• 03 Ocak 2018, Çarşamba 7:17
YUSUFERDOĞAN

YUSUF ERDOĞAN

15 TEMMUZ BİR KURTULUŞ SAVAŞIDIR.

Artık büyük küçük genç yaşlı ihtiyar fark etmez tüm Türkiye’de yaşayan düşünce sahibi selim akıllı ve Türkiye sevdalısı insanımız bilmeli ki; başta Hıristiyan dünyası olmak üzere, dünyanın en pis en ahlaksız en İslam düşmanı evangelist kapitalist Amerikanyasından tutunda, komünistlerin, laikçilerin, tarafsızların, ılımlı geçinen flulerin, yivi silik vida gibi her deliğe giren çıkan yamukların, bukalemunların, hatta Atatürk’ü kendileri için maske yapan/istismar malzemesi olarak kullanacak kadar gözü dönmüş menfaatperest ve çıkarcıların tek korkusu tek derdi sadece ve sadece İslam diyorum.

İslam’ın da şu devirde, şu içinde bulunduğumuz zaman deryasında, aynen Malazgirt’te olduğu gibi İslam’ın kalesini koruyan, islamın sancağını elinde ve yüreğinde taşıyan Türk olursa, bunların korkuları daha da bi artmaktadır.

Niye bu adam eskilerinin, sözde devlet unvanlı çakma teröristlerin, cıvık şaklabanların, her deliğe giren ve her renge boyanan bukalemunların böyle dertleri azılılaşıyor ve çoğalıyor, korkuları artıyor dersiniz? Çünkü olmayan kıt akıllarına ister istemezde olsa Tarihimizin en büyük kahramanlarından dünya liderliğinde ilk sırada bulunan Türk soylu Fatih, Yavuz, Kanuni geliyor, Yıldırım Beyazıt geliyor,2.Abdülhamit Han geliyor.

Osmanlı onların aklını yerinden almaktadır. Zaten değerlerine düşman olarak yetiştirilen aklını kiraya vermiş bulunan ve sade menfaati gereği yalakalık yapmayı iş bitiricilik olarak gören çamur zihniyetli sahiplerinin tasmalı emir erleri, kendilerine şırınga edilen batı kapsülleri ile damarlarında dolaşan sıvının asil bir kan olduğunu unutarak tamamen efendi köle ilişkisi çerçevesinde kendilerine gelen emirle, içerden düşmanlıklarını haykırırlar ve gelenekselleşmiş Osmanlı düşmanlığını sürdürmeye ahd ederler. Bu onların görevidir. Yaşadıkları her anlarında da sevdalarını ölene dek devam ettirirler.

Şimdi Türk dünyasının gücünü nasıl hissetmeyeceksiniz? Edirne, Kars, Ardahan, Nahcıvan, Bakü, Alma-Ata, Urumçi, taki Moğolistan başkenti Ulan Bator dâhil hepsi kadim Türk illerinin temiz kokulu diyarlarıdır. Burada bulunanlar buram buram Türk’ün ruhu ve sesidir. Mayası bir, özü bir boyu dili lehçesi ağız olarak kültürel yönden biraz farklılık gösterse de o il bizim ilimizdir, gitme sekte görme sekte o köy bizim köyümüzdür misali birlik içinde rahmet olduğunu ve aynı anda çıkan sesin ürkütücü olduğunu bildiklerinden elimizdeki bu maddi manevi gücün korkularını yaşamaktadırlar.  

İşte bu batılı, batıl kâfirlerin dünyası, tedirginliklerinde haklıdırlar. Türk olmayı, Türklüğün islamın kalesi olduğunu bilmeleri ve dünyada hatta Birleşmiş Milletler nezdinde de  Türkiye’nin İslam dünyasının sesi ve nefesi olarak görmelerinin hatta Türkiye’nin varlığının bilakis emperyalist ve kapitalist devletlerin bizi düşman bellemelerinin altında bizim mazlum milletlere olan etkimiz ve uyanmaları için gösterdiğimiz çabamızın meyvesini vermesidir. Şu son Afrika gezisi ile halkının İslam olan ve diğer inançlardan olan mensuplarının ortak bakış açıları Türkiye’nin “Dünya beşten büyüktür” felsefesini anlamaları ve son Kudüs oylamasında da emperyalizmin büyük uşağı Amerika’ya ve Siyonist İsrail’e unutamayacakları bir ders vermeleridir. Bunların hepsi Türkiye’nin çabası ve haklı olan davasını insanlık açısından ortaya koymasının neticesidir.

Artık biz ecanip ne der kompleksinden kurtulduk çok şükür. Bugüne kadar yaptığımız yapacağımız atacağımız her adımda bize empoze edilen edilgen yapımızla sormadan bağımsız iş yapamaz haldeydik. Aman bize ne derler? Aman bizim başımıza çorap örülür mü? Karışma sen başkalarının işine otur kendi işini yap? Sen bu büyük devletlerle nasıl baş edeceksin gibi devleti küçük duruma düşürücü ve bağımsızlığını rendice edici telkinler bizi iyice kendimizden uzaklaştırmış ve sanki bunca yıllık tarihin içinden gelmiyormuşuz gibi sanki bizim hiç devlet tecrübemiz yokmuş gibi utana sıkıla bir hallere düşmüştük. Ama yiğit düştüğü yerden kalkmalıydı ve nitekim de öyle oldu. Başımızdaki usta ve basiret sahibi yiğit Türk evladı; dininden tarihinden kültüründen aldığı ilham ve feyizle artık kabına sığmayan bir cengâver edasıyla, halkını yönlendirmedeki ustalığı ve kendi değerlerine uygun manevi değerlerle beslenmesi, kendi felsefemize dönüşümüz aslımızın ve neslimizin ne kadar güçlü ve merhametli olduğuna nizam vermedeki başarımızda teşkilatlanma biçimine ve gücüne en kalbi bir örnektir.

Tüm gözlerin ülkemize çevrildiği, tüm olayların aktivistliğinde başrol oynadığımız bir gerçeğin temsilcisi olan bizlerin eski Osmanlı timsali haşmeti düşmanları çekindirmekte dostlarımızı sevindirmektedir. Ruslarla yapılan S-400 anlaşması ve devletlerin menfaatleri gereği birbirlerine sıkı komşuluk ilişkisi çerçevesinde tarihi bağları güçlendirme ve geliştirme çabaları artık değişimin bizim coğrafyamızda da Türk Rüzgârlarının estiğini gösterir. Pısırıklık ve yurtta dünyada sus pus olmakla bu işlerin yürütülemeyeceği anlaşılmıştır. Artık parola şudur:” hazır ol cenge eğer ister isen sulhu salah”

Evet, yaşamak için caydırıcı olacaksın gücü elinde bulunduracaksın. Başkasının ağzıyla değil kendi kalbi derinliklerinden kopan özünden konuşacaksın. Karşımızda duran dost düşman nasıl çalışıp çabalamışsa onunda yöntemini tekniğini işin ehlini bilip öğreneceksin. Dijital yarış teknolojik gelişmeler vs. değişime ayak uydurma ve fiiliyata geçme her daim icraatımızın başköşelik ayarı olmalıdır.

Daha düne kadar batılılar içişlerimize burnunu sokarlardı. Her hafta Alman vekiller, Klatyo Roth olmak üzere, Hollandalı Vekiller, Amerikan Kovboyları bizi teftişe gelirdi. Tüm Şer güçlerin hamisi olan ve Türkiye’yi destekledikleri terör örgütleri ile belli bir hizaya getirmek düşüncesini hiç yitirmeyen batılı kurnazlar altımızı oymak için her türlü şer odakları işle iş birliği yapıp onları silahları ile desteklemişlerdir. Mesela Amerikan kovboyu binlerce tır dolusu silahı Suriyeli PKK’lılara vermesi hayra alamet değildir.

Eski çamlar artık bardak oldu. Biz içimiz dışımız yolgeçen hanı olmaktan çıktı. Bin yıllık kardeşliğimizin önemi iyice pekişti ve anlaşıldı. Demek ki başımızdakilerin basiretliliği Türkiye’yi geldiği uçurumun kenarından aldı. İslam uyanıyor. Yükselen en büyük değerdir İslam. İslam’ın sayesinde Türk Dünyası kendine geliyor, uyanıyor. İslam Tüm Türklerin tek kurtarıcısı ve dünyanın beklediği tek kurtarıcı gerçek bir hayat nizamıdır.//Türk ayağa kalkınca yerküre sarsılır şiddetinden//küresel bir güç var karşımızda alçaklığın bu kadarı da olmaz dedirten//… Fiemanillah


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık