• 14 Mart 2019, Perşembe 8:38
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

BELEDİYE BAŞKANLARINDAN NE İSTERİZ?

Biz Konya’da yaşayan insanlarız. Kimimiz Selçuklu’da, kimimiz Meram’da, Karatay’da…

Merkez ilçeler birbirinin içine girdiği için, hepimiz gün içinde bu üç merkez ilçede dolaşırız.

Birde Büyükşehir Belediyemiz var. Yani Konya’da yaşayanlar, üçü merkez ilçe olmak üzere dört belediye ile muhatap olurlar.

Büyükşehir Belediyemiz yasa gereği Konya’nın bütün ilçelerinin de Belediyesidir.

Şimdi gelelim Konya Merkezde yaşayan bizler, Belediye Başkanlarından ne istiyoruz?

Aslında bizler çok şeyler istemiyoruz. En önemlisi insan gibi yaşamak istiyoruz.

Ha! Birde istemediğimiz bir şey var! Belediyelerimizin REKLAM yapmamalarını istiyoruz. Hizmet yapan, reklam yapmaz. Biz kör değiliz, yapılan hizmetleri görürüz. Dedik ya merkez ilçeler birbirinin içinde ve biz hemen hemen her gün bir ilçeden  diğer ilçeye veya ilçelere gideriz…

Konya’da bir reklam hastalığı var. Belediyelerimizde…

Benim sloganım Konya Belediyeleri için ‘PİRE KADAR HİZMET, DEVE KADAR REKLAM.’

Şimdi bakınız reklam panolarına, dediğimi görürsünüz. Bu reklam henüz hizmet değil, seçim reklamı… Her taraf siyasilerin söylemleri ve resimleri ile dolu.

Bu arada Karatay Belediye Başkanlığını bırakacak olan Mehmet HANÇERLİ Beyi’de en az reklamla uğraştığı için ve de Karatay’ın çehresini inanılmaz değiştirdiği için bir Konyalı olarak, Karatay’a yaşamadığım halde teşekkürü bir borç bilirim.

Tekrar başa dönelim, bizler Belediye başkanlarımızdan ne istiyoruz.

Konya hava kirliliği bakımından Türkiye’de derecesi var.

Ama bu tip kötü dereceler gündeme hiç gelmez. Hava Kirliliğinin insan yaşamını kısalttığı ve Akciğer hastalıklarının sebebi olduğunu söylememize gerek var mı?

Bu kadar hayati öneme haiz bir konuda Belediyelerimiz ne yapar? Bence koskoca bir hiiiç. Doğalgazın yıllar önce ulaştığı şehrimizde, doğalgazın kullanıldığı alan sınırlı. Belediyemiz elindeki Doğalgazı özel bir şirkete satarak hava kirliliğinin ilk temelini atmıştır. Özel sektörün hizmet değil, karlılığı öne aldığı gerçeğiyle Doğalgaz ulaşması gereken yerlere ulaşmamıştır. Doğalgazın yabancı şirketlere satılması Konya için büyük bir handikaptır.

Konya’ya kötü kömür, kükürt oranı yüksek kömürün girmesi engellenemediği gibi, belediyemizin yardım amaçlı kömürleri de maalesef ucuz, kükürt oranı yüksek, hava kirliliğine sebep olacak kömürlerdir.

Suriyelilerin Konya’ya yerleşmeleriyle birlikte bu hava ve insanlık kirliliği de maalesef artmıştır. Suriyelilerin Konya içine yerleşmelerinde Belediyelerimizin hiçbir rol üstlenmemesi de Konyalıları üzen en önemli unsurlardır. Bu konu devlet meselesi denip işin içinden çıkılabilir.

Velhasıl Hava Kirliliği ile ilgili Belediyelerimiz inanılmaz mazeret üretebilirler. Unutulmamalı ki, ‘Hiç bir mazeret başarının yerini tutamaz.’

Gelelim ikinci konuya; ‘Konya Trafiği.’ Yine Belediyelerimizin katkılarıyla Konya’mız içinden çıkılmaz trafiğiyle tanıştı.

Bir yolu tek yön yapıyorsunuz, iyi. Peki iptal ettiğiniz öbür yönün trafiğini nereye verdiniz? Yolları araç trafiğine kapatıp, yaya trafiğine açıyorsunuz. İyi, kapattığınız trafiğin araçlarını hangi yola veriyorsunuz? Yok. Saldım çayıra mevlam kayıra…

Hiçbir araştırmaya dayanmaksızın, çarşıda yılları araç trafiğine kapatıp, yaya trafiğine açtınız. Sonuç ortada…

Vatandaşın söylediklerine de kulak asmıyor, dinlemiyorsunuz. Ama şehri birlikte yöneteceğiz diyorsunuz. Aleaddin-Adliye tramvay hattı, en gereksiz hat. Ama koskoca bir Mevlana caddesi, ağaçlarıyla birlikte yok oldu… Bu tramvay hattı, ihtiyaçtan değil, reklam amaçlı yapılmıştır.

Mevlana caddesinde trafik adeta tek yönlüdür. Aleaddinden Mevlana’ya gidiş çok yoğun, Mevlana tarafından Aleaddine geliş ise yok gibidir. Mevlana civarından araçlar göbek olmadığı için Aleaddine dönemezler.

Bir de Konya’da UKOME denilen ve Konya merkez ulaşımını tesis eden bir kurum var. Bu kurum kimlerden oluşur bellidir de Konya’nın trafiği de bellidir.

Yeni yapılan Numune Hastanesinin yolunu, düşünerek değil de sınama-yanılma yoluyla çözdüler. Önce bazı yolları kapattılar, Araçları Beşyol’dan getirip Nalçacı Sille göbeğinden U dönüşü yaptırdılar. Olmadı yeniden yıktılar. Eski haline getirdiler. Masraflar Devletten.

Gelelim bir diğer konuya. Bir zamanlar bir slogan üretmeye başlamışlardı bende epey gülmüştüm. Konya içinde Yeşil mi? Yoksa Yeşil içinde Konya mı? Gerek kalmadı Beton içinde Konya oldu. Mezarlıklar hariç, meftalar şükürler olsun yeşil içinde uyuyorlar.

Belediyelerimiz, aklına geldiği yerde ve noktada şehir içinde Ağaç dikmeliler, gerekirse esnaf, vatandaş, kurumlardan yardım istemeliler.

Meram Çamlığının Askeriye tarafından yapıldığını, ağaçların bakımından Askeriye tarafından yapıldığına şahidim.

Konya dışına ağaç dikip, yeşillikten bahsetmeyin.

Yine atıl kullanılmayacak bütün boş alanları araç parkı olarak kullanalım. Araç parkı ayrı bir gündem olmalı.

Yeşil Mevlana Meydanının halini görüyorsunuz. Oturacağınız banklar bile beton. Kışın oturursanız bir yerleriniz donar, yazın oturursanız yanar. Hangi akıl böyle bir bank sistemini geliştirdi?

Yazacak o kadar çok şey var ki, Zaferdeki yere monte saat ve Şerafettin Meydanındaki yazıları okunmayan mermerle kaplı iki ucubeyi bir an önce kaldırın.

Bu yazdıklarım hep geçmişle ilgili… Geleceği bekleyip göreceğiz.

Kalın sağlıcakla…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık