• 18 Kasım 2014, Salı 8:40
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

ŞEHİR MERKEZİNDEKİ AĞAÇLARIN CAN GÜVENLİĞİ YOK!

Konya şehir merkezinden bahsediyorum. Kaldırım yapılır, yol yapılır, otopark yapılır, meydan yapılır olan sizlere olur sevgili ağaçlar.

Siz insanlığa çok şey verirsiniz. Daha ilkokulda iken öğrenmiştik havaya yeşil yapraklarınızla OKSİJEN yani hayat verirsiniz. Erozyona müsait yerlere dikilirseniz erozyonu önlersiniz...

Sizlerin çok olduğu yerlerde sevgili ağaçlar, bulutları çekip yağmur yağdırırsınız.

Meyvesi olanlar daha başka. Onların ilave olarak meyvelerinden istifade ederiz.

Sevgili ağaçlar kurursanız, sizi odun olarak kullanırız. Mangal kömürümüz bile sizden.

İşte sizin bütün bu güzelliklerinize karşı dikildiğiniz yer KONYA şehir merkezi ise yandınız demektir.

Bizim merkez ilçe belediyelerimiz, özellikle BÜYÜKŞEHİR Belediyemiz vallahi sizin yaşınıza başınıza bakmaz keser atar.

Keser atar diye kesip atmayalım. Sizlerden büyük olanlar için bir araca monteli ağaç sökme aparatı var. Vallahi size bir daldı mı küçük köklerinizi falan toprakta bırakır, ona kökünüzle kaldırılıp bir araca yüklenirsiniz. Güya sizi başka yere dikeceklerini falan söylerler ama ben pek inanmıyorum. Muhitinizi, havanızı değiştirip, bu yaşınızla yeniden toprakta yeşereceğinizi zannetmiyorum. Tabii Bu en iyi bilen sizlersiniz.

Mevlana meydanında sevgili ağaçlar atalarınız ulu çamları öyle bir göçerttiler ki... Sizin yüzünüzden Mevlana Türbesi gözükmez olmuş (?)... Sizin yok edince artık Aleaddin tepesinden bakınca Mevlana Türbesi gözükmüyor. Ne büyük zevk değil mi sevgili ağaçlar?

Birde sizin atalarınıza çamur attılar. Neymiş Mevlana meydanındaki atalarınız ulu çamların kökleri, Sultan Selim Camiinin yanlarını, altını bataklık çamur haline getirdiğini söyleyip kendilerine kesim kılıfı hazırladılar. Halbuki Sultan Selim Camiinin oluk sisteminin tam olmadığını, akan yağmur ve kar sularının caminin temeline aktığını kafalarını kaldırsalar görecekler. Aynı şey Mevlana Türbesi içinde geçerli. Türbenin de oluk sistemi tam değil, akan kar ve yağmur suları duvarlara ve temele akıyor.

Bunları sizleri kesmeye kafaya koymuş. Eski Sümer bank’ın ilerisine bir otel ve alışveriş merkezi önüne

Park için yine sizleri katlettiler. Adliye – Aleaddin tramvay hattı çoğu arkadaşlarınızın sonu oldu. Eski adliye binasını yıkıp, bir şehir meydanı yaptılar. Kaç ağacın canına kıydıklarına ben sayamadım. Zemini düzenlerken bazılarınızın kökleri dışarıda kalmıştı. Büyükşehir belediyesine telefon edip etrafınıza toprak yığdırıp bir kaçınızın canını kurtarmıştım. Şimdide yine gördüm Kerkük cad. iş merkezleri bölgesinde orta refüjü düzenliyorlar. Ne kadar yeşil çalı var ağaç var yine sizlere ömür sizi kaldırınca yerinize taş döşemiyorlar mı, Benim çok ağrıma gidiyor. Vallahi birilerinin taş fabrikası var herhalde, size kıyanlar sizin yerinize taş döşüyorlar...

Gerekli, gereksiz sizi katledenler mazeret olarak şehir dışına diktikleri abartılı rakamlarlar kendilerini savunuyorlar...

Şehir nefes alamıyor, egzoz, kötü yakıt şehri bitiriyor. Belediye sizi bitiriyor, bu pislik kirlilikte bizi batırıyor.

Bestekar rahmetli Yusuf NALKESEN sizin için “Gölgesinde mevsimler boyu oturduğumuz” diye çok güzel bir beste yapmıştı. Biz şehir merkezinde sizlerin gölgesini unuttuk... Biz unuttukta ya KUŞLAR...

Dallarınızda güvenle geceleyin cıvıl cıvıl öten kuşlar herhalde bizden daha hüzünlüdür...

Bizim bir şehir olarak sloganımız vardı. Herhalde Büyükşehir Belediyemize aitti bu slogan. Ne diyordu bu “KONYA İÇİNDE YEŞİL DEĞİL, YEŞİL İÇİNDE KONYA” doğru söylemişler, Konya içinde pek yeşil kalmıyor. Konya’nın etrafı yeşilleniyor...

Sevgili ağaçlar sizlerden mezarlıkta olanlar biraz rahat. Ölülerimiz bu yüzden şanslı. Yeşillikler içinde yatıyorlar. Dirilerimizin halini görüyorsunuz. Ha bu arada her tarafa taş döşenince size küçük bir daire içinde sulama alanı bıraktılar. Şems parkı içindeki atalarınız ağaçlar bu taşlamadan nasibini aldığı için, güçleri kalmadı. Kurumaya yön tuttular birileri sizi insan gibi ağzınızın olduğunu ve ağzınızdan Su içeceğini zannediyor herhalde. Taşların altında köklerinizin “Su” diye inlediğini duyar gibiyim.

Vallahi sizin nimetlerinizin kıymetlerini bilemedik. Sevgili ağaç kardeşim sizin odununuz bile bir işe yarıyor. Bizim odunumuz ise bir oka yaramıyor.

Neyse üzülmeyin ahrette cehennemde intikamınızı alırsınız nasıl mı? Tabii ki yakarak.

Yeşil kalın, pardon esen kalın...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık