• 21 Kasım 2017, Salı 7:22
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

BARAJ MESELESİ

Bahsedeceğimiz baraj elektrik üretmiyor. Düşüklüğü birilerine seçim kazandırıyor, yüksekliği bazı partileri meclis dışı bırakıyor.

Türkiye’de uzun süredir seçim barajı … Koalisyonlardan bıkan halk, bu barajı anlayışla karşıladı. Seçimlerde %9.9 alan bir parti meclis dışında kalıyor. Yani bardağın öbür tarafından bakarsanız %9.9’luk partiye oy veren milyonlarca kişi mecliste temsil edilmiyor. Demokrasi açısından en büyük sıkıntı bu…

Ben koalisyon dönemlerini çok iyi bilen biriyim. Bakanlıkların partiler arasında nasıl paylaşıldığını, nasıl arpalık yapıldığına şahit olduk…

Muhalefet adam gibi görevini yapsa tek partili iktidara devam demek lazım. Ancak muhalefet de iktidarın dümenine girerse vay halimize.

Gelelim esas konu baraj meselesine…

MHP Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ Türkiye’de baraj yüksek diyerek, durup dururken gündem yarattı. Hani insanın aklına bayram değil seyran değil meselesi geliyor.

Sonra MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih YALÇIN, ‘Efendim bizim baraj sorunumuz yok’ dedi. ‘Genel Başkanımız sadece barajın yüksekliğini beyan etmiştir’ dedi. Sayın Bahçeli’de baraj problemlerinin olmadığını yineledi. Hem de hakaret ederek.

Aslında bu duruma atasözleri ile de cevap verilebilir. Hani ‘görünen köy kılavuz istemez’ diye. Hatta ‘Perşembenin gelişi, Çarşamba’dan belli olur’ diye…

Son seçimlerde PKK’nın partisi HDP’den bile geride kaldı MHP…

Evet HDP’nin vekil sayısı MHP’den fazla hale geldi.

Seçimlerdeki başarısızlık karşısında MHP sadece kendi içindeki muhalifleri görevden alarak icraat göstermişti.

Şu anda yapılan anketlerde özellikle MHP açısından alarm veriyor. Oy kaybı açısından AKP’de aynı endişeyi yaşıyor. Ancak MHP’nin daha kötü, baraj altında kalma durumu söz konusu… Sayın Bahçeli’nin baraj yüksekliği açıklaması da, ateş olmayan yerden duman çıkmaz sözünü hatırlatıyor.

Bir zamanlar MHP’ye YAVRU MUHALEFET demiştim. Öyle ya CHP açık ara ANA MUHALEFET partisi oldu. MHP’li yönetici kardeşlerim bu Yavru Muhalefet sözüne bozuldular.

Bu millet hatalı bir siyaset güden MHP’yi küçültüp meclise AKP, CHP, HDP’nin ardından 4’üncü parti olarak gönderdi.

MHP görevini unuttu. Görevi Muhalefetti. Aksaray konuları uygun olmayan veya çıkarılmayan kanunları, yolsuzlukları, dile getirmek yerine adeta iktidar partisinin bir devamı gibi siyaset güttü. Cam Filminde, TEOG’un kaldırılmasında, üniversiteye girişteki aceleci değişikliklere ‘gık’ demedi. İktidarla birlikte hareket etti. Şimdi ben YAVRU İKTİDAR dersem MHP için acaba yanlış mıdır?

Tepki verenleri uyaralım, Genel Başkanlarının sözlerine baksın. Sayın Bahçeli, ‘2019 seçimlerine kadar siyasi iktidara destek vereceğiz’ diyor. Milli konularda desteğe diyeceğimiz yok. Ama millet size muhalefet görevi verdiği halde siz kendi kendinize görevi değiştirip iktidar görevini üstlendiniz.

2019’da neler olacağını kestirmek için kahin olmamak gerekir. MHP ancak AKP ile seçim ittifakı yaparsa başarılı olur.

Ben bunları söylerken hem AKP’den hemi de  MHP’den seçimlerde koalisyon, ittifak işaretleri geldi. Oylarını yitiren MHP için bulunmaz nimetti. AKP’nin MHP’nin oylarına göz dikmesi bence doğal ama ortada MHP oyu kaldı mı?

Hele birde İYİ Parti kurulmaz mı? Seçmen kendine zaten alternatif bir parti arıyordu. MHP’nin kızgın ve küskünleri için İYİ Parti bulunmaz nimet oldu.

Yine AKP ve CHP’den ayrılanlar da İYİ Parti’ye dönecek gibi…

Sosyal medyada İYİ Parti genel başkanına yapılan hakaretler, ağza alınmaz küfürler, suçlamalar iftiralar bu partinin şimdiden meclise gireceğinin göstergesi.

Demokratik düzende, bir partinin daha kurulmasına bu kadar tahammülsüzlük olamaz…

Alnını secdeye koyan Müslüman geçinen insanların iftira ve küfürleri anlaşılır gibi değil.

Siz istediğiniz kadar küfür ve hakaret edin, İYİ Parti’de kervanını yürütüyor…

Bir zamanlar ANAP Genel Başkanı Mesut YILMAZ… ANAP uzatmaları oynuyor, anketler bu partinin tarihe gömülmek üzere olduğunu gösteriyor. Sayın Mesut YILMAZ’a gazeteciler soruyor, ‘Efendim ANAP’ın baraj meselesi endişesi var mı?’ diye…

Mesut YILMAZ bey pek gülmeyen yüzüyle, tebessüm edip bir espri patlatıyor; ‘Ne barajı? Atatürk Barajımı?’ diyor…

Malus sonuçlar ortada…

MHP 2019’a kadar artık hemen hemen her gün ‘baraj sonumuz yok’ diyecektir…

Bunu da bir hikaye ile sonuçlandıralım:

Karı koca bir tarafı bataklık, bir tarafı çim olan yolda yürüyorlar. Koca ‘bir kosa olsa çimler ne güzel kesilir’ diyor.

Kadın itiraz ediyor, ‘Bu çimler makasla kesilir’ deyip işaret parmağıyla orta parmağını açıp, kapatıp makas hareketini gösteriyor.

Koca sinirlenip, ‘Hayır kosa ile kesilir’ diyor. Kadın ‘makas’ deyip yine el hareketini tekrarlıyor.

Nihayetinde koca öfkeleniyor, ‘eğer bir daha çimler makasla kesilir dersen seni şu bataklığa atarım’ diyor.

Kadın bu duruma inatla parmaklarıyla makas hareketi yapıp ‘bu çimler makasla kesilir’ diyor.

Koca öfkelenip karısını bataklığa itiyor. Kadın bir yandan batıyor, bir yandan parmaklarıyla makas hareketi yapıyor, bir yandan da bağırıp ‘bu çimler makasla kesilir’ diyor.

Koca içinden, ‘İyice batarken benden yardım ister’ diye düşünüyor.

Kadın iyice batarken bile son ana kadar ‘çimler makasla kesilir’ diye bağırıp makas işaretini yapmaya devam ediyor.

Sonunda kadın iyice batıyor ve dışarıda kalan eli makas hareketi yapmaya devam ediyor.

‘Bizim baraj meselemiz yok’ diyenlere ithaf olunur.

Kalın sağlıcakla…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık