuz batılı güçler bizi avuçlarının içine alarak istedikleri gibi şamar oğlanı şeklinde kullandılar maalesef başımızdaki bulunan siyasilerin beceriksizliği ve bağlılıkları yüzünden.

Ve fakat son on altı yıldır halkın gerçek iktidar olduğu bu kısa dönemde bütün olumsuz tehlikelere ve karşı duruşlara saldırılara boyun eğmeyerek halkın parasının kaptırılmayıp yatırıma sevk edildiği ve bu dönemde yırtılan kabuk ve yeni bir anlayışla halkın kendine olan güven tazelemesi Türk’ün maneviyatına yapılan atıfla yeniden ayağa kalkabileceğini göstermesi, kendine olan güveni kazanması sonucu ne yapılan dış müdahaleler ne içerdeki paralel yapılanma bu güçlü devleti yıkmaya yetmedi. Yetmeyecek tabii ki inşallah.

15 Temmuz tarihi bir milat ve halkın kendine olan dönüşümü ve yeniden kendini tanıması hareketidir. Halkın özüne yönelmesi, millileşme, Anadolu manevi değerlerini yeniden yükseliş trendine sokmuş ve kırk yıldır devletin kılcal damarlarına sirayet ederek bütün arterleri tutma noktasına gelmiş sülük gibi yapışkan batıya güdümlü ama bugüne kadar kendini gizlemiş bir hareketi yani paralel çeteyi, yani FETÖ terör hareketini tanıma ve maskelerini düşürme noktasında gereğini yapmış bir Ordu-Millet-Devlet bütünleşmesinin özetidir. Halk kendisini derdest etmek isteyenlere baş kaldırarak fırsat vermemiş hem Ordumuzun devlete bağlı mensuplarını ve hem de polisimizin devlete bağlı mensuplarına kalkan olarak tankların önüne yatmıştır. Kendi halkına, askerine ve polisine kurşun sıkacak kadar haysiyetsiz FETÖ’cü terör güruhu bu direnişi beklemiyordu. Çünkü kendilerine planı yapanlar dış güçlerdi. Onlar sadece kuklaydı. Dış güçler ise halkın manevisini anlamaktan uzaktı. Bu millet bu devletine bağlı asker, devletinin en zor zamanında Kutül-Amare’de İngiliz köpeklerini yenmişse bugünde yine devletine sahip çıkarak ihanet şebekesi FETÖ’cü hainleri de yenmiştir. Onlara bir daha fırsat vermeyecektir. Mankurtların şaklabanlıkları artık sona ermiştir. Devletin tüm birimlerinden kılcal damarlarına varıncaya kadar ne kadar hain FETÖ’cü sızmış ve kendini gizlemekte ise bunlar eninde sonunda temizlenecektir, inşallah.

Biz yaşadığımız bu sancılı dönemde üzerimize sadece FETÖ’cü kuklaların gelmediğini biliyoruz. Onların nezdinde üzerimize gelenler aslında batılı sömürgeci Haçlı zihniyetiydi.Siyonizm yanlısı zihniyetti üzerimize gelenler ve bize yeniden bir yüz yıllık daha anlaşma metni imzalattıracaklardı.Biz ise üzerimizdeki bu vesayeti kaldırmak ve anlaşma metnini yırtmak istiyorduk.,Nasıl ki Çanakkale’de,Kut’ül Amare’de,Anadolu istiklal Harbinde binlerce şehit verip bir bedel ödemişsek İslam için,bu topraklar için ve geleceğimiz için bu sefer yine bir bedel ödedik.250 kardeşimiz şehitti.Ömer Halisdemir kardeşimiz sembol haline geldi.Allah onlardan razı olsun.Mekanları cennet olsun inşallah.Tarih onların bu fedakarlığını asla unutmayacaktır.Onlar tarihe mal olmuş kahramanlarımızdandır.Onlar bizler rahat edelim diye kendi canlarını vermişlerdir.2000 kardeşimiz yaralanmış ve bu menfur olay bastırılmıştı.

Daha birçok detay bu olaylarla ilgili yeni yeni açığa çıkmaktadır.

Darbelere geçit vermeyecek düzenlemelerin daha somut adımları umarım bu yeni dönemde Cumhurbaşkanlığı sisteminde ele alınır ve bu Gazi Meclis gerekeni yapar. Değilse 1859 yılından başlayıp 2016 yılına kadar geçen ki sürede çok büyük bir vesayet yönetim dönemi yaşadığımızı biliyoruz. Bilhassa bu darbelerin arkasında CHP gibi bir muhalif zihniyetin destek mahiyetinde arka çıkmaları ve söylem babında desteklemeleri Türkiye’nin ciddi bir şekilde ana muhalefet sorunu yaşadığını da göstermektedir.

Halkın iktidar olmasına atıfta bulunup uygulama ve söylemlerinde tek partici jakoben batılı emperyalistlere çağrı yapabilecek ve Türkiye’nin içişlerine müdahale de bulunun diyecek kadar halk ve toplumundan uzak yaşayan batıya bağımlı ver güdümlü bir zihniyetin en az batılı saldırganlar kadar tehlike arz ettiğini bilmem anlatmaya gerek var mı?

Ama bu zihniyete artık halkımız prim vermemekte onu tarihin arka planına, şöyle görülmedik bir yerine bırakıp kendi geleceğine güvenle bakacak olgunluğa gelmiştir.

Ve hiç unutulur mu Başkanımızın 9 Temmuzdaki tarihi anı.

Bence 15 Temmuz 2016 Cumhuriyetin hakiki “Ordu, Millet, Devlet” dayanışması, kaynaşması ve birlik beraberlik bayramıdır.

Neymiş efendim ayağa kalkmamışlar belli ve malum kesim.

Kalkmasınlar çokta tın sanki.

Onlar Milletin önünde ayağa kalkamazlar siz bilmiyor musunuz? Onlar sadece Kandil kanlılarının leşlerine katılır, onlara selam durur, onlara hürmette bulunur ve onlarla birlikte salladık derler. Aslında onlar hep amuda kalkanlardır. Çünkü onlar halkın değerlerine düşmandırlar.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık