• 14 Temmuz 2016, Perşembe 8:42
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

BU KADARIDA FAZLA

Suriyeliler İçin Yapılanlar…

 

Suriyelilerin vatandaşlığa alınmasını, ülkemin her tarafından tepki geldi. Muhalefetin eline de koz verildi..

Sonra söylem değişti, ilk etapta 30-40 bin kişi vatandaşlığa alınacak, sonra bu sayı 300 bin ile sınırlandırılacak.

Savaştan, ölümden kaçarak yurdumuza gelen Suriyeli kardeşlerimize kalemimle ilk sahip çıkanlardanım.

Konteynır kentler kurulmasını, Suriyelilerin yurt içine disiplinsiz, gelişi güzel yayılmasının önlenmesini söyledim.

Zira Suriyeli kardeşlerimiz farklı kültüre sahip. Bizimle yaşamaları için eğitim, hele DİL eğitimi şart idi.

Belediyeler, hatta valilikler konuyu angarya gördüler.

Ve Türkiye’nin asayişinin bozulmasına Suriyeliler büyük katkı vermeye başladılar. Polis adeta bizleri bıraktı onlarla ilgileniyor.

Yahu gelen Suriyeliler daha trafik ışığını, trafiği bilmiyor. Altlarına bir motosiklet aldılar mı, 3-4 kişi biniyor. Yol ters düz fark etmiyor. Çok gürültülü konuşup, olay çıkarıyorlar. Genelde gençleri 3-4 kişilik guruplar halinde geziyorlar ve yaptıkları davranışlarla etrafı rahatsız ediyorlar.

Suriyeli çocuklar 6-10 yaş gurubu, parklarda ailelerinden uzak gelişi güzel yaşıyorlar.  Ailelerin çocuk sahipliği yok..

Konya trafiğine biz zor uymaya çalışırken birde işe Suriyeliler girdi.

Allah rızası için Konya Emniyeti Suriyelilerin karıştığı ASAYIŞ olaylarını açıklasın.

Konya esnafı da sigortasız ucuz işçi bulduğu için sesini çıkarmıyor. Suriyelilere yardım ayaklarına kendi kasalarına yardım ediyorlar. Haaa! Gerçekten yardım için çalıştıranları bu guruptan ayıralım.

Bakıyorum Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde evde bomba yaparken patlama oluyor. İki Suriyeli ölüyor. İşimiz gücümüz yok, bu ölen Suriyeliler hangi örgüte bağlı diye araştırıyoruz.

Suriye sınırı yol geçen hanına dönmüş. 9 Haziran 2016’da Suriye sınırını yasak bölgeden geçen 14 kişi yakalanıyor. Bunlar PYD ve PKK’lı. Ey devletim vursana bu itleri. Bunlar geçişin kapılardan yapılacağını bilmiyor mu? Yayınla bir talimat. Gümrük ve kapıları dışında geçmeye çalışan herkes etkisiz hale getirilecek de ve bunu da gerçekleştir. Vallahi git gide bu ülkede TESADÜFEN yaşıyor hale geleceğiz.

Adana’da Suriyeli koca karısını bıçaklayarak öldürüyor. Koca da bizim kocalardan esinlenmiş herhalde.

Yok Suriyeli işçi iskeleden düştü öldü. Yok Suriyeli aile sobadan zehirlendi öldü. Allah’tan şimdi yaz ayları. Soba, katalitik yok. Kışın başlayacak gene bu zehirlenmeler. Yahu çadır yanıyor, çoluk çocuk ölüyor.

Son olay BEYŞEHİR’de köpeğe ayaklarıyla vuran 4 Suriyeli genç kendisini ikaz eden vatandaşımızı katlediyorlar. Su içtikleri kaba ediyorlar.

Beyşehirliler ayaklanıyor. Olayları biliyorsunuz. Ülkelerinde asayiş, trafik, toplumsal yaşamayı bilmeyen eğitimsiz Suriyeliler ülkemizde çakal gibi 3-4 kişilik guruplarla dolaşıp, olay çıkarıp olay yaratıyorlar. Peki ne olacak şimdi… Beyşehir halkı rahatsız edilince rahat duracak mı?

Size Suriyelilerin ilk geldiklerinde testi kırılmaması için yapmamız gerekenleri söyledik. Dinlemediniz. Gelen Suriyelileri bir yerlere yerleştirip, karınlarını doyurmayı meziyet saydınız. Göstermelik, numunelik kurslar açıp kendinizi kurtardığınızı zannettiniz.

Şimdide vatandaşlık vereceğiz öyle mi?

Beyler savaş ne zaman biter bilmem ama herkes o zaman evine…

1960’lı yıllarda Türk’lerin Almanya’ya gidip orada kendi gelenek ve göreneklerini dayatıp, Almanya’da bir Türk düşmanlığı yarattığı gibi maalesef Suriyelilerde aynı işi yapıp, Türkiye’de bir Suriyeli düşmanlığı yaratmak üzereler.

Devlet bu konuya el atmalı.

Belediye ve valilikler, emniyet daha etkin rol oynamalı.

Bu arada aklıma gelmişken, Valimiz ve Emniyet Müdürümüz, en az ayda bir Konyalıların karşısına çıkmalı. Şehrin asayişi ve sorunları ile ilgili bilgi vermelidir. Aksi halde olaylar karşısında eleştirdik mi hiç seslerini çıkarmamalıdır. Konya’yı yönetenlerin bu kadar sessizliği fazla…

Gelelim asıl konuya. Yani Suriyelilerin vatandaşlığa alınmasına… Beyler biraz aklınızı başınıza alın. Zor durumdaki insanlarla ekmeğimizi paylaştık. Paylaşmaya devam edeceğiz. Buna rağmen Suriyelileri dilencilikten kurtaramadık. Cuma günleri cami önleri, hele hele meram yaka pazarı, ki Çarşamba kuruluyor Suriyeli dilenciden geçilmiyor.

Efendim vatandaşlığa alınanlar kalifiye olacakmış. Öncelik doktor, mühendis ve benzeri kişiler vatandaşlığa alınacakmış. Peki kalifiye olmayanın günahı ne? Karpuz mu seçiyoruz.

Ülkemizde üniversiteyi bitirip işsiz olan gençlerimize ne diyeceğiz. Meslekleriyle ilgili iş bulamayıp okudukları halde garip garip işlerde çalışan bu ülkenin insanı ne olacak.

Kamu oyundan Suriyelileri vatandaşlığa alma konusunda gelen tepkiler üzerine Siyasi İktidar vatandaşları aydınlatmak, tepkileri azaltmak için guruplar kuracakmış.

Hiç zahmet etmeyin. Biz aydınlıktayız. Siz kendinizi karanlıktan kurtarın. Ekmeğimizi paylaşırız ama vatanımızı paylaşmayız. Tekrar söylüyorum savaş biter bitmez herkes yurduna… Siz vatandaşa sordunuz mu? Aklınıza geleni uygulamaya koyuyorsunuz. Bu vatan da vatandaşlık ta bizim. Dönün bu yanlıştan sonu kötü olacak…

Aynı yanlışı seçme ve seçilme yaşında da yaptınız. 18 yaşındaki çocuğa seçme hakkı verip siyasete soktunuz, sonrada bunun seçme hakkı var niye seçilme hakkı yok deyip ülkeyi rüştünü ispat etmemiş çoluk çocuğun eline bırakmaya kalktınız. Sonra liselerdeki gezi yandaşlarının olaylarına tepki verdiniz. Çocuklara siyasi tohumları siz ektiniz, sonucuna katlanıp hiç sesinizi çıkarmayacaksınız…

Ama Suriyelilere vatandaşlık vermek hangi akla hizmet anlamıyorum.

Cumhurbaşkanımız NATO toplantısından dönerken uçakta açıklama yapıyor. Suriyeli doktor, mühendis, avukat vb. mesleklerden istifade edip bu Suriyelilere vatandaşlık hakkı verebiliriz diyor. Biraz daha ileriye gidip TOKİ’nin boş evlerine bunları yerleştirebileceklerini söylüyor. Herhalde Cumhurbaşkanımız Türk vatandaşlarını çok zengin zannediyor.

Beni üzen uçaktaki o kadar gazeteciden biride çıkıp itiraz etmiyor. Belki de itiraz edince bir dahaki sefer uçakta olmayacağını biliyor.

Bu yüce millete sormadan, Suriyelilere vatandaşlık ve resmi iş asla verilmemelidir.

Tekrar söylüyorum. Herkes aklını başına alsın. Ekmeğimizi zorda kalanlarla paylaşırız ama vatanımızı ve vatandaşlığımızı asla.

Allah hepimize akıl sağılığı versin. Esen kalın.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık