• 24 Mart 2020, Salı 8:39
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

VİRÜSLE İLGİLİ BU TELEVİZYON YAYINLARINA BİRİ DUR DEMELİ…

Bu nasıl bir yayıncılık anlayışı. Bütün kanallar adete felaket tellallığı yapıyor. Bir kanalı açıyorsunuz, korona virüs. Spor kanalını açıyorsunuz yine korona virüs.

Yeter ya tadı varsa kaçtı. Vallahi bıktık. Ha bu virüs yayınları insanlara moral verse bir şey demeyeceğim. Adeta öleceksiniz diyor.

Virüs hızla yayılıyor mu? Evet. Yaşlılarda öldürücü oluyor mu? Evet. Gençler, taşıyıcı ve yayılmaya alet oluyor mu? Evet. Tedbirleri anlattınız mı? Evet. Bir daha anlattınız mı? Evet. Bir daha, bir daha anlattınız mı? Evet. Kimlerin evden dışarı çıkmayacağını söylediniz mi? Bu yayınlar üzerimize bir kara bulut gibi çöktü.

Bir virüsün reklamı ancak bu kadar yapılabilir. Tabii kötü reklamı. Korku filmi gibi. Virüs bir yerleriyle gülüyordur. Benden başka bir şey konuşmuyorlar, diyordur.

Yahu biraz vicdanlı olun. Yaptığınız yayınlarda, televizyona çıkmayan akademisyen, doktor, yazar çizer, her şeyi bilen kimse kalmadı.

Hiç demiyorsunuz, biz bu insanlara bu kadar korkuyu verdikten sonra, bunların ruhi hali ne olacak.

Sonra utanmadan, kaygı, tasa, korku ve endişe bağışıklık sistemini zayıflatır, çökertir diyorsunuz. Yahu virüs gelmeden, bizi siz hastalandırıyorsunuz…

Bu yayınlara bir dur desin! Vatandaşa bu kadar ruhi eziyet yapılmaz.

Siz kurallara uymayanları teşhis edin. Cezalandırın.

DEVLETİN ALDIĞI TEDBİRLER YETERLİ Mİ?

Bence hayır. Vatandaşın tümünü ilgilendiren bir paket çıkmadı. Evalırken kredi oranının artması gibi, ulaşımda verginin indirilmesi gibi virüsle mücadeleyle alakası olmayan tedbirler alınmış.

Vatandaş sizden, elektrik, doğalgaz, su faturalarının ötelenmesini ister. Vergilerin ertelenmesini ister. Bununla ilgili alınan tedbirler afakidir.

Bu halka bugün yardım etmeyeceksiniz de, moral vermeyeceksiniz de ne zaman bu işleri yapacaksınız.

Halk, hele hele gelir düzeyi düşük olan halk son derece karamsar. Gerçi bunlara nakdi yardım yapılacağı, hatta bu rakamın 2 milyon kişiyi bulacağı söylendi.

Özel sektörde, asgari ücretle çalışan insanlara morali kimler verecek. Kimler yardım edecek.

Komşusu açken, biz tok mu gezeceğiz? Ne gerekiyorsa yapılmalı. Yarın çok geç olabilir. İnsanlarımız her ne olursa olsun, gülmeye ve gelecekten umutlu olma hakkı var.

BELEDİYELER NE YAPMALI?

Çin’de gördük, özel kıyafetli belediye çalışanları, topluca sokakları, aklınıza neresi gelirse her yeri dezenfekte ediyorlar. Hem de sık sık ediyorlar.

Belediyelerimiz için, içinde bulunduğumuz durum bir fırsattır. Özelliklede halk sağlığı ile ilgili dezenfekte, konusunda topluma hizmet bizleri ziyadesi ile memnun edecektir.

İl, ilçelerdeki kurum, kuruluş, toplumun istifade ettiği umuma açık yerler, parklar, özellikle umumi tuvaletler her an dezenfekte ile kontrol altında tutulmalıdır. Kurallara uymayanlara acımasız davranılmalıdır.

Unutulmamalı ki toplum sağlığı her şeyin üstündedir ve biz bir virüs belasıyla uğraşıyoruz.

EĞİTİMDE NELER OLUYOR?

Milli Eğitim diyemiyorum. Artık eğitim çoğunlukla özelleşti. Milli sıfatı da yavaş yavaş kayboluyor. Önünde “Milli” eki sadece Milli savunma da kalacak gibi…

Şimdi zamanı değil ama, söylemek istediğimiz bir şeyler var. Kimse kusura bakmasın iyi bir nesil yetiştiremiyoruz. Bu olumsuzluğa eğitimin katkısı olduğu gibi, ailenin de katkısı var.

Okullarda kılık kıyafet serbestliği, öğretmenlerde kılık kıyafet serbestliği, sınıfta kalmanın kalkması, mecburi eğitimde 12 yıl dayatması eğitimi tamamın disiplinsiz hak getirdi. Devamsızlıktan kalanları bile bir üst sınıfa geçiren ülke olduk.

Bakkal dükkânı gibi, bahçesi falan olmayan, beton yığınları içine öğrencileri adeta hapsettik.

Bu eleştiriler şimdi yapılacak gibi gözükmez ama testi kırılmadan da bazı şeyler söylemek lazım.

Şimdi internet üzerinden, televizyonlar da ders verilecek. Öğrenciler de evde ders dinleyecek. Sizin aklınız alıyor mu? Dersi derste doğru düzgün dinlemeyenler evde kuzu kuzu ders dinleyecek.

Bence gerekirse yaz tatilinden bile fedakârlık edip, konuyu biraz ertelesek olurdu. Bu korku ortamında öğrencilerin ders dinleyeceği, anlayacağı benim aklıma yatmıyor.

ÜMRECİLER DE NE KADAR SIKINTI VAR…

Yirmi bine yakın umreci umreden döndü. Allah ibadetlerini kabul etsin. Ancak bunların önce dönenlerin karantinaya alınmadığı söylentileri de var. Diyanet son giden kafileleri göndermese bu iş biraz daha iyi olurdu.

Umrecilerin yerinde olmak istemem. Sevinçleri kursaklarında kaldı. Yurtlara yerleştirildiler. Acaba bu yurtlarda kendilerini ne kadar izole edebildiler. Virüs taşıyan, bu yurtlarda başkasına bulaştırmaz inşallah. Onların adına üzüldüğümü ifade ediyorum.

Sonuç: ülkece sıkıntıdayız. Ağzımızdan çıkanı kulağımız duymalı. Televizyon yayınları, bu korku yayınlarına son vermeli veya verdirilmelidir.

Milletimiz kurallara uymalı uymayanlar mutlaka ama mutlaka cezalandırılmalı. Halkımızın morali yükseltilmeli ve güvence verilmelidir.

İnşallah en kısa zamanda bu işin üstesinden geliriz. Kalın sağlıcakla.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık