• 05 Ekim 2017, Perşembe 7:45
MustafaŞEN

Mustafa ŞEN

YALAN SÖYLEMEK (1)

Bugün yalan söylemekle ilgili bir hasbihal edelim.

Günümüzde hepimizi rahatsız eden münafıklığın temelinde yalan olduğunu bilmeyen yoktur.

Böyle önemli bir konu hakkında bende derlediğim şu bilgileri aktarıyorum.

Yalan, gerçek dışı ve aslı olmayan söz demektir. Yalan İslam'ın şiddetle yasakladığı ve büyük günah saydığı davranışlardan bikridir. Yalan söylemek münafıklığın alâmetidir: Peygamberimiz (a.s"Münafıklığın alameti üç tanedir; (Münafık); konuştuğu zaman yalan konuşur, vaat ettiği zaman döner, sözünü tutmaz, bir şey emanet edildiği zaman ona hainlik eder] buyurmuştur. Yalancılık çok kötü bir huydur. Yüce Allah “Yalan sözden kaçının” (Hac, 22/"Doğru söz söyleyin" (Ahzab, 33/70) buyurmaktadır.

Yalan insanı itaatsizliğe, kötülüğe götürür. Kötülük de insanı cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyle Allah katında çok yalancı olarak yazılır."[2] Bir insan "çok yalancı" damgasını yedi mi hem Allah katında hem insanların nazarında itibarı kalmaz, Allah bu kimseye yardım etmez, onu doğru yola iletmez.

“Allah, haddi aşan, yalancı kimseyi doğru yola iletmez”(Mümin,,40/28)

Yalan söylemek şöyle dursun iyice bilmediğimiz bir konuda söz söylememizi bile yüce Allah yasaklamaktadır:

“İyice bilmediğin bir şeyin ardına düşme, arkasına düşme! Çünkü kulak, göz, kalp bunların hepsi yaptıklarından mesuldür” (İsra,17/36).

Peygamberimiz (a.s.) ise;

"Allah'a ve âhret gününe iman eden kimse ye doğru ve faydalı söz söylesin ya da sussun"[3] buyurmaktadır.

Yalancılık, ahlakın bozulmasına, ailelerin yıkılmasına, toplumun fesadına, işlerin dağılmasına sebebiyet verebilir. Yalan söyleyen kimse insanların gözünden düşer, sözüne itibar edilmez, doğru söylediğine de inanılmaz duruma düşer. “Yalan söyleyenin evi yanmış, buna kimse inanmamış,” atasözü, yalancının sonunun nasıl hüsran olduğunu belirtmektedir. Yine atalarımız; “yalancının mumu yatsıya kadar yanar”, “şehrin yukarısında bir yalan söyledim, aşağıda kendim de inandım”, “yalan söyle, tutunmazsa izi kalır” sözleriyle yalanın toplum hayatındaki olumsuz etkisine dikkati çekmişlerdir. Yalanın etkisi uzum ömürlü değildir. Yalancının yalanı,ı mutlaka bir vesile ile ortaya çıkar ve o kişiler musalla taşına konduğunda;“ey cemaat bu mevtayı nasıl bilirsiniz” diyen imam-hatibin sorusuna, diliyle, "Allah rahmet etsin" dese bili "içinden yalancının biriydi" der.

Peygamberimiz çocukları avutmak amacıyla bile yalan söylenmesini hoş karşılamamaktadır:


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık