• 18 Kasım 2019, Pazartesi 9:26
RümeysaÖzkan

Rümeysa Özkan

SOĞUK HAVALARIN BERABERİNDE HASTALIK GETİRMESİNE ENGEL OLUN!

Kasım ayı ile beraber kış mevsimine adım atmış bulunmaktayız. Yazlıklarla vedalaşıp kışlıklarla dost olduğumuz şu günlerde kendimize özen göstermemiz şart. Hastalıklara karşı hazırlıklı olmalıyız. Beslenmemize dikkat ederek bu dönemi sağlıklı bir şekilde atlatabiliriz.

Bağışıklık Sisteminizi Güçlendirin!

Bağırsaklarda doğal olarak bulanan yardımcı, dost bakteri olan probiyotikler bağışıklık sisteminin güçlenmesine destek olur ve vücudu hastalıklara karşı korur. Antibiyotik kullanımı, stres faktörü, kötü beslenme gibi etkenler probiyotiklerin vücuttan yok olmasına neden olur. Doğal probiyotik kaynağı olan ev yapımı yoğurttan 1 kâse ve kefirden her gün 1 bardak tüketerek bağışıklık sistemine yardımcı olabilirsiniz. Peynir, lahana ve salatalık turşusu da prebiyotik açısından oldukça zengindir. Bunların yanında eczanelerden kolaylıkla alabileceğiniz probiyotik şaseler de sizi hastalıklara karşı koruma yardım eder.

Sebze ve Meyveleri Seçerken Mevsimi Göz Önünde Bulundurun!

Bağışıklık sisteminin en iyi dostlarından biri sebze ve meyvelerdir. İçerisinde bulunan A, C ve E vitaminleri bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı, doğal antioksidanlardır.  Hala raflarda bulunan domates ve salatalıklarla vedalaşma zamanı geldi de geçiyor bile. Sofralarınızda havuca, karalahanaya, turplara yer açın.

C vitamini denildiği zaman ilk akla gelen Portakal, Greyfurt, Mandalina gibi Turunçgillerdir. Kivi ve Kuşburnun da C vitamini yönünden oldukça zengindir. Ispanak ve diğer yeşil yapraklı sebzeler C vitamini yanı sıra A ve E vitamini ve kalsiyum deposudur. Her gün 5-10 dal maydanoz günlük C vitamini ihtiyacınızı karşılar. Havuç, Kayısı gibi sarı-turuncu sebze ve meyveler ise A vitamini bakımından oldukça zengindir.

Susuz Yaşam Olmaz!

Terlemenin azalması ile beraber su içme isteği da azalır. Fakat vücudun su ihtiyacı yazı kışı dinlemez. Günlük 10-12 bardak su tüketmek gerekir. Özellikle ateş, terleme ve hastalık gibi durumlarda bu ihtiyaç biraz da artar. Vücudun hastalıktan çabucak kurtulması ve metabolizmanın dengede kalması içtiğiniz suya bağlıdır.

Siyah Çay Yerine Bitki Çaylarına Yönelin!

Kuşburnu, adaçayı, ıhlamur, ekinezya, papatya, nane-limon gibi bitki çaylarını abartmamak koşuluyla günde 1-2 bardak tüketebilirsiniz. Fakat bu çayların doğal olarak kurutulmuş olduğundan emin olun. Ilık suya ya da siyah çaya bal ve limon ekleyerek içebilir, siyah çayı daha sağlıklı hale getirebilirsiniz.

Nane-Limon ya da Çörekotu-Bal-Zencefil karışımları boğazı rahatlatmakla beraber hastalıklara karşı sizi korur. Özellikle öksürük ve boğaz ağrılarına karşı Ihlamuru kırmızı renge dönüşünceye kadar kaynatıp öyle için.

 

Sağlıklı ve Mutlu Günler Dilerim.

Diyetisyen Rümeysa Özkan.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık