• 11 Aralık 2018, Salı 9:04
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

ASGARİ ÜCRET BEKLENTİSİ…

Bugünlerde Asgari Ücretle çalışanları bir heyecan sardı.

1603 lira olan Asgari Ücret acaba ne kadar artacak, ne kadar olacak?

Ülkemdeki gelir dağılımındaki adaletsizliğin en yaygın göstergesidir Asgari Ücret…

Enflasyonun, fyat artışlarının beklenenin üzerinde olduğu şu dönemde acaba ASGARİ ÜCRET ne olmalı?

Bir zamanlar Enflasyonu düşük göstermek için, pinpon topunu bile baz almışlardı.

Şimdilerde de yüzde otuzla altmış, yetmiş olan fiyat artışlarının çok aşağı çekebilme çabası var.

Fiyatlar artmışken son ay enflasyonunun eksi çıkması bunun göstergesi olsa gerek.

Asgari ücretin ne kadar artacağı ile ilgili komisyon kuruldu.

Acaba bu komisyonda kaç kişi asgari ücretle çalışıyor?

Rahmetli babaannem, ‘Tok açın halinden anlamaz’ derdi. Diyelim asgari ücret yüzde yirmi arttı.

Yani asgari ücretlinin aylık ücreti, 320 lira artacak.

Sizlerin dışarıda yediğiniz bir arkadaşınızla yemek parasından öteye geçmez.

Ücretlilere yapılan yüzdelik artışlar, inanılmaz adaletsizlikler doğruyor.

Ücreti yüksek olanın, ücret artışı da yüksek oluyor.

Ücreti düşük olanın, asgari ücretle çalışanın ücret artışı da komik küçüklükte oluyor.

Mesela bir milletvekili düşünün,

Hem emekli, hem de faal vekil ise, otuz bin lirayı aşkın aylık maaş alıyor.

Vekile de yüzde yirmi zam yaparsanız, altı bin lirayı aşkın maaş artışı alacak, maaşı kırk bin lirayı bulacak.

Beyler yanlış anlaşılmasın, bu maaş aylık, yani bir aylık.

Yüzde yirmi artışla 320 lira artış alabilen asgari ücretlimiz, kendi seçtiği vekilinin, 6 bin lirayı aşkın maaş artışını seyredecek ve helal diyecek.

Vekilin maaş artışı, asgari ücretlinin, maaşının üç katı.

Başka bir deyişle vekilin maaşı, asgari ücretlinin 20 katı.

Tabi yüzdelik artış yapılınca makas, yüksek ücret alanların lehine açılıyor.

Kısaca benim ülkemde birileri bir lokma yerken, birileri yirmi, otuz, kırk lokma yiyor.

Meclis lokantamızın fiyatlarına bakınca, sosyal medyada paylaşmışlar, ‘Asgari ücretlinin doyacağı tek yer’ demişler.

İdarecilerin, ‘para yok ne yapalım’ demelerini pek inandırıcı bulmuyoruz.

Suriyelilere edilen masraflar vb. giderler göz önünde olunca ülkem insanının da söyleyeceği bir şey olmalı.

Bir asgari ücretlinin, ücra köşede varoşta oturacağı kesin.

Geçenlerde bir dostum, işe bisikletle gidip geldiğini ve yol parasından tasarruf ettiğini söylüyordu. ‘Kışın çok zor oluyor’ diyordu.

Ey bizleri idare edenler! Kendi maaşınızı kendiniz belirliyorsunuz.

Gelin elinizi vicdanınıza koyun, asgari ücretlileri, düşük ücret alanları, emeklilikleri düşük olanları göz önüne alın.

Unutmayın Hz. Ali’nin sözünü; ‘Mazlumun ahı yerle gök arası kadar büyüktür.’

EMEKLİLİKTE YAŞA TAKILANLAR

Yaşa mı takıldılar, taşa mı takıldılar bilemem.

Bildiğim şu, düşük ücret alanlar bir an önce emekli olup, ikinci bir ücretin peşinde koşuyorlar.

Yoksa niye emeklilik için can atsınlar ki?

1500-2000 lira alan biri emekli olup, sağlığı elverdiği nispette yeniden çalışıp yaşam standardını 3000-4000 liralara yükseltebilir mi onun peşinde!...

Onun için erken emekliliği onlar için bir hak görüyorum.

Cukkalı maaş alan yüksek derecedeki memurların, bürokratların emeklilikleri geldiği halde, neden emekli olmak istememelerinin sebebi ne olabilir?

Adamlar son güne kadar devletin kendilerini yaş haddinden zorla emekli ettiği güne kadar bekliyorlar.

Peki onlar niye emekli olmak istemiyorlar?

Birileri erken emekli olabilmek için can atarken, birileri emekli olmamak için güçlerini kullanıp zorunlu emekli yaşı olan 65’i 70’e çekiyorlar.

Düşünün bir dökümhanede o kadar sıcağın ve riskin karşısında çalışıp asgari ücret veya biraz üzerinde ücret alanları…

Onların alın terleri, birilerinin vicdanlarına damlamalıdır.

Bu ülkenin kazancı herkese yeter.

Yeter ki adil paylaşalım.

Gelir dağılımındaki bu adaletsizlik kalemimi bile kurutmaktadır.

Gelin bu insanların sesine kulak verin.

Emeklilikte yaşa takılanların, asgari ücretle ve düşük ücretle geçinenlerin ve yine düşük ücretli emeklilerin seslerine kulak verin.

Cebindeki üç kuruşla arkadaşına bırakın yemeği, çay bile ısmarlayamayan kalbi geniş güzel insanların, kazançlarını da çoğaltın. İnsan olduklarının farkına varsınlar.

Ücretli ve emeklilere yapılan yüzdelik artışlardan vazgeçin.

Seyyanen zamlar yapın.

Sizlere oy veren insanları sizde onurlandırın.

Esen kalın.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık