• 30 Mayıs 2019, Perşembe 9:43
ŞükrüÖzbuğday

Şükrü Özbuğday

KADİR GECESİ

31 Mayıs Cuma’yı 01 Haziran Cumartesi’ye bağlayan gece Kadir Gecesidir. Ramazan ayının 27. Gecesi İslâm Âleminde “Kadir Gecesi” olarak bilinir ve kutlanır. Çünkü bu gece hayırlarla dolu olayların meydana geldiği bir gecedir.

Kadir gecesi gecelerin en feyizlisi ve bereketlisidir. Bu gece, çok değerli ve müstesnâ bir gece olduğundan Kur’an-ı Kerim’de müstakil bir sûre ile şerefi yükseltilmiş, doksan yedinci sure olan “Kadir Sûresi” buna tahsis edilmiştir. Bu sûrede gece ile ilgili olarak şöyle buyurulur:

“Şüphesiz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen ne bileceksin? Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Ruh (Cebrâil) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.”(1)

Yukarıdaki âyetlerden de anlaşılacağı üzere, insanlara dünya ve ahirette mutlu olmanın yollarını gösteren, beşeriyeti karanlıklardan çıkarıp, aydınlığa kavuşturan kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim, Ramazan ayında Kadir gecesinde inmiştir. Kur’an-ı Kerim gibi, insanlık için bir hidayet rehberi olan yüce kitabın böyle bir gecede inmesi ona çok büyük bir şeref kazandırmış, kadrini yüceltmiştir. Şâir bunu ne güzel ifade eder:

Hakk’ın en şa’şaalı nûru tecellî etti, Doğdu Kur’an güneşi, leyle-i fetret bitti

Kur’an-ı Kerim’in bu gecede inmesi, bu gecenin bin aydan daha hayırlı olması, Cenab-ı Hakk’ın, ezelde takdir ettiği şeylerden bir yıllık olayların, ana kitaptan alınarak, görevli meleklere bildirdiği gece olması sebebiyle de Kadir gecesi üstün bir değer taşımaktadır. Büyük melek Cebrail (a.s.)’ın, diğer meleklerle bu gece yeryüzüne inerek Allah’a ibâdet eden kulları selamlamaları ve bu gecenin tan yeri ağarana kadar selâm ve esenlik olması da ilâhî rahmetin çok güzel bir tecellisidir.

Buhâri’nin pek çok rivayetine göre, Kadir gecesinin Ramazanın son on gecesinden birinde olması kuvvetle muhtemeldir. Çünkü sevgili peygamberimiz (s.a.v.) Ramazanın son on gününde, her zamankinden daha fazla ibâdet eder, âile fertlerini de ibâdet için uyandırırdı.(2)

Bu arada Peygamberimizin rastladığı Kadir geceleri hakkındaki rivâyetler arasında yirmiyedinci geceye ait olan rivâyet, âlimlerin çoğunluğu tarafından tercih edilerek, bu gece kadir gecesi olarak kutlanagelmiştir.

Bin aydan daha hayırlı olduğu açıkça bildirilen bu gece bizim için Yüce Allah’ın bir lütfudur. Hiç şüphesiz Kadir gecesine yetişmek, biz mü’minler için büyük bir mutluluk olduğu gibi en iyi şekilde değerlendirilmesi gereken bir fırsattır. Kadir gecesinin ibâdetle geçirilmesi büyük bir kazançtır. Çünkü bu gecede yapılan ibâdet bin ayda yapılan ibâdetten daha hayırlıdır. Hz. Peygamber(s.a.v.) gece ile ilgili olarak şöyle buyurmuştur: “Kim faziletine inanarak ve sevabını umarak Kadir gecesini ibâdetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır.”(3)

Kadir gecesine mahsus bir ibâdet yoktur. Ancak bu geceyi namaz kılmak, Kur’an-ı Kerim okumak tevbe ve istiğfarda bulunmak, dua etmek suretiyle ihyâ edilmesi uygun olur. Üzerinde namaz borcu olanlar -hiç olmazsa bir günlük- kaza namazı kılabilirler. Böylece, hem namaz borçlarından bir kısmını ödemiş, hem de geceyi ihyâ etmiş olurlar. Namaz borcu olmayanların ise nâfile namaz kılmaları, sevap kazanmaya ve geceyi değerlendirmeye vesile olur.

Kur’an-ı Kerim’in yeryüzüne inmeye başladığı bu gecede bol bol Kur’an-ı Kerim okumak da, bu yüce kitabın şefâatçi olmasına sebep olabilir. Bu konuda Hz. Peygamber (s.a.v.)  şöyle buyururlar: “Kur’an okuyunuz, çünkü O, kıyamet gününde okuyana şefaatçi olarak gelir.”(4)

Ayrıca bu gecede okunabilecek bir duâyı da Peygamberimiz (s.a.v.), eşi Hz. Âişe (r.a.)’ye öğretmiştir. Hz. Âişe (r.a.), bunu şöyle anlatır:

Hz. Peygamber’e dedim ki:

“Ey Allah’ın Rasûlü, Kadir gecesine rastlarsam nasıl duâ edeyim?”

Peygamberimiz(s.a.v.):

“Allah’ım sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet” diye duâ et buyurdu.” (5)

Değerli okurlarımızın Kadir Gecesini tebrik eder, hayırlara vesile olmasını

Yüce Allah’tan dilerim.

Dipnotlar:

1-Kadir, 97/1-5

2-Bkz. Buhârî, Fadl-u Leyleti’l-Kadr, 3

3-Buhârî, Teravih, 2; Müslim, Salât, 25

4-Müslim, Misâfirîn, 252

5-Tirmizî, Deavât, 85


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık