• 19 Şubat 2017, Pazar 10:20
ŞükrüÖzbuğday

Şükrü Özbuğday

DİNİMİZİN EĞİTİM-ÖĞRETİME VERDİĞİ ÖNEM (1)

 

İnsanların dünyaya gelişi sebepsiz değildir. Yaradılışın gayesi; insanın önce kendisini yoktan var eden ve sonra yine kendisine döndürecek olan Allah’a inanması, O’nu bilmesi ve O’nun emir ve yasaklarına uyarak dünyada mutluluğu, ebedî hayatta da huzuru tatmak için çalışmasıdır.

İnsanın bu gayeyi hedef seçerek yaşaması ise; onun her şeyden önce hak ve sorumluluklarının şuuruna varacak ciddî bir eğitim alması ile mümkün olabilir. İşte bunun için İslâm’da ilk emir “Oku” şeklinde gelmiş; böylece daha başlangıçta Hz. Peygamber (s.a.v.)’e gelen ilk vahiy ile okumak emredilmiş ve insanın bilmediğini öğrenirken istifâde ettiği kalemden bahsedilmiştir.(1)

            Cehâletin yaygın olduğu ve okuma yazmaya hiç ilgi gösterilmediği, eğitim ve öğretimin aileden çocuklara taklitle intikalinin dışına çıkılmadığı bir toplumda, yeni dinin bu ilk emirleri ile, bu konuda inkılâp diyebileceğimiz bir değişmenin olduğuna işâret edilmiştir. Bu bakımdan tarihin izâhı zor hadiselerinden biri olarak kabul edilen, İslâm’ın başlangıçta gösterdiği çok hızlı gelişmesini, büyük çapta Hz. Peygamber (s.a.v.)’in, ilme, insan terbiyesine, eğitim ve öğretime verdiği önemde aramak icap eder.(2)

            İslâm cehalete karşı savaş açmıştır. İslâm’ın en büyük düşmanı cehâlettir. Onun için İslâm öncesi Arap sosyal hayatına cahiliyye ismi verilmiştir.

İslâm, câhiliyye dönemine son vererek ilim ve irfan çağını açmış, ümmîliği yok etmek için mücadeleye girişmiş, okur-yazar sayısını artırmak için tedbirler almıştır. Fidye vererek, hürriyetlerine kavuşamayacak durumda olan Bedir Savaşı esirleri, on müslümana okuma-yazma öğretmeleri karşılığında serbest bırakılmışlardı. Böylece İslâm, savaş halinde olduğu putperestlerin Müslümanlara öğretmenlik yapmalarını bile kabul etmiştir.(3)

            Hz. Peygamber (s.a.v.), toplumun eğitimine ve eğitimin yaygınlaştırılmasına bilhassa önem vermiştir. Çünkü yeni nizamın başarısı önce toplum fertlerinin onu öğrenmesine, esasları ışığında eğitilmesine bağlıydı. Bu sebeple O, kendisinden öğrenilenlerin başkalarına da öğretilmesini emir ve tavsiye ederdi. Bu hususa işaret eden bazı hadisler şöyledir:

            “Benden bir âyet bile öğrenseniz, onu başkalarına da öğretiniz.”(4)

            “Burada bulunanlarınız, benden işittiklerini, bulunmayanlarınıza duyursun. Olur ki, burada bulunan bir kimse, işittiğini, kendisinden daha akıllı birisine ulaştırmış bulunur.”(5)

            “Sizden birinize bildiği bir şey sorulduğunda onu derhal söylesin.”(6)

 

            Bu hadislerden anlaşılıyor ki, Hz. Peygamber (sav), kendisinden öğrenilenlerin toplum içinde yayılmasını tavsiye etmektedir. Eğitim ve öğretim bu sayede yaygın hale gelmiş, onun bu teşvik ve tavsiyeleri, beklenen sonucu vermekte gecikmemiş, daha Hz. Peygamber (sav) devrinde eğitim-öğretim bâriz bir şekilde yaygın hale gelmiştir. Yine bu sayede İslâm âleminde, hadis, tefsir, fıkıh ve kelâm gibi birçok ilim dalları meydana gelmiş, eski medeniyet mensuplarının kurdukları birçok ilimler de Arapçaya tercüme edilerek geliştirilmiştir. Büyük İslâm medeniyetinin temeli bu ilimler olmuştur. Daha İslâm’ın ilk devirlerinde astronomi, hesap, ferâiz, tıp, antropoloji gibi müsbet ilimlerin öğrenilmesi teşvik edilmiştir.(7)

            İlim, âlim, öğrenme, öğrenci; Kur’an-ı Kerim ve Hadis-i şeriflerde yüceltilmiştir. Al-i İmran Sûresi, 18. Âyette Allah ve meleklerden sonra üçüncü sırada âlimler zikredilerek şöyle buyrulmuştur: “Allah, melekler ve adâleti yerine getiren ilim sâhipleri, O’ndan başka tanrı olmadığına şahitlik etmişlerdir...”

 

Dipnotlar:

1-Bkz. Alak; 96/1-5

2-Mehmet TÜTÜNCÜ; Kur’an ve Hadislerde Eğitim Esasları, Diyanet İlmî Dergi, Sayı; 4, s. 41

3-Prof.Dr. Süleyman ULUDAĞ; İslâm’da Emir ve Yasakların Hikmeti, T.D.V. Yayını, Ankara 1989, s.150,151

4-Buhârî; İlim, 26

5-Buhârî; İlim, 9

6-Tirmizî; Tefsir, 1

7-TÜTÜNCÜ; a.g. makale

 

 

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık