• 02 Şubat 2016, Salı 8:54
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

YAZIK OLACAK ŞAVŞAT?A

Selçuklu Belediyesi ile Artvin’in Şavşat Belediyesi arasında kardeş şehir protokolü imzalandı. Protokolü Uğur İbrahim ALTAY ve Şavşat Belediye Başkanı Ahmet Sinan ÖZTÜRK imzaladılar.

Şavşat’ı da Selçukluya benzetirlerse ki öyle olacak yazık olacak ŞAVŞAT’a…

Ey Şavşat’lı kardeşlerim gelin bu sevdadan vazgeçin. Konya Belediyelerinin en büyük özelliği REKLAM’dır. PİRE kadar hizmetin DEVE kadar reklamını yaparlar. Belediyelerimizin gelirleri çoktur. Bunun için bol buldukları parayı ota, çoka harcarlar.

Bakın ben yaşamak zorunda olduğum, bu belediye başkanından öncede yaşadığım Selçuklu’dan biraz bahsedeyim. Bir kere zorunlu olarak Selçuklu’da yaşıyorum. Yani Selçuklu’da yaşamak bir sevgi, bir aşk değildir. Konuyu aşk ve sevgiyle bağdaştıranlar gerçeği yansıtmazlar.

Selçuklu’nun Nalçacı diye bir semti vardır. Daha önceki Belediye Başkanlarının gayretleri ile NENE HATUN Parkı oluşturulmuştu. Bu koskoca parkın umuma açık bir TUVALETİ yoktur. Bir camiinin ufak ve paralı tuvaleti namaz vakitleri açıktır. Hele yazın akşamları parka gelenler ağaç diplerine ihtiyaçlarını giderirler. Sonra gündüz oralara vatandaş oturur. Ne güzel değil mi? ‘Efendim bu durumdan Belediye Başkanını haberi var mı?’ Derseniz bizzat ben söyledim. ‘Başına adam falan koymak lazım’ dedi! Daha doğrusu reklamı yapılacak bir olay olmadığı için pek sıcak bakmadı herhalde. ‘Ey Selçuklular! Nene Hatun Parkına sizin için güzel bir tuvalet yaptık. Size buraya hacet için davet ediyorum’ diyecek hali yok. Ankara’ya da ‘Başbakanım gelin ben çok güzel bir tuvalet yaptım bir görün’ diyecek hali yok… Eee durum böyle olunca vatandaş nereye ederse etsin demek oluyor. Vatandaşta öyle yapıyor.

Bu Nalçacı Semtinin ara sokaklarına bir baksanız zaten Belediyenin olmadığına karar verirsiniz. Park yapılmaz levhalarının altına araçlar bir güzel park eder. Hem de sağlı sollu… Bizim ilçemiz trafik levhalarının gale alınmadığı bir ilçedir.

Bu Nalçacı Semtinin ana caddesi Nalçacı Caddesidir. Bu cadde üzerinde birde daha önceki dönemlerde Saadet Partili Belediye Başkanının yaptırdığı bir KULESİTE vardır. 42 katlıdır. İç mimarıyla sık sık oynanır. Hatta Belediyenin onayı alınmadan tadilata başlanıp sonra onayı alındığı söylenir. İşte bu cadde üzerinde bu belediye sayesinde CAFE’ler, Nargile salonları türedi. Bu salonlar dükkan olarak yetinmeyerek önlerindeki yeşil alanlara sarktı. Belediye sırf PARA için bu salonların genişlemesine müsaade etti. Bu yeşil alana yerleşen Cafe ve Nargile salonları buralara şeffaf kalın asettatla oturacak alanlar ihdas ettiler. Ufolarla falan ısınan bu yerler açık alan kabul edildi (!) Burada gençlerimiz zehirleniyorlar. Kaldırım dibine kadar gelen bu yerlere bir göz atın. İçeride kızlı erkekli grupların nargile-sigara içtiklerini bazende sarmaş dolaş olduklarını görürsünüz. Ha hemen söyleyeyim kızlarımızın başı açık-kapalı hiç fark etmez hepsi bu mekanlarda tüttürüyorlar. Gençlere bu zehirleyici zemini gene bizim Selçuklu Belediyesi hazırlıyor. Buralarda yaşı küçükler var mı? Onun kontrolü EMNİYET’in. Zira okul zamanı LİSE talebelerini bile burada görüyoruz. Gençlere ne güzel hizmet değil mi?

Bizim Selçuklu İlçesi yanılmıyorsam 20’nin üzerinde ilden büyük. Yeri gelince belediyemiz bununla övünür. Kurban Bayramında bundan sonra işimiz zor. Koskoca Selçuklu’nun bu Belediye sayesinde bir kurban satış yeri var. İlçenin öbür ucunda. Kurban almanız, alandan çıkmanız tam bir İŞKENCE’dir…Dini bayramlarda dini vecibenizi yerine getirirken bile çile çekersiniz…

Bu belediyenin özelliği Park yapar, daha önce yapılmış park ve otoparkları ALLAH’a emanet eder. Yine Nalçacı Caddesi üzerinde 44 araçlık bir otoparkı vardır. Hiç bakanı, çekeni yoktur. Bu otopark çöpten geçilmez. Burayı 2-3 tane araba kiralayıcı çiftlik gibi kullanır. Yani halka açık değildir. Zaten bu belediyenin ZABITASI’nın bu parkın varlığından, kendilerine ait olduğundan haberi yoktur. Vatandaşın şikayetlerini de iplemezler. Onlar için vatandaş kimdir ki… Onlar için varsa yoksa Ankara’nın gözüne girmek.

Diyeceksiniz sizin ilçenizde hiç iyi işler yok mu? Var tabi olmaz olur mu? En iyi yaptığımız iş daha öncede söyledik REKLAMdır. Belediyenin görevi olmayan ne varsa yaparız. Belediyenin görevi olanı da yapmayız.

Örneğin Down-Sendromlu çocuklar için yerler açarız. Bence bunlar Sağlık Bakanlığının görevi olmalı.

İyi bina yaparız. Kongre Merkezi, Kapalı Spor salonu yaparız. Hanımlar Lokali yapıp ev kadınlarını evlerinden uzaklaştırıp, aileyi çatırdatırız. Bizim Selçuklu Belediyesinin en önemli eseri KELEBEKLER vadisidir. Biz hayvanları çok severiz. 3 günlük ömrü olan kelebekler için yapamayacağımız şey yoktur. Tabii bu vadiyi Park olarak güzel bir hale getiririz. Şimdide MACERA KULESİ yapıyoruz. Dedik ya bizde para ok gibi diye…

Bakın bizim Belediye sizin ŞAVŞAT’a da böyle bir PARK yapmaya kalkarsa yaptırmayın. ‘Bizim uçuk projelere harcayacağımız para yok’ deyin. ‘Bizim için vatandaşların ana ihtiyaçları önemli. Ulaşım, otopark, yollar, tuvalet, temiz hava bizim için çok önemli’ deyin. Eğer ısrar ederlerse kelebekler vadisi yerine yöremize uygun AYILAR VADİSİ yaptırın. Böylece hem doğayı korumuş olursunuz, hem de beslenme sıkıntısı çeken AYILARA bir mekan hazırlamış olursunuz. ‘Efendim bizim ŞAVŞAT’ta yeterli AYI yok’ derseniz biz buradan bolca göndeririz. Yalnız bizim ayıların bir özelliği KIŞ UYKUSUNA pek yatmazlar.

Bak ŞAVŞATLI kardeşim bizim KONYA, bu kadar övdüğümüz, Konya yaşanacak şehirler sıralamasında 18’inci sıradadır. Isparta birinci, Sakarya ikincidir. Biz 18.’liği bile büyük başarı sayarız. Trafik kazalarında önlerdeyiz. Gürültülü şehirler içinde yine çok öndeyiz. İşlenen cinayet sayısında 9.’yuz. Bu nüfusumuzla adam öldürmede Ankara’nın bile önündeyiz. Zira Ankara 10’ncu…

Aslında ŞAVŞAT olarak sizin bir şeylere ihtiyacınız yoktur diyorum. Gelin bu doğallığınızı bozmayın.

Sağ olsun Selçuklu Belediyelerimiz. İşyeri ruhsatı konusunda hiç sıkıntı çektirmezler. Bir apartman düşünün. Apartman altındaki OTOPARK, Ecza deposu olarak kullanılır. Ruhsatı da vardır. Efendim ruhsatını bu Belediye Başkanından önce vermişler. Eee iptal edin. Olmaaaz… Hatırları var… Bu ecza deposunun içinde eterden tutundan TIR’larla gelen hasta bezi var. Siz Selçuklu’yu ZÜMRÜT Apartmanı faciasıyla da tanırsınız. Yüze yakın vatandaşımızı bina çökmesi sebebiyle kaybetmiştik. İşte bu ecza deposunda da bir yangın çıkarsa Allah korusun gelin faciayı görün…

Aslında Selçuklu olarak bizim ŞAVŞAT olarak size vereceğimiz pek güzel bir şey yok. Esas bizim bazı şeylere ihtiyacımız var. Keşke Ankara-Keçiören Belediyesi ile eşleştirseler de bizde bir TELEFERİK görseydik. Daha bizim METRO’muz bile yok. Neyse Başbakanımız söz verdi. Biz süslü tramvaylarla gün doldururuz.

Ey ŞAVŞAT’lı kardeşim gelin bu sevdadan vazgeçin. Bizimle kardeş şehir falan olmayın. Ha unuttum Cuma günleri Belediye Başkanınız Cami Cami dolaşıp namazdan sonra halkı dinleyecek. Sadece dinleyecek. Onların istekleri hep göz ardı edilecek. Aslında ibadetin gizlisi çok önemli ama neyse. Yahu etmeyin gelin bu sevdadan vazgeçin. Vallahi doğallığınızı falan yazık olur. Güzelliğinizi en önemlisi de sinirlerinizi bozmayın. Yaşamanıza bakın.

Esenkalın. Şavşatlı kardeşlerimede özellikle selam söylüyorum.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık