• 30 Ocak 2020, Perşembe 8:58
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

BELEDİYELER! YATAY İMAR VE İSKÂNA HAZIRMIYIZ

Bundan birkaç yıl önce bu konuya değinen yazımı hatırlatıyorum.

Koskoca dünyada, ikamet için küçücük dar alanlara sıkışmak da neyin nesi?

Dikey imar ve iskânın çok avantajları var. Örneğin su, elektrik, doğalgaz, sabit telefon gibi hizmetler çok az masrafla tüketicilere sunuluyor.

Öyle ki bahçeli bir eve doğalgaz çekimi için ne mücadeleler verdim. Altmış metre mesafeden doğalgazı iki yıl içinde neredeyse törenle aldık.

Dikey imar ve iskânda belediye hizmetleri de kolay oluyor. Örneğin çöp toplama işi çok kolaylaşıyor.

Dikey imar buram buram RANT kokar. Adamın birkaç bin metrekare arsasına bir imar getirirsiniz. Adam kat karşılığı arsayı müteahhit e verir. Bir bakarsınız adam gayrimenkul zengini olmuş.

İşte belediyelerin imar daireleri çok önemli. Bazen imar gelecek yerlerin kokusu çok uzaktan alınır. Hele içerden sızıntı olursa….

Bu konuyla ilgili Ahmet Hilmi Nalçacı caddesini örnek göstereceğim.

Rahmetli Konya Belediye Başkanı Ahmet Hilmi Nalçacı Bey, vefatından sonra kendi adı verilen caddeyi nasıl imarlaştırdı.

Ahmet bey, belediyenin imarla ilgili birkaç kişisini topluyor. Bunlara kamulaştırılıp, imara açılacak yerleri belirtmeden önce Kur’an üzerine kimseye bahsetmemeleri, eşlerine bile söylememeleri konusunda yemin ettiriyor.

Akşamları belediyede toplanıp imar çalışması yapıyor.

Bu konuyu A. Hilmi Nalçacı Beyi yıllar önce, ölüm yıldönümünde Hacı Fettah mezarlığında, mezarı başında anarken o zamanki Selçuklu Belediye Başkanımız Adem ESEN Beyden duymuştum.

Konya için büyük hizmetleri olan A. Hilmi Nalçacı Bey’i çok basit bir trafik kazasında kaybetmiştik.

Aslında Nalçacı semti, tek katlı müstakil evlerden, çok katlı hiç tasvip etmediğimiz, apartman yaşantısına geçişin başlangıcıdır.

Tuvaleti dışarıda, sobalı evlerden, çok rahat banyolu, tuvaleti içeride, çeşmesi içeride, zira çoğu evde çeşmede dışarda idi, geçiş insanları cezbetti.

Çok katlı kaloriferli evlerde oturmak zamanla insanlara cazip geldi.

Hatta ağır köy şartlarından, insanlar daha rahat edecekleri Kentlere göç ettiler.

Nalçacı caddesi açılırken bahçeli evleri istimlak edilen ev sahipleri çok sıkıntı çektiler.

Mütevazi bahçeli evinde, tavukları, kedisi, köpeği hatta bir veya birkaç ineği ile üretken olan insanlar, tembelliklerle dolu apartman yaşamına geçmeyi pek kabul etmediler.

Verilen; bana göre çok büyük hata olan, düşük istimlak paraları insanları hiç mutlu etmedi.

Yıllardır oturdukları evlerinden, bahçelerinden ayrılmaları bir yana, aldıkları cüzi para ile yeni yerleşim kurmaları çok zor oldu.

Dolayısı ile bu insanların AH! Seslerini duyar gibiyim.

O yıllardan bu yıllara geldik. Apartman yaşantısının rahatlığı yanında bazı değerleri yok ettiğini geç anladık. Bir kısmımız hala anlamadı.

Meyvesini, sebzesini, etini, sütünü, yumurtasını kendi bahçesinde üreten, üretken insan tipinden, tüketen insan tipine dönüştük.

Şimdi Nalçacı gibi semtte oturanlar, hiçbir üretim yapmadan, sayıları yüzbinlerle anılan insanlar, üretmeden asalak yaşamı maalesef ‘tercih ettiler’ ettirildiler.

En büyük darbeyi apartman yaşamında, güzel duyguları öldürerek yaşadık. Komşuluk öldü. Belki istisnaları vardır.

Sık sık değişen kiracılar, apartmanlarda birbirlerini görüp selam vermeyen kişileri oluşturdular.

Bayramlar da bile komşu ziyaretleri kalktı.

Velhasıl teknolojinin de gelişmesiyle her şeyin kolayını bulup, insanlığımızdan uzaklaştık.

Şimdilerde naylon görüntülü Hobi Bahçeleriyle özlemimizi gidermeye çalışıyoruz. Tabii bu imkan herkes için yok.

BELEDİYELER! SESİMİZE KULAK VERİN

Yıllar önce, belediyelerimizin bahçeli ev modelleriyle ucuz bir şekilde halka öncü olmasını istemiştim ve demiştim ki var mı böyle YİĞİT BİR BELEDİYE!

İnsanları toprakla, ölmeden buluşturan toprakla, hayvanla haşır neşir olan, psikolojisi düzgün insanlar için, belediyeler kar amacı gütmeden bu işe başlamalı.

Düşünebiliyor musunuz, 300-400 metrekare bahçe içinde, 100 metre civarında, projesini belediyenin verdiği, alt yapısı, ulaşımı hazır insanların huzur içinde yaşayacağı, evlere ilk ben talibim.

Hele emekli ve ihtiyarlar için bulunmaz bir nimettir bahçeli evler…

Konunun DEPREM le yeniden gündeme gelmesi beni üzmüştür. Evet böyle yerleşimler depreme karşı kalkandır, ama insanlık için insanca yaşam için elzemdir.

Var mı böyle YİĞİT BELEDİYELER… Pek ses gelmiyor gibi. Kalın sağlıcakla.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık