• 27 Ağustos 2019, Salı 9:39
Prof.Dr. AliACAR

Prof.Dr. Ali ACAR

 Anne Karnında Kalp Hastalığı Teşhisi

1970 li yıllarda  kullanıma  giren ultrasonografi, ilk yıllarda oldukça sınırlı bilgi verirken  günümüzde gebelikte en önemli teşhis ve takip aracıdır.Hamileliğin 19. gününde gelişmeye başlayan kalp hakkında 16. haftadan itibaren “fetal ekokardiyografi” denilen ultrason aleti ile yapılan taramalarla bilgi alınabilmektedir.

Özellikle 22. haftadan itibaren kalp hastalıkları konusunda, genelde doğrudan, bazen de dolaylı olarak (örneğin ense kalınlığına bakarak) bilgi edinmek mümkündür. Anne karnındaki bebekte kalp rahatsızlığı fetal eko (ultrasonografi) aleti yardımıyla saptanabilmektedir.

Görüntüler 16. Haftadan itibaren netleşmekte ise de en iyi 22.haftalarda tanı koymak kolaylaşmaktadır. Yapılan fetal eko tetkikiyle birçok kalp hastalığı saptanabilir. Karıncıklar arası delik(VSD), kalp kapak darlıkları, kulakçıklar arasında geniş delik(ASD), kalpten çıkan ana damarların yer değiştirmesi (TGA),birçok kalp bozukluğunu içeren(TOF) gibi, birçok kalp hastalığının tanısı konulabilir.

Yapılan çeşitli çalışmalar ve araştırmalarda, fetal eko tetkikinin anne ve bebeğe zararlı bir etkisi saptanmamıştır.  Hastalığın Anne karnında kalp taraması  fetal ultrasonografide  zor sayılabilecek bir uygulamadır ve özel bir eğitim ve tecrübe gerektirir.Kalpte görülebilecek  her hastalığın teşhisini garanti etmez.

Fetal ekonun hamile olan tüm kişilere yapılması uygundur; fakat bu pratik olarak pek mümkün olmamaktadır. Yalnız kendisinde veya ailesinde kalp rahatsızlığı bulunanlar, şeker hastalığı ya da lupus hastalığı olanlar, viral enfeksiyonlar(Kızamıkçık gibi) geçirenler, aşırı alkol veya kokain kullananlar, radyasyona maruz kalmış anne adayların kesinlikle fetal eko yaptırmaları gerekmektedir.

Anne karnındaki bebekte fetal eko tetkiki ile saptanan kulakçıklar arasındaki delik (PFO) ve aort ile akciğerlere kan götüren damar arasındaki açık olan damar (Ductus Arteriozus) normal oluşumlar olup, bunların varlığı ile kalp anne karnında normal işlevini yapabilmektedir. Bu iki oluşum bebek doğduktan bir müddet sonra değişik mekanizmalarla kapanarak işlevlerini tamamlarlar.
Anne karnında açık olan kulakçıklar arasındaki delik(pfo) ve aort damarı ile akciğer damarı(pulmoner arter) arasındaki damar(ductus arterıozus)gibi oluşumlar, doğumdan sonra farklı mekanizmalarla belirli sürelerde kapanırlar. Kapanmadığı durumlarda, seçilmiş olgularda, kardiyologlar tarafından çeşitli aygıtlar kullanılarak ameliyatsız yöntemle, olmazsa cerrahi olarak kapatılma işlemi gerçekleştirilir. Bu iki oluşum dışında kalpte saptanan bütün bozukluklar patolojik olarak değerlendirilmelidir.

Anne karnında ve çocuklukta, kişinin kalp hastalıklarından korunması kişinin kendi elinde değildir. Bu dönemdeki hastalıkların daha çok genetik geçiş ve dış etkenlerden kaynaklanan kalp hastalıkları olduğunu gözlemlemekteyiz. Anne karnında oluşabilecek kalp rahatsızlıkları genetik geçişli olabileceği gibi, anneye bağlı şeker ve lupus hastalığına, aşırı alkol ve sigara kullanımına, annenin kullandığı bazı ilaçlara, gebelik döneminde korunmasız röntgen ışınlarına maruz kalınmasına, annenin geçirdiği bazı enfeksiyonlara (özellikle kızamıkçık gibi viral enfeksiyonlar) bağlı olabilir.Bir çok  sebep olmasına rağmen bir çok kalp hastalığında altta yatan bir sebep bulunmaz.

Anne karnında saptanan bazı kalp bozuklukları, anne karnında yapılacak girişimlerle tedavi imkanı olabilir, bazı kalp problemler içinse doğumdan sonra düzeltilmek amacıyla önlem alınabilinir. Anne karnında kalp hastalığı tanısı konulan bebeklerde eğer basit kalp problemleri mevcut ise bunlar doğumdan sonra giderilebilinir.

Kalp kapak darlıkları veya ritm bozuklukları gibi kalp problemleri anne karnında yapılacak girişimlerle çözümlenebilir. Kalp damarlarının farklı yerlerden çıkması(TGA), mor çocuk hastalığı(TOF,Triküspid atrezisi) gibi sorunlarda ise bebek doğar doğmaz girişim gerekebileceği için kadın doğum uzmanı, pediatrik kardiyolog ve pediatrik kalp cerrahisi kontrolünde doğumdan sonra değerlendirilerek, ilaç veya girişimsel tedavi kararı alınabilir.

İleri düzeyde çözümlenemeyecek ya da anne ve bebeğin yaşamını tehdit edecek olgularda , gebelik sonlandırılabilinir.Anne karnında kalp hastalığı tedavisi uygulanması ve sonuçları açısından başarısı düşük olan uygulamalardır.Çoğu kalp hastalığına doğumdan sonra müdahale edilebilmektedir.Bu müdahalenin bir kısmı belli merkezlerde yapılabilmektedir. Bu sebeple teşhis konulduktan sonra bebeğin tedavi edilebilecek merkeze doğum öncesi yönlendirilmesi uygundur.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık