• 02 Temmuz 2020, Perşembe 8:43
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

Emre Belezoğlu ve İsmet Karababa BİR KÖTÜ, BİR İYİ ÖRNEK…

“Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim” diyor Mustafa Kemal ATATÜRK…

Eskiden bu veciz söz kapalı spor salonlarının baş köşesini süslerdi. Epeydir maça gitmediğim için, şimdilerde bu söz var mı? Yok mu? Bilmiyorum.

Kötü örnekten başlayalım. Hemen ilave edelim, biz yazdık ama kötüden örnek olmaz.

Geçtiğimiz hafta maçlar oynanıyor. F.Bahçe- Yeni Malatya… Emre Belezoğlu ile Gökhan Töre kafa topuna çıkıyorlar. Temiz çıkıp temiz iniyorlar. Yere inen Emre, yüzünü tutup yerde dolanıyor. Hakeme bir darbe almış hissi veriyor. Yeni yetme hakem Ali Şansalan Gökhan TÖRE’ye  ikinci sarıyı gösterip, kırmızıdan atıyor. Gökhan, Emre ağabeyinin yanına gidiyor ama nafile. Şunu hemen belirteyim Gökhan kendisine haksız gösterilen karta sebep olan Emre Ağabeyi olunca ses çıkarmıyor. Gökhan yapısında bir oyuncu başka biri buna sebep olsa kıyameti koparır.

Düşmemek için mücadele eden, Malatya89’uncu dakikaya kadar 2-1 galipken son dakikalarda yediği gollerle 3-2 yeniliyor. Uzun süre 10 kişi oynayan Malatya maçı kaybediyor ve önünde ki maçta Gökhan oynayamayacak.

Olayın farkına varan, yaptığı işin ahlaksız bir iş, emek hırsızlığı, kul hakkı olduğunu anlayan Emre her zamanki gibi, şakşakçılarıyla beraber, aklanma kampanyasına başlıyor.

İlk olarak Emre TRT sporda canlı yayındayken Ersin DÜZEN kardeşini arıyor. Efendim hava topunda, topun burnuna geldiğini v.s. söyleyip, onun için yerde yuvarlandığını söylüyor. Gökhan’ı falan görmedim diyor. Doğru değil demeyeceğim, hakkını vereceğim YALAN söylüyor. Hem de 80 milyona söylüyor. Sonra devam ediyor. Efendim Gökhan bana faul yapmadı diyor. Dedi mi demedi mi bilen yok Adam atılmış. Olan olmuş, sen utanmadan kendini aklamaya çalışıyorsun.

Ozan TUFAN başka bir kanalda programa çıkıp Emre Ağabeyine övgüler düzüyor. Aynı yolun yolcusu. Onunda yaptıklarını yazarım konu o değil.

Aynı Emre, ilk yarıda ki Denizli-FB maçında Denizli bekine faul yapıp, topu alıyor pozisyon gol oluyor. Bu olaya da çıt yok.

Emre saha kenarında, hakeme alenen küfür ediyor. Çıt yok.

Emre yedekler arasında kulübede, kırmızı görüp tribüne gidiyor. Emre saha kenarında Volkan DEMİREL’le telefonda görüşüp, takıma taktik veriyor güya. Takımın başında iyi kötü bir teknik direktör var. Ama onlar bu spor adamına hiç değer vermeyip kendini öne çıkarmış.

Huylu huyundan vazgeçmez. Emre’nin yaptıklarını hiçbir ahlaki kalıba sığdıramazsınız. TRT Sporda bu sefer Ersin DÜZEN (Program Yapımcısı) Federasyonun Gökhan TÖRE’yi haksızlıktan dolayı affetmesini söylüyor.

Anlaşılan o ki, Emre BELEZOĞLU’nu bir gizli el sürekli koruyor veya arkasını dayadığı bir güç var. Emre’nin daha başka olayları da var. Ama konu spor. Bu arkadaş bütün bunları yapıp, kazandığı parayı nasıl yiyecek. Alnını secdeye koyarken, ne yaptığını bilip, secdeye mi vuracak?

Emre’yi aklamaya çalışanlarında ahlaki bir kalıba oturtulması mümkün değil.

Bu hafta GS den Ömer Bayram’da benzer şey yaptı. BJK’li Burak’a da söyleyecek çok şey var.

Bakın size bir insan örneği sunacağım. Doğru düşünmeyenlere, yanlışı savunanlara kapak olsun.

İsmet KARABABA, İsmet KARABABA, İsmet KARABABA

Yıl 1982 Aralık ayı. Derbentspor-Çumraspor maçı var. Hakem Sabri DEMİR. Maçın özelliği yenilen takım küme düşüyor. Bir amatör küme maçı. Dakika 43. Çumraspor atağında top Derbentspor kale çizgisini geçti mi geçmedi mi? Tartışma var. Derbentspor kalesinde İsmet KARABABA var. Hakem Sabri DEMİR, sonunda tartışmayı bitirmek için, durun kaleci İsmet’e soralım der. İsmete sorarlar, bu yiğit insan, bu Allah’tan korkan insan, evet hocam gol. Ben topu içerden çıkardım der.

Şimdi sıkı durun, İsmet KARABABA’nın beyanıyla, gol verilir ve Çumraspor 1-0 öne geçer ve maç böyle biter. İsmet KARABABA’nın takımı Derbentspor küme düşer. Evet İsmet KARABABA birileri gibi yalan söylese, gol değil dese, her şey çok farklı olacak.

Hakem Sabri DEMİR olayı rapor eder kaleci İsmet’in beyanına yer verir.

Bu olay dilden dile dolaşır, çeşitli yerlerde yer alır ve sonunda 1988 yılında komite, “Dünya Fair Play” ödülünü İsmet KARABABA’ya verir. Bu kadar düzgünlük, vallahi gözlerimde yaş var.

Ben İsmet KARABABA’yı hiç tanımam. Rabbim nasıl bir düzgünlük vermiş.

Öyle 2-0 veya farklı galipken, bu kararı çoğunuz verirsiniz bende veririm. Ama sizin beyanınızla takımınız küme düşüyor…

Bu ne yürektir İsmet KARABABA. Bu ne yiğitliktir İsmet KARABABA. Allah senden razı olsun.

Konya bana göre, her zaman ki gibi   kendi çocuğuna vefasızlık örneği vermiştir. Yeterince dillendirilmemiştir.

Şimdilerde Fair Play Ödülüyle ilgili, İsmet KRABABA’nın hayatı kitap olur.

Kitabı henüz elde edemedim. Kitabı düzenleyen ve onun sayesinde İsmet KARABABA’yı gıyabında tanıdığım Muhammet VURAL öğretmenime de teşekkürü borç bilirim.

Ne olur Belediyelerimiz bu kitabı bütün Türkiye’ye, spor kulüplerimize göndersinler.

Emre BELEZOĞLU gibilerine ismen göndersinler.

Bir Konya’lı olarak Dünyaya centilmenliğimizi gösterip, Dünya Fair Play ödülü alan İsmet KARABABA’nın önünde saygı ile eğilirim.

Eminim doğruluktan şaşmayan Hz. Mevlana’nın aziz ruhu da çok memnun olmuştur.

İsmet Hocama sağlıklı, mutlu nice güzel ömürler diliyorum. Sağolsun varolsun. Sizlerde kalın sağlıcakla.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık