• 23 Ekim 2018, Salı 8:26
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

ŞEHRİMİZİN SORUNLARI…

Geçtiğimiz hafta Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay’ın kahvaltıda, basın mensuplarıyla yaptığı toplantıda idik.

Konu Konya olunca birkaç şey söyleme ihtiyacı hissettik.

Sorduğum sorulardan biri Konya merkezdeki atıl binalardı…

Mevlana Meydanında Kültür ve Turizm Bakanlığına ait iki bina…

Yıllardır kullanılmıyor.

Yavaş yavaş dökülmeye başlamış.

Acaba o binalar şahıs malı olsa bu kadar yıl atıl kalır mı?

Uğur İbrahim Bey binaların fiziki güçlendirmelerinin yapılacağını bu işi belediyenin üstlendiğini söyledi.

Memnun olduk.

Eski Tekel Binasını sorduk. Yıllardır atıl duruyor. Hem de şehrin göbeğinde.

O bina içinde imar konusunda mahkemelik olunduğunu binanın bir şahsa ait olduğunu öğrendik.

Mahkeme kararı bekleniyordu.

Sonra başkan bize eski 2’nci Ordu Binasını söyledi.

Binanın güçlendirilmeyi kabul etmeyeceğini, yıkılacağını söyledi.

Yerine ne yapılacağını soramadık.

Yine Aleaddin Eski Orduevi karşısındaki Emekli Subaylar Derneğine ait binanın yıkıldıktan sonra, kötü görüntüsünü söyledik.

Tedbir alınmakta olduğunu söyledi.

Şükran Mahallesini sorduk. ‘Orası Meram Belediyemize aittir’ dedi.

Aziziye caddesindeki trafiğe ufak dokunuşların, trafiği rahatlattığını, bu sebeple Konyalı olarak kendilerine teşekkür ettik.

Zira Aziziye caddesi ve Kadınlar pazarı civarı şehrin trafik açısından en rezil yerleriydi.

Bu civardaki yaşanan güzellikleri görmemek için kör olmak gerekir.

Yaya kaldırımlarına varana kadar düzenlenmiş.

Gelin görün ki, Aziziye caddesindeki, cadde üzerine bırakılan bir araç trafiği felç ediyor.

İşte bu odunlara acımamak lazım. Yanacaksa yanacak.

Eğer tedbir alınmazsa bu gelişi güzel park eden odunlar yüzünden yapılan güzellikler heba olur.

Bir de Lârende Caddesine el atsalar diyoruz.

Bu arada şehrin sorunlarını, henüz başkan Uğur İbrahim beye sormak ve hemen çözüm beklemek biraz insafsızlık olur.

Birde zaman darlığından başkana söyleyemediklerimiz var.

Mesela Mevlana Meydanı karşısındaki alana, misafirlerin dinleneceği bir Çay Bahçesi açılabilir.

Mevlana Müzesinin, yerli turistlerle dolup taşması bir çay bahçesi ihtiyacını doğurmuştur.

Şehrimize ziyarete gelen insanlara misafirperverliğimizi göstermek, boynumuzun borcudur.

Bu arada fırsatçı lokantalara gereken dersi vermek lazım.

Güneydeki turistik yerlerde fiyat listesi herkesin göreceği yere asılırken, Konya’da bu alışkanlık yok.

Kişiler daha içeri girmeden bu fiyat listelerini görmelidirler.

Fiyat listesini girişe koyan Aziziye Camii civarında lokantalarda mevcut ve memnuniyet verici.

Ama Mevlana caddesi üzerindeki Belediyemizin işlettiği lokantada bile ne menü nede fiyat listesini Kapıda göremezsiniz.

Ayrıca bu civardaki birkaç lokantanın, çeşitli yerlere ‘çığırtkan’ çıkarması hem gürültü kirliliğine, hem de haksız rekabete sebep olduğunu söyleyebiliriz.

Bu konuda Büyükşehir Zabıtasına duyurumuz oldu ama sonuç alamadık.

En büyük sıkıntılarımızdan biride, aksayan hususları belediyeye bildirirken çekilen sıkıntı.

Görevlilerin vurdumduymazlığı, baştan savıcı davranışları insanı çileden çıkarıyor.

Nalçacı Caddesinde bir petrol istasyonu karşısındaki bir kafenin resmen kaldırımı işgal etmesini şikayet etmek istemiştim. Selçuklu Belediyemiz Zabıta yetkililerinin kafa paslarını unutmadık.

Yanılmıyorsam Ramazan Bayramıydı, bu şikayeti yaptığımız an.

Zabıta ‘beni 10 dakika sonra arayın’ diyor.

Meğer 10 dakika sonra nöbeti bitiyormuş.

Yeni bir Zabıtaya derdimizi anlatıyoruz.

Oda olayı Büyükşehir’e havale ediyor.

Büyükşehir’in santralini arıyoruz.

Akşamları Büyükşehir santralinde kimse olmadığı için derdimizi anlatamıyoruz.

Ayrıca koskoca Büyükşehir santralinin akşamları kapatılmasını anlamıyoruz.

Sonra PES ediyoruz.

Aksayan hususlar düzeltilemiyor.

Bunları niye yazıyorum? Geçmişi niye gündeme getiriyorum?

Ben Uğur İbrahim beyi 2019 Mart yerel seçimlerinde Büyükşehir Belediye Başkanımız olarak görüyorum.

Uğur İbrahim Bey dinlemeye açık…

Böyle giderse Konya’nın çok sorunu hallolur.

Birde biz duyarlı olsak.

Kurallara uysak.

Mesela, Belediyemiz Sarı Taksiler için güzel yerler yaptı.

Ama taksiciler bunu suistimal ediyor.

Çarşıda Eski Sümerbank arkası sarı taksiler kaldırıma araba bırakıp yayaları engelleyerek,

Nalçacıda Perşembe pazarı içindeki sarı taksiler özellikle Perşembe günleri pazarın olduğu gün bütün arabalarıyla kaldırımı ve park yererini işgal eder.

Bunlar cezasız kalmamalı, anlatacak sıkıntı olan çok konu var. İnşallah zamanla bu fırsatı buluruz. Güzel günler dileğiyle…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık