• 04 Eylül 2015, Cuma 0:00
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

CUMA GÜNÜ, CUMA NAMAZI TATİLİ?

Şükürler olsun. Bugünleri de gördük. Yıllardır ferdi olarak verdiğim bir mücadele idi Cuma namazı tatili… Ve hep şunu söylemiştim. Cuma günü Cuma namazını içine alıp, Müslümanların rahatça Cuma namazını kılabilecek iki saatlik bir tatil. İsteyen namazına gitsin isteyen okey oynamaya, ama verin o iki saatlik tatili.

Mesleğim icabı bu konuda çok muzdarip oldum. Bu iki saatlik Resmi Tatilin anlamı şu! Ey müdürüm, amirim, üstüm, komutanım, artık haftada bir Cuma günleri sadece Cumatle kılınabilen Cuma namazı için sizden izin anlam zorunda kalmayacağım.

Bu memleket neler gördü. Amiriniz namaz kılıyor. Onun gözüne girip, iyi sicil almak için paçaları sıvayıp, amirinizin önünden geçiyorsunuz. Amiriniz sizi fark ediyor; ‘vay bizim Mehmet namaz kılıyor’ diyor. Mehmet olarak ciğeriniz beş para etmiyor ama, amiriniz sırf namaz kıldığınız için sizi haksız bir şekilde ŞEF’lik teklif ediyor. Siz Mehmet olarak kimin gözlerinize gireceğinizi şaşırdınız. Hepimiz biliriz ki biz yaradanın gözüne girmeliyiz. Ama siz kulun gözüne girmeyi yeğlediniz gösterdiğiniz reklamlı ibadetle….

Amiriniz namaz kılmıyor, kılandan da nefret ediyor. Mecburen Cuma namazı saati öğle tatiline denk gelmediği için, amirinizden sadece Cuma namazı için izin istiyorsunuz. Aslında siz ibadetinizi gizli yapıyorsunuz ama sadece Cuma namazı için ciğeri beş para etmeyen amirinizden dini vecibenizi yerine getirmek için izin istiyorsunuz. İstemeyerek de olsa ibadetinizi inancınızı ifşa ediyorsunuz. Amiriniz belki size izin verip arkanızdan kuyunuzu kazıyor. Hak ettiğiniz mevki ve makama gelmenizi engelliyor. Yada hamasi bir konuşmayla inançla ibadetle alakası olmayan amiriniz işin namazdan daha önemli olduğunu söyleyip size izin vermiyor. Ve yine arkanızdan kuyunuzu kazıyor. Amiri gibi dinle, imanla, inançla alakası olmayan bir çalışan sırf namaz kılmadığı, dinden uzak olduğu için taltif görüp hak etmediği makamlara ulaşıyor.

Gelelim başka bir örneğe . Bir memur düşünün, beş vakit namazında. Öğle tatilinde öğle namazını kılabilecekken kılmıyor, mesai saatinde kılıp, çalışmaktan kaytarıyor. İkindi namazını mesai bitiminde evinde kılabilecekken yine ruhsuzca mesaiden kaytarıp işyerinde kılıyor… Sonra da aldığı maaşı helal diye hem kendi yiyor, hem de çoluğuna çocuğuna yediriyor. Ey Müslüman kardeşim, ibadet yürek ister meşakkat ister, bilinçli ol… Yeri gelmişken, hiçbir hastalığı yokken, tanıdık bir doktor bulun RAPOR alıp aylarca işe gitmeyenler, aldıkları maaşın haramlığı konusunda hiç tereddüde düşüp kendilerini kandırmasınlar…

Kimse yaptığı ibadetin ecrini kaçırmasın. Kimse ibadet etmiyorsa edenin işine karışmasın..

Malum söylemeyi unuttuk: Cuma namazı tatili yani iki saatlik tatil, Hükümetle-Memur Konfederasyonları arasındaki görüşmelerde karara bağlandı. Dedim ya bu konuda epeyce mücadele verdim. Garip halimle boyuma, posuma, rütbeme bakmadan sağa sola yazdım bu tatil için. 90’lı yıllarda tam yılını hatırlamıyorum. CHP’li Hikmet ÇETİN yanılmıyorsam Başbakan Yardımcısı Cuma namazı tatili için açıklama yaptı: Anayasada din ve vicdan ibadet hürriyetinden bahsedip ayrıca bir tatile gerek olmadığını söylemişti.  Yüreğim cız etmişti.

Cuma namazı tatili resmileşince, din düşmanları seslerini çıkarmaya başladı. Dinle imanla alakası olmayan gazeteci bir YAVŞAK; (yavşak bit yavrusudur, hakaret içermez) ‘İran’da bile toplu namaz kılınmıyor’ diyerek iki saatlik tatile itiraz ediyor. Sana ne ulan (Yargıtay içtihadıyla ulan kelimesi hakaret içermez) Benim ibadetimden. Sen namaz kılmıyor oruç tutmuyorsun, dinden imandan bi habersin, sana karışan var mı ki, sen benim ibadetime karışıyorsun… Ha sıkıştın mı nüfus kağıdındaki iraden dışında yazılmış İSLAM kelimesine sığınıp; ‘bizde Müslümanız’ diyorsun. Hadi oradan ulan aslında başka şeyler söyleyeceğim ama hakaret ve küfür içerdiği için söyleyemiyor, yazamıyorum…

Yüzde 92’si Müslüman olan bu ülkede inanç konusunda değil ama ibadet konusunda çok sıkıntılar çektim. Asker olmam sebebiyle özellikle Cuma namazları sıkıntı oldu. 70’li-80’li yıllarda Cuma günleri bir yolunu bulup, resmi elbisemizle Cuma namazı kılardık. Postal içinde ayaklarımız koktuğu için masamda temiz çorap ve pudra bulundururdum. Mescide geç kalmamak için Cuma namazı çıkışında verdiğim mücadeleyi bir ben bir Allah bilir. Hele hoca hutbeyi uzun tuttu mu Allah bilir işe gecikeceğim diye endişelerim artardı. 90’lı yıllarda inanılmaz bir şeyle karşılaştık. Gelen emirle resmi elbiseyle namaz kılmak yasaklandı. Acaba birileri silahlı kuvvetleri mensubu namaz kılarken görmek istemiyor muydu? Şehit ve asker cenazelerinde Sb. Asb.’ın neden Camiye girip vakit namazı kılmadığını, cenaze namazını beklediğini şimdi anladınız mı? Emekli olalı epey oldu.  Herhalde resmi elbise ile namaz kılma yasağı kalkmıştır. Ordu Evlerinde MESCİT olmasının laiklikle ne alakası var? Sen kılmıyorsan mescide uğramazsın.

Ey gazeteci Derya SAZAK, ağlasan da, inlesen de, insanlar hiç kimseden izin almadan ibadetlerini özgür bir biçimde yaşayacaklar. Sen çatla, patla istediğiniz yaz. Ne mutlu bu günleri de gördük. Şükürler olsun RABBİM…

Tüm Müslümanları, Cuma namazı tatilinde namaz kılanlardan eylesin, okey oynayanlardan değil.

Esen kalın…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık