• 17 Mayıs 2018, Perşembe 7:45
MustafaŞEN

Mustafa ŞEN

HİKMET EHLİ ZATLAR BUYURUYOR

ikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Helal para helal, haram para haram yere gider. Bunlar birbirlerine gitmez. Bir talebe hocasına gelir, (Hocam biraz param var, hayır hasenat yapmak istiyorum, kime vereyim?) diye sorar. Hocası da, (Git köşe başına, ilk gelen fakire ver) der. Talebe peki diyerek, köşe başına gider. Çok fakir, iki gözü âmâ biri gelince, tam adamını buldum diyerek paralarını ona verir. Ertesi gün tekrar oradan geçerken, âmânın arkadaşına bir şeyler anlattığını görünce, bu ne diyor diye merak edip, yanına gelir. Âmânın, (Dün, bu saatlerde, burada dururken, bir adam geldi, bana bir avuç para verdi. Aldığım gibi, doğru meyhaneye gittim, akşama kadar içtim) dediğini duyar. Bunun üzerine, benim param meyhaneye gitmiş diye üzülür. Doğru hocasına gider: — Hocam ben perişan oldum. Dediğinizi yaptım, köşe başına gittim, iki gözü âmâ, fakir bir adama paralarımı verdim. Ertesi gün geçerken, dinledim ki, aldığı paraları gidip meyhanede bitirmiş. — Bunda bir hikmet var. Al şunu, bu da benim param, aynı köşeye git, bir fakire ver! Talebe, yine peki diyerek, köşe başına gider. Bekler, çok fakir bir adam görünce, Allah rızası için, al şunu der, parayı ona verir; ama içinden, (Takip edeceğim, hangi meyhaneye gidecek bakalım) der. O önden, bu da gizlice peşinden gider. Adam bir eve yaklaşınca, koynundan ölmüş bir keklik çıkarıp çöplüğe atar ve eve girer. Bu da arkasından girip der ki: — Arkadaş, bir şey soracağım. — Allah Allah, sen az önce bana para veren kimse değil misin? — Evet benim. Nedir bu çöplüğe attığın keklik, sonra niye eve geldin, paraları nerede harcadın? — Para burada. Kekliğe gelince, biz 3–4 gündür açız. Hanımla ben sabrediyoruz; ama çocukların feryadına dayanamadık. Ben de dilenmekten nefret ediyorum. Onun için, ölmüş bir keklik eti buldum, zaruret dedim, bari çocuklar yesinler dedim, onu getirdim, onu pişirip onlara verecektim; ama sen parayı verince, Cenab-ı Allah helal para gönderdi diye onu çöplüğe attım. Hem ailemi sevindirmek, hem de, evin ihtiyacı nedir diye sorup önce onları satın almak için buraya geldim. Bunları duyunca, doğru hocasına gider. Hocası, (Para nereye gitti?) diye sorunca, olanları anlatır. Bunun üzerine hocası der ki: İmam-ı a’zam hazretlerinin bir sözü var. Paranın gittiği yerden, geldiği yer belli olur. Benim helal paranın nereye gittiğini gördün. Senin kazancın bozuktu, bozuk yere gitti. Kabahat kimin?

CANA CAN OLMAK: AİLE

İnsanlık, dünya serüvenine aileyle başladı. İlk aile cennette kuruldu ve cennetin bütün güzelliklerini temaşa etti. Bu güzelliklerden esintiler taşıyan aile, dünyada insan için yuva oldu. Böylesi yuvalar anneye, babaya, eşe, evlada her daim cennet oldu.
Aile, toplumun en küçük fakat en önemli birimidir; ülfet, muhabbet, saygı, paylaşma ve fedakârlık ortamıdır. Aile, hayatın bütün aşamalarına etki eden bir başlangıç noktasıdır.
Aile olmak, sadece aynı çatı altında barınmak, aynı sofraya oturmak değildir. Aile olmak, gönülleri birbirine bağlı eşler olmak; sevgi, şefkat ve merhametle bir bütünü tamamlamaktır. Aradaki duvarları muhabbet, saygı, sevgi ve sadakatle kaldırmaktır.
Aile olmak her türlü olumsuzluğa karşı kalkan olmaktır; “…Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.” (Tahrîm, 66/6) ayeti gereğince yüce değerlerle donanmaktır. Eş ve çocuklarımızı kötülüklerden alıkoyup hayra, ahlaka, faydalı bir insan olmaya teşvik etmektir. İyi günde kötü günde, darlıkta bollukta, hastalıkta sağlıkta birbirimizin yanında yâr olabilmektir.
Günün Duası“Allah’ım! Dinim, dünyam, ailem ve malım hakkında af ve afiyet istiyorum.”


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık