• 20 Haziran 2020, Cumartesi 9:30
SalihGeçer

Salih Geçer

Öfkeye Yenilmemek

Öfkeyi kontrol etmenin amacı, insanın bu duygusunu saldırgan davranışlara dönüştürmeden, kendisine ve çevresine zarar vermeden doğru olarak ifade etme becerisini kazanabilmesidir.

Sabırlı davranarak öfkemize hakim olursak yine kârlı olan biz oluruz.

Öfke çeliktir, kılıç olması için sabır gerekir, akıl gerekir, ustalık gerekir.

"Öfkeyle kalkan zararla oturur"  Öfkeli insan duygularının etkisi altında kalır.

Çünkü iyi düşünemez, olup biteni iyi göremez, sonucu iyi hesaplayamaz. Bu yüzden de yanlış iş yapar.

Evde, trafikte, sokakta, okulda, işyerinde, kısaca insanın olduğu her yerde eğer hoşgörü yoksa öfke adına ne varsa görebilmek mümkündür.

Şeyh Edebali, Osman Bey'i yanına çağırarak kulağına küpe olacak bir nasihatte bulunur.

"Ey Oğul!.. Beysin, bundan sonra öfke bize; uysallık sana. Güceniklik bize; gönül alma sana. Suçlamak bize; katlanmak sana. Acizlik, yanılgı bize; hoş görmek sana. Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana. Kem göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana"

İşte öfke için güzel bir kıssadan hisse;

Bir zamanlar çok çabuk öfkelenen ve bu yüzden hiç arkadaş edinemeyen küçük bir oğlan varmış. Babası ona bir kese dolusu çivi vermiş ve her öfkelendiğinde, bahçe kapısına bir çivi çakması gerektiğini söylemiş.

Oğlan daha ilk gün kapıya 37 çivi çakmış.

İlerleyen haftalarda öfkesini kontrol etmeyi öğrendikçe, kapıya çaktığı çivilerin sayısı da her geçen gün azalmış.

Gün gelmiş, öfkesini kontrol etmenin, kapıya çivi çakmaktan daha kolay olduğunu keşfetmiş.

Ve bir gün çocuk, öfkesine hiç kapılmamayı öğrenmiş.

Koşup babasına durumu anlatmış ve babası da ona, öfkesine her hakim oluşunda, kapıdan bir çivi çıkartmasını söylemiş.

Günler geçmiş.

Oğlan babasına, kapıdaki tüm çivilerin söküldüğünü söylemiş.

Babası da onu elinden tutup bahçe kapısının yanına getirip, şöyle demiş:

“Aferin oğlum, çok şey başardın; ama bir bak, kapının üstü delik deşik oldu. Bu kapı asla eskisi gibi olmayacak. Öfkeyle söylediğin sözler, tıpkı bunlar gibi izler bırakır. İnsana bıçak saplayıp, sonra çekip çıkarabilirsin ama üst üste ne kadar özür dilersen de yara hala oradadır. Dil yarası da fiziksel bir yara kadar kötüdür. Aslında arkadaşlar nadir bulunan mücevherlerdir. Seni gülümsetir ve başarılı olman için seni teşvik ederler. Sana kulak verirler ve her zaman kalplerini sana açık tutmak isterler.”


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık