• 27 Şubat 2020, Perşembe 8:32
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

BU VİRÜSE DİKKAT!!!

Korona virüsünden bahsedeceğim. 2020 yılının ilk aylarında âdeta dünyaya meydan okuyan bir virüs.

Çin’ de başlayan virüs ve salgını yayılmaya, ülkelere sirayet etmeye başladı.

Çin bazı bölgelerini karantina altına aldı. Ölü sayısı 3000 lere dayandı. Virüsü bulan Çinli doktorda maalesef vefat etti. Hasta sayısı ve ölü sayısı alınan tedbirlerle azalıyor.

Virüs Fıransa’ya  sıçradı, ardından İtalya’ya. İtalya da biraz genişledi. 90 civarında vaka ve 15 civarında ölüm…

Sonra Avusturya’ya. Avusturya hemen tedbir aldı. Virüsün görüldüğü oteli hemen karantina altına aldı.

İran’a sıçradı. İran’da da bu virüs ölümlere sebep oldu. Ancak sıkı durun, bir İslam ülkesi olan İran’dan bu konuda sayı ve ölü sayısı konusunda yeterli bilgi akışı gelmiyor. Bildiğimiz şey yeni yeni İran tedbir almaya başladığı şeklinde. 7 eyaletinde sokağa çıkma yasağı ilan etmiş.

Bir İslam ülkesinin, böylesine tehlikeli bir virüs konusunda, insanlıkla gerçek paylaşımda bulunmaması kime zarar verir siz düşünün.

 Güney Kore bile an be an dünya ile bu virüse yakalananlarla ilgili paylaşım yapıyor.

Konu ile ilgili Prof. Dr. Önder ERGÖNÜL ’ün açıklamalarını bir TV kanalında izledim. Hastalığın çocuklara (on yaş altı) pek dokunmadığını dokunsa bile ölümcül olmadığını, Çinli meslektaşlarının açıklamalarının bu yönde olduğunu ifade ettiler. On yaş ve altı hastalık oranı yüzde bir, yirmi yaş ve altı hastalık oranı ise toplam yüzde iki civarında. Yirmi yaş ve altında ölüm yok. Virüs orta yaş ve yaşlıları vuruyor, ölümcül oluyor. En büyük tedbir, bağışıklık sistemini güçlü kılmak, hijyen kurallarına uymak.

Hastalar maske takabilir, hasta olmayanların maske takmasına gerek yok denildi.

Aşı henüz bulunamadı. Bulunması için süre 12-18 ay olarak belirlenmiş. Yani şuanda aşıdan ümidinizi kesin.

İlaç üzerinde çalışmalar yoğunlaşmış. İnşallah kısa sürede bir çözüm bulunur.

Şu anda yapılacak en önemli şey hastalığın yayılmasını önleyici tedbirlerin alınması. Ülkeler sınırlarda ve içerde tedbirler alıyorlar. İtalya bu hafta oynanacak 6 lig maçını seyircisiz oynamaya karar verdi. Avrupa’nın 7 ülkesinin sağlık bakanı bir araya gelip, sınırların şimdilik kapatılmaması kararı aldı.

Gelelim Türkiye’ye. Virüsün Türkiye’ye ziyareti an meselesi.

Sağlık Bakanımız Fahrettin KOCA’ nın açıklamalarıyla Türkiye’de henüz korona vakası yok.

81 ilde bu virüsle ilgili, hastanelerde bölümler oluşturulup ekipler hazırlanmış.

Suriye sınırı, İran sınırı, Irak sınırı gözümün önüne geliyor. Hani tabiri caizse virüs, yol geçen hanına benzeyen bu sınırlardan rahat geçer. Virüsün beyni olsa Türkiye’ye kaçak yollardan, bu sınırlardan girer.

Havaalanlarında insan vücudu ısısını ölçen cihazlarla kontrol yapılıyor. Ateşi yüksek olanlar tespit edilip ayrılıyor.

İran’daki hadiseden sonra bu sınırda da virüsle ilgili tedbirler yoğunlaştı.

Ama Irak ve Suriye sınırı Allaha emanet.

Gelelim Konya’ya. Konya Sağlık İl Müdürlüğü bakımından şanslı. Başında Prof. Dr. Mehmet KOÇ var. Meram Araştırma Hastanesinin bir bölümü bu virüs için ayrılmış ekipler hazır.

Güney Kore’den gelen bir vatandaş yüksek ateş ve boğaz ağrısı şikayetiyle Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesine müracaat ediyor.

Hastanede bir telaş, hastayı karantinaya almak için girişimler başlatılıyor. Hasta korkuyor, nüfus cüzdanımı alayım bahanesiyle hastaneden kaçıyor.

Hastane yetkilileri polise haber veriyor. Polis hastayı bulup, Meram Araştırma Hastanesine getirip, karantinaya alınmasını sağlıyor. Hasta inşallah pozitif olgu taşımıyordur. Zira hastayla temas eden herkes ve de polisler virüs bulaşmasına adaydır.

Bu arada olayı sosyal medyadan paylaşan, internet gazeteciliği yapanlar, adeta yoz kafalılarca hedef alınıyor.

Niye böyle yazarsınız canım? Ortada fol yok yumurta yok gibisinden vatandaşları uyaran bu insanları adeta “Hain” likle suçluyorlar. Onların derdi başka. Onların derdi siyaset… Kafasını kiraya veren bu insanlar hakaret üstüne hakaret edip uyarıları, alınacak tedbirleri sulandırıyorlar.

Haa… Bu arada virüs sıcakta pek yaşamıyor. 25 derecenin üstünde bir ısıda barınamıyor. Bahara erişip yazı görünce bu virüsün de ortadan kalkacağı düşünülüyor.

Bu arada malum ülkemiz kuş gribi, domuz gribi gibi salgın virüsleri yaşamış ve bunlarla mücadele etmişti. Az da olsa can kayıpları yaşanmıştı.

Bu griplerin yayılmaması için toplu halde bulunan yerlere gidilmemesi, kalabalık ortamda bulunulmaması tavsiyesinde bulunulmuştu. Aynı şey korona için de geçerli. Domuz ve kuş gribi sırasında yüzbinlerce kanatlı hayvan itlaf edilmişti.

Bu arada toplu taşıma araçları içine levhalar konulup, araçların sık sık dezenfekte edildiği, tarih tarih yazılmıştı.

Şimdi bu tedbirlerden eser yok. Genelde ulaşım olarak dolmuşları kullanırım, temizlik açısından evlere şenlik.

Camiye gidiyorsunuz, özellikle cemaatle kılınması farz olan Cuma namazlarında, grip olup aksıran tedbirsiz olan bir sürü cemaat var. Bütün cemaat bu insanlar yüzünden risk altında. Hastaysanız camiye gitmeyeceksiniz.

 Fadime domuz gribi olmuş. Epey bir hastanede yatıp, evine dönmüş. Fadime’nin kocası Temel çarşıda dolaşırken, karşısına arkadaşı İdris gelmiş ve Fadime’nin sağlık durumunu sormuş. Temelin cevabı Fadime’nin gribi geçti de, domuzluğu devam ediyor demiş.

Şaka bir yana çok iyi tedbir alınacak süreçten geçiyoruz. Kalın sağlıcakla.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık