• 08 Temmuz 2016, Cuma 10:22
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

BAYRAMLAR DEĞİL, İNSANLAR DEĞİŞTİ?

Bir Ramazan ayı ve Bayramını geride bıraktık…

Nerede o eski bayramlar diyoruz.

Bayramlar aynı insanlar ve dünya değişmiş…

Din adına Müslüman olup Müslüman’ı katleden yaratıklar türedi.

Günahsız insanlar bomba konularak katledildiler.

Hile, hurda arttı da arttı. Alın teri olmadan kazanç makbul olmaya başladı…

Mezhep, çatışma ve çekişmeleri İslama büyük zarar verdi.

Hıristiyan alemi ezelden beri yaşattıkları İslam düşmanlığını, terörü bahane ederek meslek haline getirdiler.

Kendinden başkasını düşünmeyen, Müslüman görüntülü kimlikli insanlar türedi.

Vatansız kalıp ülkelerinden kaçan, ölümden kaçan insanlara iş, aş vermek adeta suç sayıldı.

Nüfus kağıdı Müslümanlığı yaygınlaştı. Dinle imanla ibadetle alakası olmayanların sıkıştığında bende Müslüman’ım bakın dediği bir nüfus kağıtları vardı…

Kur’an dışı doğaçlama fetva veren din adamları türedi.

Dini insanların gözünde küçük düşüren din adamlarının açıklamaları İslama büyük zarar verdi. Televizyonlarda para ile din satan adamlar türedi. Din televizyonlarda 3-5 cahilin bir araya gelip tartıştığı bir kurum oldu.

Cemaat ve tarikatlar din maskesiyle hedeflerini gerçekleştirmeye başladılar.

Gelenek, görenekler dinin içine sokuldu.

Dinde olmayan kıyafetler, dinde varmış gibi kadınlarda uygulanmaya başlandı. Kapkara giysili kadınlar bu kıyafetlerle kendilerini daha dindar hissettiler.

Gözleriyle etrafı süzen erkekler kıskançlık dürtülerini gidermek için kadınlarının simsiyah örtülere bürünmesinden son derece memnun oldular.

Baş kapatmak pirim yaptı. Başınızı kapatın nerenizi açarsanız açın halinde bir uygulama türedi. Baş örtüsü serbestliği için verdiğimiz mücadele kazanıldı ama bundan en zararlı başörtüsü çıktı.

İran’dan ithal başörtü biçimleri, tesettürler moda oldu. Annemin başörtüsü, eşime yadigar kaldı. Diğerleri başlarını kapattılar. Nasıl mı? Görüyorsunuz..

Fuhuş arttı. Fahişelik mesleği Konya’da bile yerlere kağıt atılıp dikkat çekilmeye çalışıldı.

Mini etek giyip lisede öğretmenlik yaptığını zannedenler gençlerimizin cinselliği ile oynadılar.

Anne, kızının eteğinin kısalığından memnunluk duyar hale geldi. Okullar bozuldu. Gerçek sağduyu sahibi aileler evlatlarını koruyabilmek için okul arar hale geldiler. Okulların bozulmasında en büyük etken, milli eğitim, müdür ve öğretmenlerdir. Öğrencisini taciz eden imam görüntülü öğretmenler türedi. Kocasını, öğrencisiyle aldatan öğretmenler türedi. İmam-hatipleri çoğaltınca her şeyin hallolacağını düşünenler eğitimin içine ettiler. Lise imam-hatip öğrencileri kendi okul kantinlerini soydular.

Dövme diye bir vücut teşhirciliği türedi. İnsanlar görünür görünmez yerlerine dövme yaptırıp buralarını teşhir etmeye başladılar. İnsanlığıyla, dürüstlüğüyle namuslarıyla dikkat çekemeyenler kıyafet ve dövmeleriyle dikkat çekmeye çalıştılar.

Esnaf müşterisini aldatmayı beceri saydı…

Teknolojik gelişmeler insanları salaklaştırdı…

Yolda yürürken karşıdan biri gülerek, el kol hareketleriyle geliyorsa bilin ki salak ve kulaklıkla telefon konuşması yapıyordur. Elini kolunu oynatıp jest ve mimiklerini karşı tarafın gördüğünü zanneden küçük beyinliler türedi.

Otobüslerde, dolmuşlarda ellerinde telefon ahlaksızca konuşan yaratıklar türedi.

SMS’ler kötü niyetlilerin haberleşme aracı da oldu. Sosyal medya dediğimiz kurum UCUZ İNSANLARIN kişiliksizliklerini sergiledikleri teknolojik bir kurum haline geldi..

Hırsızlıklar namussuzluklar, yolsuzluklar çoğaldıkça cezası azaldı…

Devlet otoritesini kaybettiği yerde mafya görüntülü çakallar türedi.

Bazı belediyeler işi gücü bırakıp Ankara’nın gözüne girmeye çalıştılar. Vatandaşa hizmetten çoook uzaklaştılar.

En kötüsü haram-helal karıştı. Din adamı haram olduğu şeye ikbal için bu haramdır diyemedi…

Az çalışıp, çok kazanmak moda oldu…

Aile çöktü. Gelişi güzel evlilikler boşanmaları patlattı.

Evlilikler cinsellik üzerine kuruldu ve böyle olunca yıkıldı.

Evlat anne-babayı dinlemez oldu..

Bayramlar tatil oldu. Geziye dönüştü…

Dostluklar kayboldu, komşuluk öldü, akrabalar unutuldu.

Kendi için yaşayan nesiller türedi…

Değişen hep insan oldu.

Bayramlar hep aynı güzellikte bizi bekliyor. Bayramların her yıl sadece tarihleri değişti, kendileri hiç değişmedi.

İnsanlık ve insanlar ha bire değişiyor. Gün be gün rezilleşiyor…

Dinimin güzellikleri bize hep yakın oldu. Biz ise hep bu güzelliklerden uzaklaştık.

Rabbime elimi açtım. Eski günlere, insanların saf ve temiz olduğu günlere döndür yarabbi bizi…

Bizi yolundan ve yanından ayırma yarabbi…

Güzel bayramlara erişmek ve yaşamak dileğiyle esen kalın…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık