• 19 Şubat 2016, Cuma 8:43
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

ŞU BİZİM MİNİBÜSLER?

 

İster dolmuş deyin, ister minibüs… Yolcu taşımacılığında otobüs ve tramvaya alternatif bir ulaşım aracıdır.

Büyükşehir Belediyesi ile Minibüsçülerin kafa paslaşması mükemmeldir. Aynı anda zam yaparlar. Ne tesadüf değil mi? Büyükşehir Belediyemiz, gereksiz projelere harcadığı paranın ceremesini vatandaşa çektirir. Ulaşıma zam, suya zam, ekmeğe zam. Allah’tan hava bedava… Hava kontrol edilebilecek bir nesne olsa belediyelerimiz ona da giydirip vatandaşın yaşam zarureti olan suyu ve havayı bile zamlı tarife ile sunarlar.

Konu belediye değil, minibüsçüler ama gelin görün ki yazmaya başlayınca kalemin ucu buralara kayıyor.

Gelelim asıl konumuza yani minibüsçülere… Oda Başkanı Muharrem KARABACAK’a sorarsanız her şey yolunda. Medyaya öyle diyor sayın oda başkanı.Ama bakıyorsunuz Kazın ayağı öyle değil…

Bundan birkaç yıl önce kuş gribi, domuz gribi gibi yaşamı tehlikeye sokan hastalıklar çok yaygındı ve minibüsçülerin ne zaman dezenfekte edildiğini gösteren çizelgeler vardı. Yasa gereği mi, korkudan mı, yoksa insanlıktan mı, o zaman minibüslerin içi pırıl pırıldı.

Ya şimdi? Geçen gün Marangozlar dolmuşuna bindim. Koltukların üstüne kılıf geçirilmiş, kılıflar yırtık, leş gibi… Üzerinize her türlü mikrop bulaşabilir. Ne zamandan beri bu kılıf değiştirilmez veya bunu hiç kontrol eden yok mu? Bu dolmuşa bırakın insanı domuz bile zor biner. Efendim Marangozlar hattı iş merkezi olduğu için böyle derseniz, ben size Fatih Işıklar Hattını, Aydınlık hattının minibüslerini de kontrol etmenizi öneririm. Çünkü bunların içinde çok temizleri olduğu gibi pisleri de var. Oda Başkanlığı bu minibüslerin içine el atmalıdır. Bu sektörün bir hizmet sektörü olduğu ve insan taşıdığı unutulmamalıdır.

Ha şuda söylenebilir. Efendim yolcuların hiç suçu yok mu? Olmaz olur mu! İnsan görünümlü bir sürü hayvan da biniyor bu minibüslere. Çocuklarını ayakkabıları ile koltuk üstünde dolaştıranları mı ararsınız, elleriyle aracın bir yerini oynayanlarımı ararsınız, ellerindeki fazla eşya ile diğer yolcuları rahatsız edenleri mi ararsınız, poşetlerden sızan nesneleri mi ararsınız… BU konu başlı başına bir sorun. Ama dolmuşun içine insanları (hayvanları da olabilir) uyaracak levhalar asılmalı… Hatta hakarete varan cümleler kullanılmalı ki bunlar olmasın…

Bu arada aklıma gelmişken bir açıklamada bulunmak isterim. Aleaddin’den Mevlana yönüne giden dolmuşlar, iş bankası-sarraflar arasında durmuyorlar. Tramvay hattı yapılırken başlayan bu uygulama talihsiz devam ediyor. Şimdi Büyükşehir’e soruyorum… İş bankasından sarraflara kadar yolun sağı işgal altında, isteyen istediği yerde duruyor. Niye bu yasak sadece minibüslere? Bir sıkıntı varsa bütün araçlar bu uygulamadan nasibini almalıdır. Uygulamanın iyiliğini, kötülüğünü tartışmıyorum. Neden sadece minibüslere onu anlayamadım.

Çarşı trafiğinin içinden çıkılmaz halini düzeltmek için, Konya yetersiz kaldı. Bırakın UKOME ayaklarını, yurdumuzun çeşitli yerlerinden kafası çalışanları getirin. Konya’nın merkezinin trafik sorununu çözsün. İlla kafası çalışan olmayabilir, Bakırköy’den bile adam getirebilirsiniz. Belki iyi fikri vardır. Hiç değilse kuyuya taşı atan arkadaşlarını görmüş olurlar.  Bizim için önemli olan kuyuya atılan bir taşı kaç kişinin çıkaramadığıdır.

Dedik ya konu minibüslerdi ama kalemin ucu kayıyor diye…

Eski Sümerbank’ın orada minibüslerin yoğun olarak durduğu bir yer var. En yoğun minibüs durağı, hemen hemen bütün güzergahlara minibüs kalkıyor. Herhalde belediye minibüslerin yol işgalinden bıkmış ki, oralara koyduğu plastik babalarla trafiği düzenlemeye çalışmışlar. Gel de minibüs şoförlerine bu insanı düşünceyi anlat. Bu yol minibüs dışındaki araçlara da açık. Ne yaparsanız yapın 2 minibüs yan yana gelip yolu kapatıyor, diğer araçların geçmesi mümkün değil. Ya da başka bir minibüsün DAKİKASI gelmiş, basıyor kornaya, kornaya basana da, bastırana da vatandaşın söyleyeceği çok şey oluyor. Ben buradan bunları söylemek istemiyorum. Zira küfüre girer. Ama unutulmamalı küfürü hak eden insanın kendisidir. Sloganınız küfür etmeyiniz, ettirmeyiniz olmalı. Ne gezer…

Hatalı davranan minibüs sürücülerine hiç acımamalı, ağır cezalar verilmeli, verilmeli ki düzeni bozacak davranışlar yapılmasın.

Gelelim bir diğer konuya. Her minibüste şarjı uzun giden eski tip cep telefonları var. Minibüs şoförünün emziği haline gelmiş. Bu telefonlar, para konulan yerin orada duruyor. Ya aranılıyor, ya aranıyor, sürekli şoför tarafından kullanılıyor. Konuşmalara bakın şimdi; “Beş yol, iki lamba” yani aracımız iki trafik ışığı sonrası geçiyor demekmiş. Bunun için şoför arkadan gelecek araçlarını erken veya geç gelmesi konusunda uyarıyor.

Minibüslerin en tehlikeli, yaşamı tehdit eden, trafiği tehdit eden uygulaması DAKİKA meselesi. Hangi durakta, ne zaman olunacağının bir çizelgesi var. Eğer şoförün dakikası çoksa kağnı arabası gibi gidip trafiğin içine ediyor. Yok dakikası sıkıntılı ise şehrin merkezinde inanılmaz sürat yapıyor. Bir çoluk çocuk çıksa perişanız. Hatta Karma ortaokulunun orada kaldırıma çıkıp öne geçmeye çalışıyorlar. Karma ortaokulunun önüne babalar konup, minibüslerin kaldırıma çıkmaları engellenmeli diye Büyükşehir belediyesi müracaat ettim. Hala müracaat numaram duruyor. Ne zaman o kaldırımda bir kaza olur, birilerinin canı gider, o zaman o baba dikilir. Büyükşehir Belediyesine bu talebim 30 Temmuz 2015’te yapılmış. 31 Temmuz 2015 saat 09.54’te talebimin değerlendirileceği tarafıma SMS ile bildirilmiş. Eh bu Büyükşehir Belediyesi anında hizmet beklenir mi?

Minibüslerin DAKİKA’ya uymamaları halinde durak başkanlıklarına PARA cezasına çarptırıldıklarını öğrendim. Yahu birkaç dakika için büyük kazalara gebesiniz, farkında değimlisiniz? Üzüntülerimden biride minibüslerin ‘D’ işaretiyle durması gereken duraklar yerine her yerde durmaları. Bakıyorsunuz tam kavşakta hıyarın biri el kaldırıyor… Minibüs durup bu yolcuyu alıyor ve arkadaki 5-10 araba minibüsle beraber duruyor. Yazık bu giden zamana ve paraya…

Bazen el kaldıran yolcuyu minibüs şoförü yolun ortasında durup alıyor. Sağa yanaşma ihtiyacı duymuyor. Dolayısı ile minibüsün yol ortasında durması bütün araçların durmasına sebep oluyor.

Bana ayrılan köşe doldu. Sorunlar bitmedi. Minibüsler konusunda hem yolcu hem şoför olarak yiyeceğimiz çok ekmek var. Yiyeceğimiz ekmek olsun ama küfür olmasın. Bu sizin ve bizim elimizde… Esen kalın..

NOT: Çarşamba günü Ankara’da meydana gelen terör olayında canlarını kaybedenlerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Bu konudaki yazımı önümüzdeki hafta sunacağım. 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık