• 26 Mart 2020, Perşembe 8:59
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

BU VİRÜS DEVAM EDECEĞE BENZİYOR…

Dünyayı saran virüs yayılmaya ve can almaya devam ediyor. Ülkeler yeni yeni tedbirler alıyor. Bazı ülkelerde yayılma hızı düşüyor.

Çin olayı çözmüş gibi. Çin’de ilk virüs çıktığında devletler ki birkaç devlet dışında Çin’e yardım etmediler. Âdete Çin kaderiyle baş başa kaldı.

Bugün gelinen noktada ÇİN deneyimlerini, ekipmanlarını, ilaçlarını ve de doktorlarını, büyük sıkıntı yaşayan ülkelerle paylaşıp insanlık dersi veriyor.

Virüsün ne zaman sonlanacağını bilen yok. Allah biliyor. İnşallah en kısa sürede virüs sonlanır dünya rahat bir nefes alır. Ancak bazı ülkelerin ve de onların vatandaşlarının umursamaz tavrı süreç uzamasında en büyük etken.

İŞİN CİDDİYETİ…

Sosyal medyada bazı paylaşımlar insana PES dedirtiyor. Şaka yapıyorum diye yaşlıların onuruyla oynayan, bir kısım adi genç nesil türedi.

Kimi bir yaşlıya zorla maske taktırıp, kafasına kolonya döküyor.

Kimi Polis rollerine girip, yaşlılarla dalga geçiyor.

Kimi arabasının üzerine bir tabut atmış, birde uyarıcı yazı yazmış dolaşıyor.

Velhasıl genç neslin bir kısmı ciddiyetten çok uzak. Ne diyelim rabbim akıl fikir versin…

GENEL BİR SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI OLURMU?

Bence olmaz. Olursa büyük sıkıntı olur. Evdeki insanların, bu kadar kalabalığın iaşesi nasıl olur?

Devletin yapacağı en baştaki işlerden biri de tarımı teşvik etmek. Yeni ekili alanlar yaratmak. Aynı şekilde hayvancılığı teşvik etmek, desteklemek olacaktır.

Gıda önemi bir kez daha anlaşıldı. Dünya midesinin üzerinde yürüyor.

Türkiye’de 6 milyona yakın insan sokak satıcısı. Sokağa çıkan insan sayısının azalmasıyla bunlar işsiz durumuna düşecek. Nasıl geçinecekler? Ne yiyip ne içecekler.

Tanıdığım bir dostum Ayakkabı Boyacılığı yapıp evini geçindiriyordu. Şimdi ne olacak? Kimse ayakkabısını boyatmıyor. Zaten sokaktaki insan sayısı belli.

İşte bu noktada devlete büyük görev düşüyor. Bu gariban vatandaşlara öncelikli devlet sahip çıkacak. Çıkmak zorunda.

İnşallah genel bir sokağa çıkma yasağıyla karşılaşmayız.

EĞİTİM DE DURUM NASIL?

Baştan fikrimi söyledim. Eğitim ertelenmelidir. İnternet üzerinden eğitim başarısı tartışılır. Bu konuda biz sadece Milli Eğitim Bakanımızı sık sık ekranda görürüz.

Bu ruh haliyle, karamsar tablo ile bu çocuklar nasıl ekran başına geçip ders dinleyecek?

Çoğu aile çocuklarını alıp köyüne gitti.

Velhasıl teoride hoş gibi gelen ve de çok başarılı olacakmış gibi anlatılan bu sistemin, övgüden öteye gitmeyeceğini ve başarı oranının düşük olacağına inanıyorum.

DİYANET NE ALEMDE…

Bazı kanallar, hele hele can konusuysa, veballidir. Umreye gitme konusunda Diyanetimizin gevşek davrandığını, ilk gelen yani karantinaya alınmayan umrecilerin sıkıntı yarattığını düşünüyorum.

Konunun tekrarı gibi olacak ama Diyanet son kafileyi umre için göndermeyecekti. Tabii onlar da durumun bu denli kötüleşeceğini düşünemediler galiba.

Diyanetin yatsı namazından sonra, camilerde hoparlörlerle, dua edilmesini ve insanların duaya davet edilmesini destekliyorum.

Bir musibet başımızda. Bundan kurtulmak için ilimi ve bilimi kullanmak gerekir. Evet, ama duaya da çok ihtiyacımız var. İnanan insanların duadan da vaz geçmeyeceğini düşünüyorum.

Bazı hoca görünümlü insanların abuk-subuk konuşmaları bizi duadan alıkoymamalıdır.

Yine sosyal medyada, akılları fikirleri inanç ve iman düşmanlığı olanların, adeta inancımızla alay eden paylaşımları, kabul edilemez.

SONUÇ: İçinde bulunduğumuz duruma üzülmemek mümkün değil. Bazıları ihanet içindeler. İki buçuk liraya aldığım maskeye eczane şimdi altı lira diyor. Kim fırsatçılık yapıyorsa lanet olsun.

İnanıyorum bu durumdan Allah’ın izniyle kurtulacağız. Biraz daha tedbir.

Kalın sağlıcakla.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık