• 10 Mayıs 2017, Çarşamba 7:39
MehmetERŞAHİN

Mehmet ERŞAHİN

BERAT GECESİNİN ÖNEMİ VE FAZİLETİ (1)
Mübarek üç ayların ikincisi, hicri ve kameri ayların sekizincisi ve "Kur'an'ın indirildiği Ramazan ayı"nın habercisi ve müjdecisi olan Şaban ayının on beşinci gecesi Berat gecesi, 10 Mayıs 2017 Çarşamba günü akşamıdır. Berat geceniz mübarek olsun.    Berat gecesi müslümanlarca kutsal sayılmış, bu gecenin diğer gecelerden farklı bir şekilde geçirilmesi, bu gecede daha fazla ibadet edilmesi âdet halini almıştır. Şâbanın on beşinci gecesinde müslümanların Allah tarafından bağışlanacağı umulduğundan bu gecenin özellikle ihya edilmesine ayrı bir önem verilmiştir.   Berat gecesi, adını Allah'ın günahkârları affetmesinden alır. Şabanın on beşinci gecesinde müslümanların Allah'ın affı ve bağışlaması ile günah yükünden kurtulacağı umula¬rak bu geceye Berat gecesi denmiştir. Berat, Arapça berâe-berâet kelimesi¬nin Türkçeleşmiş şeklidir. Berâet, "iki şey arasında ilişki olmaması; kişinin bir yükümlülükten kurtulması veya yüküm¬lülüğünün bulunmaması" anlamına ge¬lir. (Halit Ünal, "Berat Gecesi", Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, cilt: 5, sayfa: 475)   Berat gecesi için dini eserlerde dört isim verilmiştir:   1- Kulların günahlarının affolunması ve temize çıkmaları sebebiyle 'Beraet'; "Leyletü'n-Nısfi Min Şa'ban (şa¬banın ortasındaki/yarısındaki gece)",   2-Bereketli ve feyizli bir gece olması sebebiyle "mübarek ge¬ce", Mübarek, "uğurlu, hayırlı, bereketli, değerli, hayrı çok" demektir. Yüce Allah bu gecede kullarının menfaatlerine ait işler hazırlar.   3-Kulların ihsana kavuşmaları nedeniyle "rahmet gecesi", af, merhamet ve bağışlanma gecesi.   4-Geceyi iyi değerlendiren kulların seçilerek salih kullar arasına alınması sebebiyle   "sakk (bel¬ge) gecesi" adı verilmiştir. Vergi borcu tamamen ödendiği zaman borçlarını ödeyenlerin beraetlerini (temize çıkmalarını) dile getiren bir sakk (bir belge) yazıldığı gibi Allah Teâlâ da bu gece mümin kullarına berat yazar. (Elmalılı, Hak Dini Kur'an Dili, "Duhan Suresi" V, 4293)   Bir kısım âlimlerin, kıble¬nin Kudüs'teki Mescid-i Aksâ'dan Mek¬ke'deki Kabe İstikametine çevrilmesi¬nin hicretin ikinci yılında Berat gecesin¬de vuku bulduğunu ifade etmeleri de geceye ayrı bir önem kazandırmakta¬dır. (Halit Ünal, "Berat Gecesi", Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi,  cilt: 5,  sayfa: 475-476)   III. (IX.) yüzyılda ya¬şayan Fâkihî Mekke'de Berat gecesinin kutlanmasıyla ilgili bilgi vermektedir. Bu¬na göre Mekke halkı Mescid-i Harâm'da namaz kılmak, Kabe'yi tavaf etmek ve Kur'an okumak suretiyle geceyi ihya eder¬di (Ahbâru Mekke, III, 84]. Fâkihî'den üç asır sonra Mekke'yi ziyaret eden İbn Cübeyr de benzer bilgiler verir (er-Rihle, s. 119-120].   İslâm tarihinde şâban ayında meydana gelen önemli olaylar arasında orucun farz kılınması (2/624), zikredilebilir.  Ayrıca Duhân sûresinde (44/3) Kur'an'ın "mü¬barek bir gecede" nazil olduğu ifade edilmektedir.    1-İslâm âlimlerinin çoğun¬luğuna göre burada işaret edilen ge¬ce Kadir gecesidir. Çünkü diğer âyetler¬de Kur'an'ın ramazan ayında (el-Bakara 2/185) ve Kadir gecesinde (el-Kadr 97/1) indirildiği belirtilmektedir.    2- Müfessir İkrime'nin de dahil olduğu bir grup âlim ise Duhân süresindeki âyet¬le Berat gecesine işaret edildiği kanaatindedirler. (Taberî, XXV, 108-109] Bu takdirde Kur'an'ın ta¬mamının Berat gecesi levh-i mahfuz¬dan dünya semasına indiği, Kadir ge¬cesinde de âyetlerin parça parça inmeye başladığı şeklinde bir yorum ortaya çık¬maktadır. Nitekim bazı müfessirler bu görüşü benimsemişlerdir (bk. Elmalılı, V, 4293-4295).   Resûl-i Ekrem (sav) Efendimizin bu ge¬cede ibadetle meşgul olmayı ve gündüzünde oruç tutmayı teşvik ettiği nakledilir. Hz. Aişe (r.anha) annemiz anlatıyor:   "Bir gece Rasulullah (sav) Efendimizi kaybettim. Aramak için çıktım. Bir de baktım ki Baki Kabristanında ellerini semaya açmış dua ediyor. Buyurdu ki: "Allah Teâlâ -rahmetiyle- şabanın on beşinci gecesi dünya semasında tecelli eder ve Kelb ka¬bilesi koyunlarının kılları sayısından da¬ha fazla kişiyi/günahı bağışlar"  (Tirmizî, "Şavm", 39; İbn Mâce, "İkâme", 191).   "Bana Cibril geldi. Dedi ki "Bu gece Şabanın yarısındaki gecedir. Bu gece Kelb kabilesinin koyunlarının kılları sayısınca Allah'ın cehennemden azad ettiği kulları vardır. Ancak Allah bu gece müşriğe, kin tutana, akrabasıyla ilgisini kesene, zinaya devam edene, annesine ve babasına isyan edene, içkiye düşkün olana bakmaz." (Beyhaki, Şuabü'l-İman, 3/380).   "Ey Aişe! Bana bu gece ibadet etmem hususunda izin verir misin?" buyurdular. Ben de "Anam babam sana feda olsun evet" dedim. Namaz kıldılar ve uzun secde yaptılar. Öyle ki vefat etti sandım. Kalktım ona dokundum, elimi onun ayağının altına koydum. Hareket ettiler. Ben de sevindim ve dua ettiklerini işittim. Sabaha kadar ayakta ve oturarak ayakları şişinceye kadar namaz kılmaya devam ettiler. Ben de dedim ki "Anam babam sana feda olsun ey Allah'ın resulü! Allah senin geçmiş ve gelecek bütün günahlarını bağışlamadı mı?" buyurdular ki:" Ey Aişe! Ben şükreden bir kul olmayayım mı?"

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık