• 03 Aralık 2020, Perşembe 8:59
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

SÖYLENMEYENLERİ BİZ SÖYLEYELİM!

Yazının konusu ne olabilir? Tabi ki KOVİD. Söylenecek o kadar şey vardı ki, hala var. Ama kimse sesini çıkarmadı, çıkaranlar da malum.

Şu deyişe bayılıyorum. Türkiye’de yetkililerin etkisi yok, etkililerin yetkisi yok. Doğru mu? Doğru.

Yetkililer söylemesi gerekenleri neden söylemezler, söyleyemezler.

Acaba üst makamlardan talimat gelmeyince, bir iş yapılmayacak mı?

Söylenmeyenleri biz söyleyelim dedim ya, tabii benim reklam panolarım yok. Kağıdım ve kalemim var. Birde Allah korkusu taşıyan yüreğim.

Reklam panosu olanları da gördük. Özellikle belediyeler, kovidle mücadele dışında kendi reklamlarını yaparlar.

* Maske takmayan dükkan sahiplerinin dükkanlarından alışveriş yapmayınız.

* Bu ifadeyi DİYANET kullansaydı. Maske takmamak kul hakkına girer. Maske takılmayan yerlerden alışveriş yapmayınız, deseydi ya.

* Maske takmayan müşteriyi dükkanınıza sokmayınız. Kaybedeceğiniz müşteri, kazanacağınız candır.

* Maskesiz dolaşanlara insan gözüyle bakmayınız.

* Maske takmak karşındaki insana verdiğin değerdir, senin de insanlığının göstergesidir.

* Maske takmayarak da dikkat çekebilirsiniz. Ama sizi görenlerin yorumlarını da bir bilseniz.

* Aynı şeyleri sosyal mesafe için de söyleyebilirsiniz.

* Temizlik imandan gelir. Temiz iseniz mesele yok.

Düşününüz bunları ben değil de, devlet, belediyeler özellikle de diyanet reklam panolarında kullansa veya kendi ürettikleri sloganları çok daha etkili olurdu diyorum.

* Bu ortamda düğün, nişan, cenaze v.b. topluluk haline gelecek durumlardan kaçınınız.

* Toplu ulaşıma binerken çok kalabalıksa binmeyiniz ve plakasıyla birlikte derhal şikayette bulununuz.

* Kuyruk oluşturulan müracaatlardan, zorda kalmadıkça kaçınınız.

* İnternet üzerinden müracaat yapamıyorsanız, yakınınızdan yardım isteyiniz.

* AVM ler kalabalıksa hele kasa önünde sıra varsa alışveriş yapmadan hemen oradan çıkınız.

* Alışveriş için kalabalık olmayacak zamanları seçiniz.

* Pazar yerlerinde maske takmadan bağırarak müşteri çağıranların yanına yaklaşmayınız. Ve ilgililere şikayette bulununuz.

* İlgililer genelde şikayet üzerine çalışırlar. Onları çalışmaya zorlayınız.

* Kendi kendine kontrol yapan kurum ve kuruluşları takdir ediniz.

Bunları çoğaltabiliriz. Hatta ciltler haline getirebiliriz.

Kurallara uymak insanların görevidir.

VAKIFLAR, ODALAR, BORSALAR, DERNEKLER, SENDİKALAR

Eminim çoğunuzun mal varlığı mükemmeldir. Menkul ve Gayrimenkul zengini olduğunuzu biliriz.

Siz bu günlerde halkınıza yardım etmeyeceksiniz de, ne zaman edeceksiniz?

Hep para toplamaya alıştıysanız söyleyecek sözümüz yok.

Kovidli günlerin ekonomik sıkıntısını devlete yüklemeyin.

Devletten de bir ricamız var. Bu kuruluşların bilançoları istensin. Nakit durumları ne alemde? Gayrimenkullerinin ederi nedir? Onlar güzel günlerde kazançlarını yine tamamlayabilirler.

Altınızda lüks arabalarla dolaşan bu kurumların, başkanları, yönetim kurulu üyeleri biraz vicdanınızın sesini dinleyin.

Bu kısıt günlerinde esnafın çoğunun nasıl bir sıkıntıda olduğunu söylememe gerek var mı?

Lokantalar, çay ocakları, kafeler, berberler, kuaförler v.b. çok büyük sıkıntıdalar.

Bu kurumlar! Çıkın biz şu kadar işçiye aylık şu kadar lira, şu kadar ay ödeyeceğim deyin.

Kış geldi. Herkes sıcak bir ev, sıcak bir aş ister. Kapı kapanınca evin içi soğuk mu? Sıcak mı? bilemezsiniz.

Söylediğim tüm konular, siyaset dışı ve partiler üstüdür. İnsanlığa hizmettir.

ASGARİ ÜCRET MESELESİ

Gündemde, çalışmalar yapılıyor. Ne olur asgari ücretle çalışan insanları şu virüslü günde bir sevindirin. 10 kuruş vermek için, 100 kuruşluk reklam yapmayın. Sakın kaynak yok demeyin. Artık biz nerelere kaynak bulunduğunu biliyoruz. Asgari ücretlilere de kaynak bulunabilir. Dikkat! Devlet “Baba” özelliğini kaybetmek üzere. Esirgemeyin bu insanlardan üç kuruşu.

Vekillerim siz aldığınız ücreti, hem vekil hem de emekli vekilseniz, asgari ücretle bir kıyaslayın. Güldürün bu garibanların yüzünü…

AŞI GELİYOR AŞI…

Yaşlıların, kronik hastalığı olanların, evinde adeta hapishane hayatı yaşayanların tek umudu AŞI…

Buna bende dahilim. Sosyal bir insandım. Dostlarımı her gün ziyaret ederek, içtiğim çayın değerini bilenlerdenim. Nelerden yoksun kaldık nelerden.

Her insan sağlık, mutluluk içinde yaşamak ister.

Sağlık Bakanımızın açıklaması aşının 11 Aralık’ta insanların kullanımına açılacağını söyledi. Tabii ilk aşı olacaklar sağlık personeli. Efendim Bilim Kurulu aşı öncelik sırasını belirlemek için çalışmalar yapıyormuş. Bekleyip göreceğiz.

İngiltere bundan on gün önce aşı planını açıkladı. Aşı olacakları öncelik sırasına göre guruplandırmışlar.

1. gurupta Sağlık çalışanları, huzur ve bakım evleri geliyor. Yaşlı İngiltere kraliçesi Elizabeth hanım ikinci gurupta Prens Charles dördüncü gurupta.

Adalet böyle olur. Acaba bizde nasıl olacak, makam mevki sahipleri ve tanıdığı olanlara öncelik verilecek mi?

Yoksa adaletten yana tavır koyup, insani bir sınırlamamı olacak. Bekleyip göreceğiz. Sağlıklı güzel günlere yakında ulaşmak dileğiyle esen kalın.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık