• 26 Temmuz 2016, Salı 8:43
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

ASKERİ İTİBARSIZLAŞTIRMAYIN!

15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra adeta bir asker düşmanlığı kampanyası başlatıldı. Bir kere bu darbeye kalkışanların kimler olduğu aşikar. Ayrıca Silahlı Kuvvetler içerisinde azınlık görüntüsündeler.

Bu arada bir uyarı daha yapayım. Darbeye karşı görüntü çizen bazı vakıf, dernek ve cemaatlerin bu piyasada en çok rant sağlayan ve destek gören ana düşmanları yani FETÖ’nün pasivize edilmesiyle önleri açılmış oldu. Biz yine 30-40 yıl sonra yine böyle bir hadiseyle karşılaşmak istemiyorsak işi şimdiden sıkı tutmalıyız. Bu dernek Bu dernek, vakıf ve cemaatlerin darbe karşıtı görünmesi bundandır.

Bütün dini gurupların ülkedeki en büyük düşmanı Türk Silahlı Kuvvetleridir. Zira TSK hep bu guruplara karşı gelmiştir. İşte bunu bilen FETÖ bu kurumu içeriden ele geçirmeye çalışmış ve başarmıştır.

Askeri itibarsızlaştırmayalım dedim. Etrafımızdaki sınır devletlerine bir bakın. Komşu devlet demiyorum. Komşuluk böyle olmaz. Bir de ülkemin doğu ve güneydoğusuna bakın. Bizim bu ordumuza ihtiyacımız çook. İçlerinden çıkan hainler temizlendikten sonra, tekrar “Peygamber Ocağı” hüviyetine bürünecektir bu ocak…

Konya’daki itibarsızlaştırmadan birkaç örnek vereyim. Bir dostum, Tural Askeri Lojmanlarının taşlandığını söyledi. Kanım dondu. Yine bir arkadaşım, Ağır Bakım Fabrikasının Meram Eski Yol tarafına birkaç kişi motorla gelip, nöbet tutan er ve yanındaki rütbelilere küfredip kaçtığını söyledi. Hatta bunu anlatan kardeşim ‘Hemen motorlulara tepki verdik ama kaçtılar’ dedi.

Asker düşmanları olanlara adeta gün doğmuştur. Onlar da bu fırsatı değerlendirip tüm askerleri aynı kefeye koyup, adeta LİNÇ kampanyasına başlamışlardır. Buna önce biz Konya olarak fırsat vermemeliyiz.

Büyükşehir Belediyemizce Lojmanların, orduevlerin, askeri kurumların önüne iş makinesi, kamyon, otobüs çekmek ne anlama geliyor pek çözemedim. Acaba darbeyle bizde mücadele ediyoruz görüntüsü vermek için mi? Askeri Lojmanların önündeki bu araçlar neye yarar? İçerden tank, top mu çıkacak? Yok efendim halkın içinden saldıran falan olur derseniz, öyle kanı bozuklar varsa bırakın saldırsınlar. Askerin kendisi, eşi, çoluk çocuğu güneydoğuda bombalarla şehit olmaya alıştı. Konya’da da olsa ne yazar?

Ağır bakım fabrikasının önünde de aynı araçlar. Yahu burası bir bakım fabrikası. Subay, astsubaydan çok sivil işçi çalışır. Burada atış falan yapılmaz, araçlar ve ağır silahlar tamir edilir. Nasreddin Hoca’nın türbesi misali, Nizamiye’yi kapatmışsınız. Tank kundağı, motorlu top, paletli silahlar etraftaki tel örgüleri aşıp çıkabilir.

Büyükşehir Belediyemiz! Bu görüntüler çirkin. Darbeyi desteklemeyen unsurların iştahını kaçırmayın! Çekin o göstermelik otobüs ve araçlarınızı.

Bu silahlı Kuvvetler bizi zaferden zafere taşıyacaktır.

Bir o kadar da emniyet mensuplarından FETÖ’cü hain çıktı. Emniyet Müdürlüğü ve lojmanlarının önüne de iş makinesi, kamyon, otobüs çektiniz mi?

Yine hain kaynayan Adalet kurumunda da Adliye’nin önünü, adliye lojmanların önünü kapattınız mı?

Silahlı kuvvetleri yaptığınız uygulamalarla halkın önüne atmayınız.

KONYA GEÇTİĞİMİZ HAFTA İDARİ YÖNDEN SIKINTILIYDI…

Darbeye karşı olmak Konya’da kanunsuz işler yapma anlamına geldi geçtiğimiz hafta.

Kim daha çok darbeye karşı görüntüsü çizmeye çalışan bazı kişilik ve insanlık sıkıntısı olanların eylemlerine şahit olduk. Aklıma ‘devlet nerede?’ sorusu geldi.

Şehir trafiğine girmesi yasak olan araçlar, TIR dahil (hem de dorsesiyle), korna falan değil yasak olan sirenler çalarak gece 03’lere kadar halkı rahatsız ettiler. Efendim uyumayıverin diyebilirsiniz. Ben hasta ve çocuklardan bahsediyorum. Akşam 22.00-23.00’a kadar bu işi yapınız. Ama konvoy halinde aşırı gürültü yaparak hastane önlerinden geçemezsiniz. Anladık siz yeterli eğitimi almadığınız gibi, siz de Allah korkusu da yok. Nalçacı’da yatsı ezanı okunuyor. Konvoy durmuş ezana nazire yaparcasına basıyorlar korna ve sirenlere. Ezanı bile dinletmediler. Acaba bu gürültü yapanlar darbe karşıtı mı? Bu gürültüleri darbeciler duyup, rahatsız mı oldular? Yoksa ‘darbe başarısız oldu, bizde milleti rahatsız edelim mi?’ dediler… İşte aklımıza bu sorular da geliyor…

Çoluk çocuk cadde de kaldırımdan elinde bayraklarla sloganlarla geçiyor. Başlarında iri yarı biri. Birden yola atlıyor. Trafiği kesiyor. Çoluk çocuk da yola iniyor. Yolu katıyorlar. Araçlara 5-10 dakika yol vermiyorlar. Kalabalık oldukları için kimse sesini çıkaramıyor. Aslında bu guruplar olayı suiistimal ve provakate ediyorlar. Ama kimse bunlara karışmıyor. Devlet adeta yok.

Bu konuda o kadar çok şikayet aldım ki…155’e bildirdim. Ertesi gün aynı şeylerin devamında tekrar 155’i arayınca, memur sıkıntılı bir şekilde, ağabey bunları ikaz edince arkadaşlarımıza sizde mi darbecisiniz diyorlarmış. Yazık, çook yazık…

Maalesef bu yürüyüşler, konvoylar süreçte iyi kontrol edilemedi. Konya sokaklarında kontrolsüz güç serseri mayın gibi dolaştı. Birileri işaret edince Suriyelilere saldırmak istediler. Yoldan geçen birine bu darbeci deseler adam kesin LİNÇ edilecekti.

Şükürler olsun çok sıkıntılı bir haftayı Allah’ın yardımıyla ucuz atlatıp geçtik. Bakalım bu hafta nasıl geçecek…

FETÖ VE KONYA…

Konya’da FETÖ mücadelesi biraz yavaş gidiyor gibi geldi bana.

Milli Eğitim Bakanlığı öğretmenler ile ilgili açığa alma uygulamasını hemen başlatan bakanlıklardan. Dün Selçuk Üniversitesinden 167, Necmettin Erbakan Üniversitesinden 36 akademisyenin açığa alındığını öğrendim.

Konya Belediyeler ne alemde? Maalesef burada mücadele yavaş gidiyor. Veya mücadele kol kırılır yen içinde kalır gerekçesiyle kamuoyuyla paylaşılmıyor.

Her kurumdan FETÖ’cüler bir an önce temizlenmelidir. AK Parti içinde üst düzeye ulaşmış FETÖ’cülere kesinlikle müsamaha gösterilmemelidir.

Bazı bakanlığa bağlı kurumlarda mücadele süratle devam ederken, bazı bakanlıkta işler kaplumbağa hızıyla yürütülüyor. Hatta kımıldamayan bakanlıklar var.

Beyler bu mücadele vatan ve millet için yapılıyor. FETÖ’cü olup onları kayıran ve gizleyende onlar kadar şerefsizdir.

Genel müdürler, genel müdür yardımcıları, şefler, memurlar, işçiler. Kim FETÖ’cü ise hemen ilişiği kesilmelidir. Çocuklarımızı işsiz bırakıp, liyakati olmadığı halde FETÖ’cüleri işe alanlar, mülakatlı, kamera önünde yapılan sınavlarda ne haltlar işlenmiş, soruları önceden verilen FETÖ’cülerin sınav esnasında neler yaptıkları incelenmeli. KPSS’de çalınan sorular gençlerimizin de işini çalmışlardır. Kimse kimseyi kayırmasın. Bedelini ağır öderler.

Bu arada FETÖ’cü olmadıklar halde, birilerinin makam mevki hırsıyla iftira atılanlar olabilir. Bunlar firma düzeyinde bile olabiliyorlar. Bu iftirayı atanlara dikkat edilmeli.

FETÖ’cüler kendilerini basıl gizlerler? Bir fıkra ile yazımızı bitirelim.

Temel ile Fadime Karadeniz’de minibüs ile ilerlerken teröristler yolu kesip aracı durdururlar. Araçtan indirdikleri Fadime’ye adını soran terörist başı ‘Fadime’ cevabını alınca, “Vay benim anamın adı, sen geç bacım” der. Temel’e adını sorunca oda “Adım Temel ama köyde bana Fadime derler” diye cevap verir…

Fetöcüler Temel’in taktiğini kullanabilirler. Esenkalın.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık