• 28 Aralık 2017, Perşembe 7:22
ŞükrüÖzbuğday

Şükrü Özbuğday

HZ. MEVLÂNA VE İNSAN SEVGİSİ (3)

Yine bir gün yolda giderken oyun oynayan çocuklar Mevlâna’yı görür; hepsi yanına koşup elini öperler. Çocukların biri uzakta ve meşguldür; “Ben  de geliyorum: diye seslenir. Mevlâna, çocuk işini bitirip yanına gelinceye kadar bekler ([1])

Mevlâna’nın çocuklara şefkat ve merhamet konusunda da Peygamberimizi örnek aldığı görülür. Hz. Enes (r.a.) der ki: “Rasülüllah (s.a.v.) biz çocukların arasına karışır ve güler yüzle bize latife ederdi.”([2])

Yine Hz. Enes diyor ki: “Rasülüllah (s.a.v.)’e  on yıl hizmet ettim. Allah(c.c.)’a yemin ederim ki, bana katiyen bir defa “uff” demedi. Her hangi bir şey için de bana, bunu niçin böyle yaptın? Şöyle yapsaydın ya.”([3])  dememiştir.

Hz. Akra b. Hâbisin nakline göre kendisi Rasul-i Ekrem (s.a.v.)’i Hz. Hasan’ı çocukluğunda okşayıp öperken gördü de, “Benim on çocuğum vardır, onların hiç birini öpmedim” dedi.  Bunun üzerine Rasûlüllah (s.a.v.) “Merhamet etmeyene merhamet olunmaz.” ([4])  buyurdu.

Buna benzer bir başka olay nakledilir. Hz. Âişe’nin anlattığına göre; bir defasında bedevilerden bir grup insan Rasülüllah’ın huzuruna gelmişlerdi. Bunlar bir münâsebetle, “Sizler çocuklarınızı öper, sever misiniz?   dediler. Sahabeler “evet” cevabını verdiler. Bedeviler, “Fakat Allah’a yemin ederiz ki, bizler öpüp okşamayız” dediler. Bunun üzerine Rasûlüllah  (s.a.v.)  “Eğer Allah sizin gönüllerinizden rahmet ve şefkati çekip çıkarmış ise ben ne yapabilirim?”([5])   buyurdu.

Peygamberimiz, dâima büyüklere saygı, küçüklere şefkat” gösterilmesini isterdi. Kendi çocuklarına, öteki İslâm çocuklarına  ve hatta  müşrik çocuklarına karşı çok şefkatli idi. Yolda rastladığı çocukları devesine bindirir, gezdirir, onlarla ilgilenirdi. ([6])

Mevlânâ, kadına da, İslâm’ın tavsiye ettiği değeri vermiştir. O kadın için: “O güzel sevgili, sanki kalpleri cezbeden bir pınarın nûrudur.” diyerek bu konudaki görüşünü dile getirir.

Sevgili Peygamberimizin kadınlar hakkındaki tavsiyeleri  pek çoktur. Burada bir tanesini nakledelim. O buyurur ki: “İman yönünden müminlerin en mükemmeli, ahlâkı güzel olanlardır. Sizin en hayırlınız da kadınlarına karşı iyi davrananlarınızdır.([7])

Bir gün Peygamberimizin huzuruna bir kadın geldi: “Ey Allah’ın Râsulü benim size arz edecek bir ihtiyacım” var dedi. Bu, yaşlı bir kadındı, belki de bunamıştı. Buna rağmen Peygamberimiz, her insana verdiği değeri ona da verdi: “Ey kadın: Medine’nin  her hangi bir yerinde, nerede istersen geleyim, ihtiyacını söyle, halletmeye çalışayım” dedi. Kadın istediği yere gitti. Peygamberimiz de onu takip etti ve ihtiyacını gidererek hoşnut etti.([8])

Mevlânâ dünya hayatına ve dünya malına fazla değer vermezdi. Kendisine gelen hediyelerin muhtaçlara dağıtılmasını isterdi. Maddî  yönden sıkıntısı olanlara yardım elini uzatırken, bunu karşısındakini incitmeden, başkalarına sezdirmeden son derece zarif bir tavırla yerine getirirdi. Müritlerinden Osman Gûyende yeni evlenmişti. Para sıkıntısı çekiyordu.

Durumu hisseden Mevlânâ, bir gün ona: “Ey Osman, bundan önce güzel bir âdetin vardı. Sık sık elimizi sıkardın. Uzun zamandır bu âdeti terk ettin, sebebi nedir?” deyince, Osman Gûyende O’nun elini öpmek ister. Mevlânâ da gizlice eline para sıkıştırır ve: “Bu âdetini dâima  koru.” der. Osman bu parayla ihtiyaçlarını giderir.([9])

Dipnotlar:

1- Yeniterzi; a.g.e, s. 21

2- Tecrîd-i Sarih; 12/152

3- Müslim; Fedâil, 51;Tecrid-i Sarih; 12/136

4- Müslim; Fedâil, 65

5- Müslim; Fedâil, 64

6- Algül; a.g.e, s. 195-196

7- Ahmet b. Hanbel; Müsned, 2/272

8- Tirmizi; Şemâil, 55

9- Yeniterzi; a.g.e, s. 2


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık