• 11 Nisan 2019, Perşembe 8:39
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

ZEKİ, ÇEVİK VE AHLAKLI OLMAK…

Sporu çok severim. Sporun bazı kollarını yapmak ve seyretmek büyük bir zevktir benim için.

Gençlik yıllarımda hatta çocukluk yıllarımda, stadlarda ve kapalı spor salonlarında spor yapma imkânı bulduk.

Özellikle kapalı spor salonlarında, ülkemizin kurucusu ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bir veciz sözü duvarlarda yer alırdı.

“Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim” diyordu Atatürk…

Yaş itibariyle eski çevikliğimiz kalmadı, reflekslerimiz zayıfladı. Allah’a şükür zeki, ahlaklı olmamız devam eder inşallah. Bu ‘Ahlak’ kavramı içinde geniş ürünler barındırır. Bunun en önemlisi ‘Adalettir’ ‘Kul hakkı yememektir’. Ortak bir isim olarak Ahlaka EDEP de diyebiliriz.

Şimdilerde iyi bir seyirciyim. İmkânlarım ölçüsünde futbol maçlarını, basket maçlarını takip ederim.

Fırsat buldukça statlara, salonlara gitmeden TV den seyrederim.

Hakikaten sporcu dediniz mi zeki, çevik ve ahlaklı olmalı. Aslında bu ahlak bırakın sporu bütün insanlar için, bütün meslekler için geçerli olmalıdır.

Beni yaralayan ve üzen bir gözlemimi anlatayım.

Yılını hatırlamıyorum, bunun için yıllar önce diyorum. Konyaspor İstanbul amatör küme takımlarından Gaziosmanpaşa’dan Sedat diye bir oyuncu alır. Düzgün bir sporcudur. Hatırladığım kadarıyla stoper oynayan bir oyuncudur.

Sedat Balkanlı, Konya’dan Bursaspor’a gider. Bursa’nın santraforu Hakan Şükür’ü de yıllar önce Galatasaray almıştır.

Bursa- Galatasaray maçı oynanırken Sedat ceza sahası içinde göğsüyle bir top alır. Hemen arkasında Galatasaray santraforu Hakan Şükür vardır. Hakan Şükür hakeme dönüp eliyle aldığı işareti yapar. Hakem kimdir hatırlamıyorum ama Hakan’a inanıp cezayı keser.

Maçtan sonra Sedat Balkanlı’nın açıklamaları, bir ibretlik açıklamadır, anlayanlara.

Sedat topu göğsümle aldım diye yemin eder. Görüntülerde Sedat’ı doğrular.

Sedat bu bizim ekmek paramız, helal kazanmamız gerekir gibi güzel laflar eder.

Yani Atatürk’ün zeki, çevik, ahlaklı istediği futbolcu tipidir.

Ya Hakan Şükür…

Yalanla kendine ve takımına menfaat temin eder.

Sedat’ın açıklamaları beni çok üzmüştür. Muhatabı Hakan Şükür’den tık yoktur.

1965 doğumlu olan Sedat kardeşimiz ALS hastalığının pençesine düşer. 2009’da geride güzel ahlak, şeref, haysiyet ve helal kazanç gibi güzel duygulara sahip olarak 44 yaşında aramızdan ayrılır.

Hakan Şükür’e gelince mevcut iktidardan vekil olur.

Şu garip kalem o zaman yazar. ‘Size top sektirmeyi mi öğretecek Hakan Şükür’ diye. Sonra anlaşılır ki Hakan Şükür Fetö’nün önerisiyle vekil yapılır. Ülkesine ihanet eden örgüt temsilcisi bu Hakan şimdilerde A.B.D. de muhteşem bir villada yaşar.

Gözümüzde hain biridir. Hakan Şükür’e acaba milletvekili emekli maaşı hala ödeniyor mu? Eğer ödeniyorsa ki benim tahminlerim bu yönde bu da bizim devletimizin çok büyük ayıbıdır.

Hakan Şükür hainini ABD’den istedik mi? Ne zaman istedik? Bilmiyorum.

Bildiğim bir şey, vatan hainlerinin ABD’de ve dünyanın çeşitli yerlerinde ellerini kollarını sallayıp dolaşmaları. Bizim de bunları seyretmemiz.

SİYASİLER NASIL OLMALI?

Hani Ata’mız demişti ya ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim diye. Siyasetçilerimiz de yaş itibariyle çevik olmayabilirler. Ama zeki ve ahlaklı olmak zorundalar.

Yalan söylememelidirler. Kul hakkı yememek ve yedirmemek görevleri olmalıdır. En önemlisi “Adaletli” olmak zorundalar. Üç beş oy için hem dünyalarını hem ahretlerini karartmamalıdırlar.

İnanan, iman eden insanlar, yalan söyler mi hiç?

Şu seçim ortamı bizi ne hale getirdi. Seçim bitti bu sefer sonuçları hoşumuza gitmedi.

Daha önce de söyledim ve yazdım. Kim hile yapıyorsa, kim yalan söylüyorsa iktidar muhalefet fark etmez kınamıyorum. Yaa lanetliyorum.

Ey siyasiler söylemlerinizin bizi birbirimize düşürüp, kardeşlikten edeceğini bilmiyor musunuz?

Adaletsiz davrananlar, kul hakkı yiyenler, yalanla menfaat ve kazanç temin edenler, bu dünyada yaptıklarınızın sonucunu görmeden göç etmeyeceksiniz. Çünkü İLAHİ ADALET sizi burada da ahirde de bırakmayacaktır.

Dünya zevkleri, makamları, kazançları sizi inançtan ayırmasın.

Ahlak dediğimiz olayı EDEP kavramıyla bütünleştirdik. Tekrar yazıyorum.

Hz. Ali’nin “Edebin ne kadar önemli olduğunu bilseydiniz, Allah’tan rızık yerine edep talep ederdiniz” diyor.

Adaleti dağıtanlar, adaletten şaşmamalıdır. Yapılan kötü işler kimsenin yanına kalmaz.

Yine Hz. Pir’in sözleriyle tamamlayayım.

EDEP YA HUU

Kalın sağlıcakla


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık