• 23 Ocak 2017, Pazartesi 7:28
NihatBAŞBUĞU

Nihat BAŞBUĞU

SIR NEYDEYDİ?

1970’li yıllar…Çayın, şekerin, yağın bulunmadığı; küçük bir tüp alabilmek için günlerce kuyruklarda gecelenen dönemler…

Annem sabah ezanından önce kalkar…Kocaman bir tencereyle su kaynatmaya başlar… Su kaynayınca yazdan hazırlamış olduğu el emeği, göz nuru o mis kokulu tarhanayı kaynayan suyun içine koyup karıştırmaya başlar ve bu çorba annemin istediği kıvama gelince de onu ocaktan indirir… Mutfaktan odalara yayılan bu mis koku evdeki herkesi yatağından fırlatır…Yüzünü yıkayanlar sofrada her zamanki yerini alır…

Annem, babam ve sekiz çocuk(Sonradan iki kardeşim daha dünyaya geldi.) sofranın etrafında daire şeklinde…Ortada oldukça derin ve büyük bir tepsi…Bayat ekmekler tepsinin içine doğranır…İşte herkesin sabırsızlıkla beklediği o an gerçekleşir…Annem, tarhana çorbasını o bayat ekmeklerin üzerinde gezdire gezdire tepsiye boşaltır…O tarhana çorbasından çıkan buharı, sanki hayatı çeker gibi herkes  içine çeker…Herkes kaşığına sarılır…Kaşık sesleri hoş bir musikiyi canlandırır adeta…Bu fasıl çok kısa sürer, kimi işe kimi okula doğru yola koyulur…

Uyuşuk davranıp da geç kalkanlar, bu tarhana çorbasından nasiplenmeden evden çıkar…Hasta ve geçerli bir mazereti olana çorbadan bir tas ayrılır…Kalan çorba  tepsiye döküldüğü için sona kalan ne yazık ki başının çaresine bakmak zorunda kalır…Şunu da belirtmeliyim ki, geç kalkma olayı da pek rastlanan bir durum değildi…

Akşam yemeklerimiz de aslında farksız değildi…Yemek saatinde herkes sofrada bulunur…Geçerli bir mazereti olup da geç geleceğini önceden haber verene yemek ayrılır, onun dışında kimseye ayrılmazdı…Geç geldiğim için bana da yemek ayrılmadığı ve akşam yemeğinde yeşil zeytin ve ekmek yediğim zamanlar olmuştu.O zamanlar babamın böyle davranmasına hiç anlam veremezdim…Bunun anlamını da ancak yıllar sonra evlenip de çocuklu bir aile olduğumda fark ettim…

Yıl 2017…Allah sağlıklı ömürler versin annem ve babama…Biz on kardeşiz…Babamın otuz torunu var…Altı gelin, dört enişte…Dini bayramlarda herkes baba evindeyiz…Bu evde, bugün tam bir bayram yaşanır…Canlı ve neşeli bir ev…Biz kardeşler, yaşadığımız o günleri bir araya geldiğimizde gülerek birbirimize anlatıyoruz…

Bu günlerde bile bir araya gelmemizi sağlayan tarhana çorbasının lezzetini hiçbir yerde bulamıyorum şimdi…Her ne kadar zaman zaman bir araya gelip de geçmişte yaşananları  neşeyle anlatsak da, o günleri tekrar yaşamak mümkün olmuyor…

Gün üç gündür…Dün…Bugün…Yarın…Dün artık geçti…Yarının neler getireceğini henüz bilmiyoruz…O halde bugünün kıymetini iyi bilelim…Bugün bize bir daha verilmeyecek…Karşımıza çıkan fırsatları ıskalamadan onlardan faydalanmayı bilelim…Yaşanan iyi kötü ne varsa o anda  kalıyor…

Mutlu günler yaşamanız dileğimle…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık