• 02 Mayıs 2019, Perşembe 9:26
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

YOLUN SONU

Geçtiğimiz Salı günkü yazımda, 43 YIL SONRA GELEN ŞEHİTLİK diye, devre arkadaşımın Eylül-1976’da şehit olan Samsun-Havza’lı Cezmi ÖZSEZER’den bahsetmiştim.

Elinde el bombası patlaması sonucu şehit olmuştu. Aslında biz onu şehit biliyorduk. Kalbimizde öyleydi ama meğer kanunen değilmiş.

Bir mücadele sonucu kanunen de şehitlik yazısını aldık. Bu olayı arkadaşlarımla, devrelerimle paylaşmıştım.

Yine bir duygu seli daha yaşadık. Yıllardır görüşmediğim arkadaşların sesini duymak, mesajını almak nasip oldu.

Güzel duyular yaşadım. Arkadaşımızı 1976’da kaybetmişiz. Sonraları birçok arkadaşımızı daha kaybettik.

Kimimiz için YOLUN SONU biraz erken oldu.

Sanatçı Musa EROĞLU, ‘yolun sonu görünüyor’ diyor ama biz yolun sonunu göremiyoruz. Sadece YOLUN SONUNA YAKLAŞTIĞIMIZI hissediyoruz.

Yolun sonunu bilen bizi yaradandır.

Onlar bu dünyadan yıllar önce ayrılmış, biz hala yaşıyoruz. Ne zaman nerede ne olacağını bilmiyoruz ama yolun sonunun yaklaştığı ile ilgili tahminimiz var.

Geçenlerde bir arkadaşım, ‘Sana bir sade kahve ısmarlayayım’ dedi. Ben de ‘mümkünse kırk yıl hatırı olmasın’ dedim.

‘Niye?’ dedi.

‘Yahu yaşım 63. Kırk yıl hatırı olmasın diye onun için söyledim’ dedim.

Güldü, ‘Allah uzun ömürler versin’ dedi. ‘Eyvallah’ dedim.

Şehit Cezmi kardeşimin yazısını yazınca ve de şehitliği gerçekleşince üzerimden büyük bir yük kalktı. Sevindim, hem de çok sevindim.

Yıllar sonra olayı ortaya çıkarıp, sonucu elde etmek insana çok garip bir duygu veriyor.

Arkadaşların övmelerine maruz kalınca, daha çok sevince boğuluyorum.

Hele aile adına çok sevindim. Yalnız aileden bazı şeyleri öğrenince, buruk bir hüzün kapladı içimi.

Baba vefat etmişti. Gencecik yiğit evladını, ömrünün baharında şehit vermişti.

Baba evladını, evden görebilecek şekilde, eski mezarlığa defnedilmesini sağlamıştı. Her an gözünün önündeydi. Acısı hiç gitmemişti. Bu acıyla baba, anne hepsi bu dünyadan göçüp gittiler. En acısı da Cezmi’nin ağabeyi rahmetli Azmi Bey’in vefatı…

Cezmi’yi İzmir’de olaydan hemen sonra, son anlarında hastanede ören Azmi Ağabeyiydi.

Zira olay vukuunda, Ağabeyde İzmir Bornova’da Yedek Subay öğrencisi idi. Kendisini bizde gördük.

Cezmi’nin o son hali Ağabeyin gözünün önünden hiç gitmiyor. Cezmi’nin ablasıyla bu konuyu paylaşıyor, bende abladan öğreniyorum. Azmi Ağabey’de bu acıya dayanamıyor. Bir illet hastalık yakasını bırakmıyor. Aile ikinci bir acı daha yaşıyor.

Siz kimin ne yaşadığını, neler yaşadığını bilir misiniz? Hani diyorlar ya derdinize şükredin. Senin derdini dert edinecek o kadar çok dertli var ki!...  Evet ellerde ne dert var.

İnsanın aklına şu gelebilir. Yahu Cezmi’nin şehit sayılması için aile niye hiç uğraşmamış? Aile ne acılar yaşamış, bununla uğraşamayacak acılar.

Bu olayı araştırmak ve sonuca ulaşmak bana nasip oldu. Yaradan’ıma şükürler olsun. Duyduğum mutluluk tarifsiz. Arkadaşların güzel duygularla aramaları insanı yüceltiyor.

Bu mutluluğun beni garip duygulara sevk etmesinden korkuyorum. Nihayeti kulum. Övülmeyi herkes sever ama…

Bir yandan da aklıma geliyor. ‘Her canlı ölümü tadacaktır’ diyor yaradan…

İyi de insanlar neden bunu unutuyor diyorum.

Sanki bir kısmımız hiç ölmeyecek.

Makam, mevki, para, iktidar hırsı…

Dünya nimetlerine dalmışız gidiyoruz.

Sadece makam, mevki, para, iktidar hırsı olsa… Ya bunları elde edebilmek için yaptıklarımız.

Hakkıyla bir yerlere gelenlere kazananlara sözüm yok.

Ya hile ile, yalan ile, dolan ile elde edilen makamlar, paralar…

Ne demiş eskiler. Dünya malı, dünyada kalır diye…

Necip Fazıl’ın muhteşem sözü.

Veren de O

Alan da O

Nedir senden gidecek?

Telaşını gören de

Can senin zannedecek…

Bu arada Mehmet AKİF’in sözlerini de unutmamak lazım.

İki çeşit insan vardır. Zaman geçtikçe hatalarıyla yüzleşen, zaman geçtikçe hataları ile yüzsüzleşen.

Yazımın başı yolun sonu ile ilgili idi. Görmüyorduk sonu ama yaklaştığını hissediyorduk.

Arkanızdan inanılmaz güzelliklerle anılmanızı istemez misiniz?

Geç kalmadınız. İnsanlığınız, kulluğunuzu arkadaşlığınızı, sevdiklerinizi, sevildiklerinizi hatırlayınız.

Yolun sonu çok kısa olabilir. Gelin vakit varken güzel insan olalım, nefsin bitmeyen isteklerinden kurtulalım.

Kalın sağlıcakla….


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık