• 01 Eylül 2016, Perşembe 8:52
MehmetERŞAHİN

Mehmet ERŞAHİN

MÜNAFIKLARIN ÖZELLİKLERİ (2)

4-      Emanete hıyanet ederler.

Hıyanet, emanet edilen şeyde, dine, şeriata aykırı şekilde tasarrufta bulunmaktır. Hâinlik, eminliğin zıddıdır. Hıyanet, emanete aykırı olan her türlü haksızlığın ve güven hissi  vermemenin adıdır. Bu hadiste sayılan üç alâmetten birincisi, yaniyalan söylemek, sözün bozuk olmasına; ikincisi yani vaadinden dönmek, niyetin bozukluğuna; üçüncüsü olan hıyanet de fiilin, davranışın bozukluğuna delâlet eder. (Komisyon, Riyazu's-Salihin, c.2, s. 11)

 

5-      Çıkarlarına aşırı düşkündürler.

 

"Onlar sizi gözetleyip duran kimselerdir. Eğer Allah tarafından size bir fetih (zafer) nasip olursa, "Biz sizinle beraber değil miydik?" derler. Şayet kâfirlerin (zaferden) bir payı olursa, "Size üstünlük sağlayıp sizi mü'minlerden korumadık mı?" derler. Allah, kıyamet günü aranızda hükmünü verecektir. Allah, mü'minlerin aleyhine kâfirlere hiçbir yol vermeyecektir." (Nisa, 4/141).

 

6-      Bozgunculuk yaparlar.

 

(Ey münâfıklar!) İş başına geçecek olursanız, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmak ve akraba ile ilgiyi kesmek sizden beklenmez mi? İşte Allah’ın lânetlediği, kulaklarını sağır ve gözlerini kör ettiği kimseler bunlardır.” (Muhammed, 47/22-23), “Onlar Allah’a söz verdikten sonra verdikleri sözü bozarlar, Allah’ın gözetilmesini emrettiği kimselerle ilgiyi keserler ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. İşte onlar lânete uğramışlardır; cehennem de onlar içindir.”  (Ra`d, 13/25), "Bunlara, "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde, "Biz ancak ıslah edicileriz!" derler. İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat farkında değillerdir." (Bakara, 2/11-12).

 

7-     Allah'ı ve müminleri aldatmaya çalışırlar.

 

“Münafıklar Allah’ı aldatmaya çalışırlar, Allah’ da onların bu çabalarını başlarına geçirir." (Nisa, 4/142), "İnsanlardan, inanmadıkları hâlde, "Allah'a ve ahiret gününe inandık" diyenler de vardır. Bunlar Allah'ı ve mü'minleri aldatmaya çalışırlar. Oysa sadece kendilerini aldatırlar da farkında değillerdir. (Bakara. 2/8-9) "İman edenlerle karşılaştıkları zaman, "İnandık" derler. (Bakara, 2/14).

 

8-      Müminlerle alay ederler.

 

"Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman, "Şüphesiz, biz sizinle beraberiz. Biz ancak onlarla alay ediyoruz" derler. Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir. İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kâr getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu bulamamışlardır." (Bakara, 2/14-16).

 

 

9-      Yeminlerini kendilerine kalkan edinirler, insanları Allah yolundan alıkoyarlar.

 

      "Yeminlerini kalkan yaptılar da insanları Allah'ın yolundan çevirdiler. Gerçekten onların yaptıkları şey ne kötüdür!"(Münafıkun, 63/2).

 

 

10-  Her kuvvetli sesi kendi aleyhlerine sanırlar.

 

"Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. Onlar sanki elbise giydirilmiş kereste gibidirler. Her kuvvetli sesi kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın! Allah onları kahretsin! Nasıl da (haktan) çevriliyorlar!" (Münafıkun, 63/4).

 

11-  Kötülüğü emreder, iyilikten alıkoymaya çalışırlar.

 

      “Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirlerinin velisidirler (birbirlerindendir). Kötülüğü emreder, iyilikten menederler” (Tevbe, 9/67).

 

12-  Cimridirler.

 

"Ellerini de sıkı tutarlar. Onlar Allah'ı unuttular; Allah da onları unuttu. Şüphesiz münafıklar, fasıkların ta kendileridir."(Tevbe, 9/67)

 

Kârûn, Hz. Mûsâ zamanında yaşadı; hatta onun amcasının oğlu olduğu rivayet edilir. Önce Hz.Mûsâ’ya iman ettiği halde hırsı ve kıskançlığı yüzünden münafıklığa düştü. Son derece zengin ve zengin olduğu kadar da cimri biri olduğu ve bu zenginliği içinde nasıl helâk olup gittiği bir ibret tablosu olarak insanlığın hafızasına nakşolunmuştur.

 

13-  Toplumda kötü söz, fiil ve davranışların yayılmasını isterler. Zina iftirasında bulunurlar,

 

“Mü’minler arasında hayasızlığın yayılmasını arzu edenlere, işte onlara, dünya ve âhirette can yakıcı azab vardır.” (Nûr, 24/19), “Siz bu iftira etme işinin  önemsiz olduğunu sanıyorsunuz. Halbuki o, Allah katında çok büyük bir suçtur.”(Nûr, 24/15).

 

Münafıklar, Hz. Âişe’nin iffetiyle ilgili dedi kodu çıkarmışlardı. Bu dedi kodular Resûlullah Efendimiz’i, Hz. Âişe’yi ve mü’minleri çok üzmüştü. Bunun üzerine Allah Teâlâ mü’minlerin annesi Hz. Âişe’nin günah işlemediğini, onun tertemiz olduğunu belirten âyetleri indirmişti.

 

14-   İtikadi münafıklar müminleri bırakıp kâfirleri dost edinirler, onlarla anlaşıp kaynaşırlar, itibar ve değeri onların yanında ararlar.

 

"Onlar, mü'minleri bırakıp kâfirleri dost edinen kimselerdir. Onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Hâlbuki bütün izzet ve şeref Allah'a aittir."  (Nisa, 4/139).

 

Allah hepimizi münafıkların, hain ve zalimlerin şerrinden muhafaza eylesin. Son terör eylemlerinde şehit olan sivil, asker ve polislerimize Allah'tan rahmet, yaralanan kardeşlerimize de acil şifalar dilerim. Milletimizin başı sağ olsun. Allah vatan hainlerini, teröristleri ve zalimleri kahreylesin. Hepimize yardım eylesin.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık