• 10 Aralık 2019, Salı 9:04
NihatBAŞBUĞU

Nihat BAŞBUĞU

ÇOCUKLARDAN ÖĞRENMEMİZ GEREKENLER

Çocuklara hep bir şeyler öğretilmeye çalı­şılır, ama bizimde onlardan öğrenmemiz gereken ve eksik kaldığımız konular vardır. Nedir peki bunlar?

KEŞFETMEK: Hiç durmadan keşfederler, her şeye karşı bir merak duyar, her zaman yeniliklere açık olarak bunları öğrenmenin keyfini doyasıya yaşarlar.

GÜVENMEK: Günümüz dünyasında güven oldukça zor kazanılan bir duygu fakat işte bazen çocuk olmak gerek dediğimiz konulardan birisi de bu. Sorgusuzca güvenmeli arkadaşına, kötülük düşünmeden yalnızca sevmeli tıpkı onlar gibi.

HAYAL KURMAK: Asla ve asla hayal kurmaktan vazgeçmezler, yorulmazlar ve umutsuzluğa kapılmazlar. Sınırları olmayan bir düşüncenin içinde bu­lurlar kendilerini. Hayal kurmakla yetinme­meli, sonuna kadar inanmalı!

GERÇEK OLMAK: Yine kendimizi zaman zaman soktuğumuz kalıplardan birisi olan sahtelik! Yalandan gülümsemek, istemeden mutlu gözükmek… Oysaki çocuklar yalnızca isterse güler, ister­se ağlar onları hiçbir şeye zorlayamayız çün­kü onlar her zaman gerçektirler. Bizim de olmamız gereken samimi ve içten olmaktır.

Çocukları dinleyin, onların söylediklerine kulak verin, zıplayın, oynayın, dans edin… Stresli ve keyifsiz zamanlarınızda onları iz­leyin ve her şeyden uzaklaşın. Onların dün­yalarının sizi içine almasına izin verin, emin olun ki sizi aslınıza döndürecekler!

Dünya daha renkli bir yer olsun diye…

Şöyle düşünsenize çay olmayan bir bardak­tan çay içip, boş bir tencereden misafirleri­ne (hayali) yemek paylaştırıp onlarla sohbet eden ve “Mmm çok güzel olmuş ellerine sağ­lık canım” diye misafirini seslendirip daha sonrasında da “Ne demek! Afiyet olsun şe­kerim” şeklinde cevap veren bir masumiyet dünyaya nasıl bakabilir? Siz de onlar gibi masum bakabilirseniz bu dünyaya her şey olduğundan kat be kat güzelleşecektir.

Çocukken hep büyümek, büyüdükten sonra da hep çocuk olmak isteriz. Bu düzen de­ğişmese bile masumiyetlerine inandığımız çocukların gözünden dünyaya bakmak her zaman daha farklı olacak.

Geçmişinize bir dönün ve çocukluğunuzu hatırlamaya çalışın. Hayatınızın en güzel hatıraları çocukluğunuzda saklı değil mi?

Buna cevabınız evet ise, o çocuğu hiçbir za­man içinizden söküp atmayın, hatta o sizin temeliniz olsun, kötü günlerinizde sığına­cağınız, destek istediğinizde size inanıp gü­venecek, hayal kurmak istediğinizde sizin yanınızda olacak ve en çok inanacak, cesa­retlenmenizi sağlayacak…

Bu konuda çocuğa yönelik çocuk odaklı pazarlama yapan birçok şirket var ancak benim favorim Disney. Sosyal medya he­saplarında tamamen çocuklara odaklı bir iletişim sürdürüyorlar. Bir bakıma dünyayı çocukların gözünden görüyorlar da diyebili­riz. Örneğin; Filmlerden akılda kalıcı sahne­leri alarak günlük yaşama uyguluyorlar. Ye­tişkinler için olduğu kadar çocuklar için de hafta sonu eğlenceli iki günden ibaret. Ye­tişkinlere hitap eden firmalar “bu hafta so­nunu dinlenmeye ayırın” derken, çocuklara hitap eden firmalar “bu hafta sonu hangi oyunu oynayacaksın?” diyor. Bu da çocuklar ile markalar arasında güçlü bağlar kurulma­sını sağlıyor. Çocuklar her gün sevdiği ka­rakterler hakkında bir şeyler bulabileceğini biliyor. Böylelikle markayla çocuk arasında bir ilişkiden çok bağ oluşmuş oluyor.

Yani dünyaya da o çocuğun gözleri ile bak­maya çalışın ki dünya daha yaşanası ve renkli bir yer olsun!

Kaynak:https://www.marketingturkiye.com.tr/koseyazilari/dunyayi-cocuklarin-gozunden-gormek


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık