• 07 Mayıs 2019, Salı 8:30
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

ALKIŞLAR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYEMİZE…

Efendim Ramazan ayımız bizler için, ülkemiz için, İslam Alemi için hayırlara vesile olsun.

Kardeşliğimizin pekiştiği, adaletin ve huzurumuzun daim olduğu bir ay olur inşallah.

Konya Büyükşehir Belediyemiz, bu Ramazan ayında, iftar programları yapmayacağını ve de Rahmet Akşamları etkinliklerini gerçekleştirmeyeceğini belirtti.

Olaya en çok sevinen ben oldum.

En kolay harcanan para Devletin Parasıdır. En kolay harcayanlarda maalesef belediyelerimiz.

Bunu genelleme olarak söylüyorum. Maalesef genelde belediyelerimizin hali bu…

Geçen yıl Ramazan ayının ilk günü belediyemizin verdiği iftar yemeğine katılmıştım ve üzülmüştüm. İftar yemeğini bir firma aracılığıyla verdiler doğal olarak. Kumanya gibi dağıttılar. İftara katılan sayısı çok fazla. O da ne kumanyanın üzerine kaplanan naylon bir türlü açılmıyor ve yırtılmıyor. Bıçağıma müracaat ettim. Benim bıçak epey bir kumanya açtı.

Yani sıkıntılı bir iftar oldu. Kimi açacağız derken yemeği üzerine döktü. Falan falan…

Beni en çok üzen kimin parasıyla kime yemek veriyorsunuz?

Bu konuda bir yazıda yazmıştım. TÜYÜ BİTMEMİŞ YETİM ÖLDÜ diye. Evet biz devletin malı, parası söz konusu olunca harcamanın, kullanmanın en adil olması için tüyü bitmemiş yetimin hakkı var diye uyarırdık. Sadece Ramazan’da değil, diğer zamanlarda da Belediyelerimiz harcamalar konusunda oldukça müsrifti. Harcanan para, nasıl olsa kendilerinin değil ya…

Bu konuya devam edeceğim ama aklıma, Ramazan boyunca Büyükşehir Belediyemizin yaptığı ve er akşam düzenlediği ‘Rahmet Akşamları’ programları geldi. Genelde Kültürpark içinde yapılıyor. Teravih saatine denk geliyor. İsmini cismini duymadığımız, kimin önerdiğini bilmediğimiz insanlar programa çıkıyordu. Tabii cukkalı programlar.

Beni en çok üzen belediyelerimizin yaptığı harcamaların şeffaf olmaması. Kime kaç lira verildi SIR…

Bir Büyükşehir Belediyemiz olsa… Merkez İlçe Belediyelerimiz de devletin parasına kıyıp, Ramazanda program yaptırıp, bunları yerel ve hatta Türkiye’ye şamil kanallarda yayınlatıyorlardı. Amaç reklamlarını yapmak.

Harcanan paranın helalliği konusunda kılı kırk yarmak gerekirken, bunlar yapılmadı.

Sonra iş mahalle iftarlarına mahalle şenliklerine falan dönüştü… Vallahi yazacağım gelmiyor.

Şunu hep söylüyorum. Belediyeler bir iş yapmazsa şarkıcı, türkücü getirip, etkinlik düzenleyip adlarının duyulmasını sağlamaya çalışırlar.

Haa… Olur çok ünlü bir sanatçıyı, herkesin bildiği birini getirirsiniz, hatta belediye dışından sponsor bulur bir kuruş harcamazsınız, boynumuz kıldan ince.

MUHTAR KONUSU

Öteden beri muhtarlarında siyasi partilerden seçilmesi taraftarıyım. Zaten kendileri tamamen siyasetin içindeler.

Düşünebiliyor musunuz? Belediyelerimiz muhtarları alıp gezilere götürüyorlar, hatta eşleriyle beraber Karadeniz turuna bile çıkarıyorlar ve hatta siyasilerimiz onları devletin parasıyla UMRE’ye falan gönderiyorlar.

Yahu yapmayın. Vallahi yanlış yapıyorsunuz. Muhtarlarımızın da çoğunluğu bedavaya müsait olunca değmeyin keyfine. Peki niye muhtarlar? Belli işte mahallelerinde o belediyenin sahip olduğu siyasi parti adına temsilci olmak.

Hayır öyle değil diyen muhtarlara da saygı duyarım. Onun için diyorum ki gelin muhtarları da alsında şu anda gerçek olan siyasi konumlarını yasallaştırın, siyasi partilerden seçilsinler, malumu gerçekleştirelim.

Tabii konu belediyeler olunca, belediyelerimizden bahsediyorum. Ya odalar, kooperatifler, dernekler, cemiyetlerin seçimlerinde neler olur neler…

Neyse konumuz belediyeler dedik ya. Bakınız belediyelerimiz, gazetecileri de çeşitli zamanlarda davet edip, yemekli, kahvaltılı sohbetler yapıp, yapacakları hizmetleri anlatırlar ve de gazetecilere de günün önemine binaen hediye paketleri verirler.

Yine soruyorum kimin parasıyla bunları yapıyorsunuz?

Aklınıza şu gelebilir. Eee kardeşim sen katılmıyor musun? Katılıyorum. Önceleri verilen yemeği yemiyordum. Sonra dikkat çekmeye başladım. Yemek masada kalacağı için yedim. Kabaca bu yemeğin, kahvaltının bedelini bir garibana ödemeye başladım. Bunu kendimi övme gayesiyle asla yapmıyorum. Benim vicdanım bu konularda sıkıntılıdır.

Belediyelerimiz gazetecileri çağırsa ve insani niyetle bir çay ikram etse, yemek falan vermese ne olur? Seve seve katılanlardan biri de ben olurum.

Belki gazeteci arkadaşlar bana kızacaklar ama, çoğu gazeteci yemeği yiyip ayrılıyor, başkanı ve projelerini dinlemiyorlar bile… Ye de ortam arkadaş muhabbetine dönüşüyor…

Şimdi Belediyelerin bu güzel yemeklerini yiyenler başkana hoşuna gitmeyeceği soru sorabilirler mi?

Ben emekli subayım. Görev yaptığım sürece askerlerime peşinen hediye kabul etmeyeceğimi söylerdim. Ve de kabul etmezdim. Nice hediyeleri hatta rüşvetleri elimin tersiyle nasıl ittiğimi beni bilenler bilir. Ama şunu da söylerdim askerlerime, terhis olduktan sonra bana araba hediye edin alırım derdim latife olarak.

Ama askerlerimle dostluğum güzel insanlarla arkadaşlığım hala devam eder, ölene kadar da devam edecek. Menfaatsiz güzellik muhteşemdir.

Belediyelerimiz! Lütfen devletimizin parasını harcarken kılı kırk yarın. Ne siz haram yedirin, ne biz haram yiyelim. Harcamalar şeffaf olmayabilir de, unutmayın onu bilen biri var. Hesabını soracak da biri var. Biz sizi yaptığınız hizmetlerle sevgi ve saygı ile analım.

Kalın sağlıcakla…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık