• 15 Nisan 2014, Salı 0:00
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

Mert*in katilini yakaladık şimdi ne olacak?

 

Kars’ta tecavüze uğrayıp öldürülen Mert’in katil zanlısını yakaladık. Şimdi ne olacak diyorum. Aslında hiçbir şey olmayacak.

İdam cezası varda bu caniyi idam mı edeceğiz? Bağımsız mahkemelerde yargılanacak layık olduğu cezayı alacak diyebilirsiniz. İşte o layık olduğu ceza tartışmaya açılmalıdır. Ağırlaştırılmış müebbet falan gündeme gelecek. Yahu o cani yaşadıkça bu millet yaşayamayacak.

Tutturmuşuz bir Avrupa Birliği normları. Yahu burası Türkiye bizim yasalarımız bize göre olmalıdır.

ABD hala idam cezası kullanıyor. Geçen hafta yıllardır idam bekleyen birini idam ettiler. İşte cezanın caydırıcılığı bu olmalı… ABD demokratik değil mi yani?

ABD vatandaşlarını korumak için her yolu deniyor.

Türkiye ne yaptı? PKK terörüyle boğuşurken İdam Cezasını kaldırdı. Aslında idam cezası Turgut ÖZAL döneminde yasal olmadan kaldırıldı. 1984 den beri bu ülkede kimse idam edilmedi. Özal döneminde mecliste onanması gereken bağımsız mahkemelerin verdiği hiçbir idam cezası onanmamış. Yani bu durum terör suçu dâhil bütün suçlular için caydırıcılığı ortadan kaldırılmıştır.

Bana sorarsanız mahkemelerin verdiği idamı onamayan yani mevcut yasaları uygulamayan Meclisteki vekiller suçludur. Tabi o dönemleri için bahsediyorum. Meclis böyle yaparsa devlet otoritesini nasıl sağlayacaktır?

Ha! Şunu da söyleyebilirsiniz. 12 Eylül 1980 de İhtilal ile suçsuzlarda, yaşı küçüklerde asıldı diyebilirsiniz. Ama yine söylüyorum ihtilal, darbe dönemlerinde her şeyle karşılaştırabilirsiniz.

İşte Mısır örneği… Darbe mahkemeleri birden 530 kişiye idam kararı verdiler.

İşin gerçeği şu! Bizim gibi ülkelerde yani dünyada eşine rastlanmayan suçların işlendiği ülkelerde, ceza yasalarınız çok ağır olmalı. İdam da olmalı. İdam aslında 1999 koalisyon hükümeti zamanında savaş suçları hariç kaldırılmıştı. 2004 de de AK Parti hükümetince idam yasası tamamen kaldırıldı.

Bizim ülkede ihaleye fesat karıştıran, darbeye teşebbüs edilenlere verilen cezalarla, başkasının canına kıyan toplu insan öldürenlerin cezaları arasındaki farkı görünce gülersiniz. Cinayet işleyen birkaç kişiyi acımadan öldüren caniler belirli bir yıl sonra tekrar topluma katılırken, ihaleye fesat karıştıranlar falan ölene kadar hapiste!

Mevcut yasalarla KAN DAVASI önlenebilir mi? Kesinlikle hayır. Adam cinayet işliyor 5-10 yıl çıkıyor hapisten. Sonra başkaları onu öldürüyor.

İnsan canı bizim ülkemiz de çok ucuz.

Yasalarımız katillerden canilerden yana. Bu kadar az ceza insanları suça teşvik eder.

Anlayamadığım bir şey daha var. Çeşitli suçlardan 50 hatta 100 sabıkası olanlar bu toplumda nasıl dolaşır? Adeta suç makinesi haline gelenler, başkalarının canına ve malına kastedeceği kesin olanlar toplum içinde elini kolunu sallıyorsa yazık bu devlete.

Birde psikolojik rahatsızlığı olup yasalara göre CEZA EHLİYETİ olmayan tedaviye muhtaç ruh hastaları var. Onlarda toplumda elini kolunu sağlayıp dolaşıyor. Sonra bu hastalar bir katliam yaptı mı efendim psikolojik rahatsızlığı var diyoruz. Hekimlerin vereceği kararlarla bu tehlikeli hastalar toplumdan soyutlanamaz mı?

Her gün sayıları artıran mahkemeler, savcılar hakimler, adliyene binaları toplumun nasıl bir suç potansiyeli yüksek toplum olduğu konusunda size bir bilgi vermiyor mu? Tabi söylemek istediğim Türkiye’yi idare edenlere. Avukatlık eskisinin bakkal dükkânı gibi.

Bu kadar suçun işlendiği toplumda polisimizin yaptığı işte, suçun önlenmesi veya caydırıcılık değil suçu işleyen faili yakalamak. Ceza yasalarımız yeterli değilse suçluyu yakalarsanız ne olacak?

Polisin yetkileri arttırılmalı. Cebinde bıçak belinde tabanca olan çakal takımında bu ülke temizlenmeli.

Sonuç! Ey bu ülkeyi idare edenler, siyasiler. Bırakın Anayasa değişikliğini falan. Ceza yasalarını değiştirin. Bu ülkenin namuslu vatandaşlarının MAL ve CAN güvenliğini koruyun. Şu anda ülkenin en büyük problemi bu. Sizleri göreve çağırıyorum.

Kalın sağlıcakla          


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık