• 20 Nisan 2018, Cuma 7:33
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

 ALKIŞLAR MERAM BELEDİYEMİZE!

Meram Belediyemiz, iki projeye daha imza attı. Bunlardan birisi Konya’da on gün süreyle gezilebilecek, kaybolmakta olan El Sanatlarını gündeme getirip, Beyoğlu Belediyesiyle birlikte düzenledikleri kültürel bir etkinlik. Olgunlaştırma Enstitüsü binasında, bizim yaşlardakilerin ise Kız Ortaokulu dediğimiz Zafer’deki bu binada Konyalı Hemşerilerimiz bu etkinliği ziyaret edebilirler.

İşlerimin yoğunluğu nedeniyle açılışa katılamadım. Burayı en kısa sürede ziyaret edip, sizlere izlenimlerimi aktaracağım.

Gelelim ikinci bomba projeye. Meram Belediye Başkanımız, İstasyon civarında Meram Belediyemize ait eskiden otel olan yerde projeyi açıkladı. Lise 11’nci sınıf öğrencilerini, 150’şer kişilik guruplar halinde Cuma günleri Yüksek Hızlı Trenle Ankara’ya götürmek. Demokrasinin Kurumlarının yerlerini TBMM ve Sarayı öğrencilere gezdirmek. Ama en önemlisi 15 Temmuz Hain darbe girişiminde olayların cereyan ettiği şehitlerimizin kanının aktığı yerlerin özellikle Genel Kurmay önündeki verdiğimiz şehitlerin ve nelerin olduğunu öğrencilerimiz mekan görselliğiyle öğrenebilecekler.

FETÖ hain örgütünün verdiği zararların bir kısmını öğrencilerimiz daha iyi idrak edebilecekler. Sapık ideolojilere girmenin nelere mal olacağını daha iyi görebilecekler.

Bu arada Fatma TORU hanımefendi yanlarına Basın Mensuplarıyla birlikte öğrencileri de almıştı. Bazı şanslı öğrencilerimiz, Meram Belediye Başkanımız Fatma TORU’yu canlı izleyip, projeyi ilk ağızdan dinlediler.

Fatma Hanım Basın Mensuplarının da görüşlerini aldı ancak biraz uzakta oluşumuz nedeniyle söz alamadık ama şimdi dilek temenni ve memnuniyetimizi yazıya döküyoruz.

Ben olaya başka türlü bakıyorum. Dersten bunalan, çeşitli sıkıntılarla boğuşan gençlerimize, bir ödül gibi gelecektir bu gezi…

İnanıyorum varoş dediğimiz Konya’mızın ücra köşelerindeki okullarda okuyan maddi durumları iyi olmayan öğrencilerimiz belki de ilk defa başka bir ile gidecekler, belki de ilk defa Başkentimiz Ankara’yı görecekler, belki de ilk defa Yüksek Hızlı Tren’e binmenin mutluluğunu yaşayacaklar. İşte Başkanımız Fatma Hanıma bunu söyleyecektim. Ne olur öncelik bu çocuklarda olsun diyecektim. Hatta diyecektim ki siz bu çocuklara anne şefkatiyle ceplerine de üç-beş kuruş koyun diyecektim.

İnanıyorum onların dünyalarını Meram Belediyemi mutlulukla dolduracaktır.

1971 yılında Askeri Lise sınavına rahmetli dayımın oğlu İrfan BAŞAYTAÇ’la birlikte İstanbul’a diğer dayım rahmetli Mevlüt BAŞAYTAÇ’ın evine gittik. İlk kez denizi gördüm, boğazı gördüm. Sandala bindim. Yaşantımın en mutlu günleriydi.

Şimdi düşünebiliyor musunuz bu imkanları Ankara için Meram Belediyemiz sağlıyor. İnşallah bu durum sürekli olur da gençlerimize İstanbul programı da düzenlenir, Topkapı Sarayı’nı vb. yerleri görme imkanı bulurlar…

Meram Belediye Başkanımız Fatma TORU hanımefendiye, öğrencilerimize verdiği yüce değer için, geleceğimiz her şeyimiz olan gençlerimizin ufkunu değiştireceğinden dolayı sanki kendimde bir öğrenciymiş gibi teşekkürü borç biliriz. Bu proje hepimiz için hayırlı olsun.

SEÇİMİN TARİHİ ÇOK YANLIŞ

Bu benim şahsi görüşüm; nedenlerini açıklayacağım.

Cumhurbaşkanımızın bu kadar danışmanı var, bu kadar bakan var, özellikle Milli Eğitim Bakanı var. Yüksek öğrenime Giriş sınavı 23-24 Haziranda yapılacağını herkes biliyor. Bari siz seçimi bir hafta sonra, 1 Temmuzda yapsaydınız, ne olurdu sanki…

Hani maç yapılırken kural değiştirilmezdi. Liseyi bitirecek ve bitirmiş 2 milyonu aşkın öğrenci kitlemizi ilgilendiren bu sınav 24 Haziran’da yapılmalıydı.

Hani biz seçme ve seçilme yaşını 18’e indirmiştik ya, hani biz gençlere önem veriyorduk ya hani biz 18 yaşındaki çocukları vekil yapacaktık, bakan hatta belediye başkanı yapacaktık ya, işte biz gençlere çok önem veriyorduk ya…

Beyinlerine yerleştirdikleri, yaptıkları planları bir anda ortadan kaldırdık. Sınav tarihini değiştirdik.

İşin başka bir boyutu, gençlerimiz okullarında bol bol siyaseti, seçimi de konuşacaklar. Sayenizde belki hem seçime hem sınava girecekler. Belki okulda tartışacaklar. Hiç gerek var mıydı 18 yaşındaki gençlere seçme ve seçilme hakkı vermek. Kendilerini yetiştirip, eğitim ve kültür düzeyi olarak daha iyi duruma geldiklerinde seçip seçilselerdi ne olurdu?

İşin bir başka tarafı da, seçim arabalarının gümbür gümbür gürültü yaptığı bu seçim döneminde öğrenciler kafalarını nasıl toplayacaklar. Nasıl ders çalışacaklar.

Keşke seçim Ekim ayında olsaydı da, yüksek öğrenime gidecek öğrenciler ve ailelerine sakin bir sınav dönemi yaşatabilseydik.

Yazık vallahi çok yazık. Bir seçimi 2 milyon gencimizin istikbaline tercih etti.

Bir mizansenle işi sonlandırayım. Ey gençler, üniversiteye giremezseniz üzülmeyin, milletvekili olma, bakan olma, belediye başkanı olma şansınız devam ediyor. Okuyup kendinizi yetiştirmeden, devletin idaresine katılacaksınız, baba parasından devletin parasına geçeceksiniz. Erkek olursanız askerlik bile yapmayacaksınız. Ne üzülürsünüz sınav kötü geçerse diye…

Sağlıcakla kalın…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık