• 14 Ağustos 2016, Pazar 10:51
ŞükrüÖzbuğday

Şükrü Özbuğday

AĞUSTOS AYI VE ZAFERLERİMİZ (1)

Her Milletin tarihinde önemli günler, haf­talar ve aylar vardır. Tarihi şeref ve şan­la, kahramanlık ve zaferlerle dolu olan necip milletimizin anılmaya ve kullan­maya değer sayısız gün ve aylarının ya­nında bir ayı vardır ki, bu ay kahramanlıkların destanlaştığı, bizi biz yapan, bizi tarih yapan za­ferlerimizin ayı Ağustos’tur.

 

Tarihte kazandığımız zaferlerin tekerrür etti­ği Ağustos ayı, iki büyük zaferin hatırasıyla, za­manın sonsuz akışında yer almıştır. Ne büyük hikmettir ki, Türk-İs­lam ruhunun, Türk-İslâm heyecanının şan ve şerefi, bu ayda iki kere şahlanmıştır. Bu iki zafer, ötekilerden daha de­rin mânâlar ifâde eder. Bunlardan birincisi 26 Ağustos 1071 'de Büyük Selçuklu Sultanı Al­parslan'ın kazandığı Malazgirt Zaferi, diğeri de 30 Ağustos 1922'de Mustafa Kemal Paşa komu­tasındaki Türk Ordusunun, Yunan ordusuna karşı kazandığı Başkomutanlık (Dumlupınar) Zaferidir.

 

Sultan Alparslan'ın 1071'de kazandığı Ma­lazgirt Zaferi, Türk-İslâm tarihinde yeni bir devrin başlangıcı olmuştur. Bu zaferle Anadolu kapıları Türklere açılmıştır.

 

Anadolu, Dünya çapındaki jeopolitik önemi­ni tarihin hiçbir devresinde kaybetmemiştir. Mı­sır ve Mezopotamya ile birlikle en eski medeniyetler Anadolu’da kurulmuştur.

 

Anadolu-Trakya; Asya ile Avrupa, Yakın Doğu ile Balkanlar, Akdeniz ile Karadeniz ara­sında geçittir. Marmara bölgesine doğru gidil­dikçe jeopolitik önemi artar. Boğazlar cihan hâ­kimiyetine erişmek ve Dünya imparatorluğunu elinde tutmak arzusunda bulunan devletler için kilit noktasıdır. Ayrıca Anadolu, coğrafi konu­mundan başka, yer altı ve yerüstü zenginlik ve servetleri bakımından da ayrı bir değer ve önem taşımakladır.

Bu yapıda olan ve XI. yüzyıldan beri "Türki­ye" adı verilen Anadolu ve onun tamamlayıcı parçası Trakya, tarih boyunca, hayrete değer değişikliklere sahne olup dünya tarihinin en önemli toprak parçalarından biridir.

 

Bir şarimiz, bakınız bu güzel toprak parçası­nı, mısralarında nasıl tasvir eder:

 

O kadar dolu ki toprağın şanla.

Bir değil, sanki bin vatan gibisin.

Yüce dağlarına çöken dumanla,

Göklerde yazılı destan gibisin.

 

Ey bütün cihâna bedel Türk eli,

Açtığın cenklerin yoktur evveli.

Tarih bir nehir ki coşkundur seli,

Sen ona nisbetle umman gibisin.

Ey ana toprağı, ey Anadolu!

Açıldı önünde terakkî yolu.

Hamdolsun her yanın bereket dolu,

Cennette bir yeşil meydan gibisin.

 

İşte dokuzyüz yıldır üzerinde yaşadığımız bu güzel yurdu, Türk Milletine kazandıran ve Türk varlığının ebediyen yaşamasına başlıca sebep olan Malazgirt Zaferinin sonucunda, Anadolu adım adım Türkleşmiş ve Müslümanlaşmıştır. Bu itibarla bu zafer, Türk-İslâm tarihinde ye­ni bir devrin başlangıcı olmuştur.

 

İşte dokuzyüz yıldır üzerinde yaşadığımız bu güzel yurdu, Türk Milletine kazandıran ve Türk varlığının ebediyen yaşamasına başlıca sebep olan Malazgirt Zaferinin sonucunda, Anadolu adım adım Türkleşmiş ve Müslümanlaşmıştır. Bu itibarla bu zafer, Türk-İslâm tarihinde ye­ni bir devrin başlangıcı olmuştur.

 

Tarih boyunca, Türkler tarafından kazanılan yüzlerce meydan muharebesinden bugün elde ne kaldığı düşünülürse, Malazgirt Zaferi'nin de­ğeri iyice anlaşılacaktır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık