• 12 Aralık 2014, Cuma 0:00
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

BEDELLİNİN BEDELİ!

Çıkacak çıkmayacak derken çıktı sayılır.

İktidarın bir kanadı bedelli çıkacak derken bir kanadı gündemimizde yok dedi. Yine iktidarın bir kanadı

Fakir askerlik yapacakta zengin yapmayacak mı dedi. Yine bir kısım siyasiler konuyu TSK nın belirleyeceği söylediler.

Sürpriz bir şekilde. Gecen hafta Başbakan DAVUTOĞLU bedelinin 1 OCAK 2015itibari ile geçerli olup yasalaşacağını söyledi.

CHP daha önce uçuk bedelli teklifleri vermişti. Efendim fakir olandan opara alınmasın gibi TBMM ye öneriler sunmuştu.

MHP Bedelliye hep temkinli yaklaşmıştı.

Şimdi bedelli çıkınca ne dediler ?

CHP efendim biz daha önce söyledik, öneriler verdik, fakir olup para ödeyemeyecekler için çözüm getirilmelidir diyerek fakir edebiyatı yaptılar aslında CHP’nin kızgınlığı iktidarın bedelliyi çıkarıp prim yapmasıydı...

MHP Oktay VURAL’la açıklama yapıp bedellinin adaletsiz olduğunu savundular. Haksız da değillerdi.

Ya HDP ne dedi?

Onların amacı PKK görüşü doğrusunda aslında hiç askerliğin, hiç askerin olmamasıydı. Meydanı boş bulup ah bir at oynatsalardı...

HDP Eşbaşkanı (kaç tane eş başkanları var sayamadım) Selehattin DEMİRTAŞ çıktı kameraların karşısına. Onun derdi bedelli değildi. Bedelliye biraz karşı gibi göründü sonra baklayı çıkardı.

 “Vicdanı-ret” dedi yani istemeyen askerlik yapmayacaktı. Başka bir deyişle isteyen askerlik yapacaktı.

Yani “ZORUNLU” Askerlik kalksın, “GÖNÜLLÜ” Askerlik gelsin diyordu.

Nüfus kağıdında Türk yazan her erkek vatandaş askerlikle yükümlüydü. Bundan 10-15 sene önce adını henüz duymadığınız Elif ŞAFAK isimli yazar, Kadın olmasına rağmen üzerine vazifeymiş gibi roman yazan kalemini terörün en yoğun olduğu dönemlere, “Vicdanı-ret” deyip gereksiz kirletiyordu.

Olaya Bülent ERSOY bile müdahil olup halkı askerlikten soğutmaktan yargılanıyordu. Aslında garip bir ülkeyiz, Türkler 2 milyon Ermeniyi katletti, Kürtlerde katlediyor diyerek tarihi yalanla, ülkesini satıp batıdan NOEL’i kapıyordu Orhan PAMUK.

Herhalde NOEL adlığına bir kendi sevinmiştir. HDP Eşbaşkanı Selahattin DEMİRTAŞ “Vicdaniret” bir çıksa herhalde ilk söyleyeceği kürt kardeşlerimize sakın askere gitmeyin olacaktır. Nereden biliyorsun derseniz, görünen köy meselesi derim. Selehattin BEY  kızdığım bir şeyde bedelliden gelecek paranın ordunun modernizasyonu yeni silahlar için kullanılacak olmasıydı...

2011 de çıkan bedelli 30 yaş ve 30 bin liraydı 2015 de çıkacak ise 28 yaş ve 18 bin lira... Adaletsizlik burada başlıyor.

Bedelli söylentileri yayıldımı insanlar askere gitmekten kaçıp bedelliyi bekliyorlar. Dolayısı ile asker kaçağı sayısı artıyor.

Aslında kanunlarımızda ceza-para ilişkisi insanı tiksindiriyor. Bir suçluyu yakalıyorsunuz çok büyük bir para karşılığı “KEFALETLE” serbest kalıyorlar. Parası olmayan ise kefaleti ödeyemeyip tutukluluğa devam ediyor. Yani kanunlarımız bile adil değil.

Gelelim bedellinin özüne. 1984’ten beri terörle boğuşan bir ülkeyiz. Onbinlerce şehit verdik... Askerlerimiz vatanımızda arkadan vurularak kahpece şehit edildi... Şehit edenler meydanlardalar.

Baba ölmüş anne bir oğlu ile tek evladı ile yaşamını sürdürüyor. Evlat evin direği. Askerlik çağı gelince gel bakalım askere demişler. Evlat askere gitmiş. Güneydoğuya göndermişler bir müddet sonra İstanbul’da yaşayan el bebek – gül bebek büyütülen annesinin bir tanesi askerimiz şehit edilmiş şehit haberi anneye ulaşıyor. Allah kimseye vermesin ana yüreği yanıyor yanıyor. Onu şehit eden kahpeler meydanlarda...

Çocuk İstanbullu ömrü asfalt yolda geçmiş. Toprak yolu, dağ bayır nedir görmemiş. Karanlıktan, köpekten, kediden korkan bu arkadaşımızı da alıp bilgisayar ataması marifetiyle güneydoğuya göndermişiz. Bir gece nöbette intihar etmiş... Aile perişan.

Askere giden gençlerimizin yapısını, psikolojisini hiç irdelememişiz. Buda devletimin TSK’nın hatası olmuş.

Taşra da köyde yetişen gençler terörle mücadelede daha başarılı olmuşlar. Bu sefer terörle mücadeleyi hep bunlar mı yapacak demişiz.

Sonrada Profesyonelliğe ağırlık verim “UZMAN” erbaş yoğunluğuna başlamışız.

Askerliğini zor şartlarda yapanları bedelliye sıcak bakmaları mümkün değildir. Zordur askerlik. Canımızı ortaya koymak kolay olmasa gerek... Ama ecdadımıza bakıyoruz, vatan demişler, bayrak demişler, Kur’an demişler canlarını vermişler. Ama onların canları daha mı az değerliydi?

Bedelli kimileri için çıkış yolu, mutluluk olsa bile kimileri için kınanacak bir durum olmaya devam edecek.

Ortasını bulamadık, bulamayacağız. Kimse kusura bakmasın birileri bu vatanı bekleyecek.

Mithat Cemal KUNTAY dediği gibi “BAYRAKLARI BAYRAK YAPAN ÜSTÜNDEKİ KANDIR. TOPRAK EĞER UGRUNA ÖLEN VARSA VATANDIR” değişini beyinlerimize yerleştirmeliyiz.

Gaziler derneğini yıllar önce ziyaretinde böylem giderse ŞEHİT olacak genç bulamayacağız demiştim.

Zaman beni haklı çıkarıyor. Hele bu eğitim sistemiyle vatanımızı, milletimizi, bayrağımızı sevmemiz mümkün olmayacak. Millilikten uzaklaşan eğitim, bir müddet sonra dışarıdan vatanı beklemek için lejyoner getirebilir.

Keşfedilmiş ve dünya durdukca en büyük silah olmaya devam edecek insan tipi “Ölümü göze almış asker tipidir. En tehlikeli silahta budur”. Sahi bizde varmı? varsa ne kadar?

Esen Kalın


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık