• 21 Kasım 2019, Perşembe 8:54
HasanMERT

Hasan MERT

Söz ve Hakikati (1)

Allah’a hamd, Hz. Muhammed (s.a.v.)’e salat ederim.

Söz ve hakikati konusunu seçmemin bir sebebi de  “değer”ler yozlaştırıldığı gibi “kavramlar”ında içi boşaltılmaktadır. Yazı olmadan söz vardı ve sözlü antlaşmalarda “söz” ile sabitti. Söz, kelam ilişkisini hepimiz biliriz.Söz ağızdan çıkar.Yalanda ağızdan çıkar.Yalan söylediği sabit olana “yalancı”  denilir ve sözü ahkam olanın yanında sözü geçmez. Sözü ileitibarınıkazananı ve sözü ile itibarını kaybedeni hep duyarız. “O adamın sözü senettir.” Ne muhkem bir itibardır. İnsan inancını evvela sözü ile tesciller.Yani “kelime-i tevhid”i dili ile söyler kalbi ile tasdik eder.Mü’min olur. İtibar kazanır. İtibar edilir.

Yüce Allah, Kur’ân-ı Kerîm’de inançayrımı yapmaksızın şu talepte bulunur:

“ Kullarıma söyle, sözün en güzelini söylesinler(yegulu’l-leti–(güzel he)-hiyeahsen). ; sonra şeytan aralarını bozar. Çünkü şeytan insanların apaçık düşmanıdır.”(1)

Söz söylemenin ehemmiyetini ve söze verilen değeri belirtme sadedinde,şu ayet de dikkat çekicidir:

“ O hiçbir söz söylemez ki yanında çok dikkatli bir gözetleyici olmasın!” (2)

Kur’ân-ı Kerîm’de geçen,  “ Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niye söylersiniz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz Allah katında çok sevimsiz bir davranıştır.”( 3 )ayeti de söz söylemenin sorumluluğu bağlamında düşünülmelidir.

K.Kerimde:”Rüşdüneerişînceye kadar yetimin malına, sadece iyi tutumla yaklaşın. Ölçü ve tartıyı adaletle yapın. Biz herkese ancak gücünün yettiği kadarını yükleriz. Söz söylediğiniz zaman,(ve izagultümfa’dilu) yakınlarınız bile olsa, adaletli olun. Allah'ın ahdini tam olarak yerine getirin. İşte düşünüp öğüt alasınız diye Allah size bunları emretti.”(4)

Söz söylemek kadar, sözün ne şekilde ve nasıl söylendiği de önemlidir veağız disiplini ifadesi biraz da bunu kapsamaktadır. Hatta bu o kadar önemlidirki, bazen muhataptan hitapta kullanılan kelimenin değiştirilmesi istenir:

“Ey iman edenler! "Râinâ!" demeyin; "unzurnâ" deyin ve iyi dinleyin. Kâfirler için elem verici bir azap vardır.”(5 )

Kur’ân-ı Kerîm’de cennet tasvir edilirken geçen ;‘Orada ne boş bir söz, ne de günaha sokan bir şey işitirler.’(6)(7) ayeti de konu açısından oldukça ilginç gözükmektedir. ve ‘Orada hiçbir boşsöz işitmezler.’  (Ğaşiye, 11) ayeti de bu bağlamda düşünülebilir.

Demek ki boş söz işitmek ve yalanla karşılaşmak insanın canınısıkan ve iç acıtan bir durum olarak gözükmektedir ki, cennette böylebir durumla karşılaşılmaması mükâfat olarak sunulmaktadır.

Peygamber EfendimizHz. Muhammed (sav)n de bu konuda pek çok hadisi bulunmaktadır. Bunlarınhepsini sıralamak burada mümkün olmayabilir, fakat mü’minlerin ağızve söz disiplininin ehemmiyetini belirleme sadedinde verilebilecek belki de engüzel hadis şu şekildedir: “Bir kul, Allah’ın hoşnut olduğu kelimelerden bir kelimeyi,söylediği sözün neticede ne kadar önemli olduğunu ve ne kadar büyük biretkiye sahip bulunduğunu bilemeden söyler. Söyler de Allah o kimseyi bu kelimesebebiyle birçok derecelere yükseltir. Bir kul da Allah’ı öfkelendirecek kelimelerdenAllah’ın gazabını celbedecek bir kelimeyi, hiç ehemmiyet vermeden (umursamadan)söyler de, kendisi o kelime sebebiyle cehennemin içine düşer.”(8)

Bu hadis,insanların söz söylerken her zaman asgari de olsa bir bilinç halinin bulunmasınıngereğini anlatmaktadır.

Ecdadımız arasında sözden ileri bir teminat düşülmezdi. “Söz senettir” düşüncesi, en büyük teminat sayılırdı. Zira verilen bir söz, mutlaka yerine getirilirdi. Bizim kültürümüzde “ söz namustur” diye kabul edilmiştir. Namus söz konusu olduğu zaman da, insanın yapamayacağı fedakârlık yoktur.

Merhum MehmedÂkif, Vaniköy’de oturan bir ahbabı ile öğleden bir saat önce buluşmak için sözleşir. O gün de hava yağmurlu ve fırtınalıdır. Öyle şiddetli bir yağmur yağar ki, evden çıkmak mümkün değildir. Ama MehmedÂkif, yağmura ve fırtınaya aldırmadan yola çıkar. Buluşmak üzere söz verdikleri mekana gelir. Fakat sözleştiği kişi buluşma yerine gelmemiştir. Orada uzun bir süre bekledikten sonra üzüntüyle evine döner. Ertesi gün özür dilemek üzere gelen arkadaşını dinlemek istemez. Ona, “bir söz, ölüm ya da ona yakın bir mazeret varsa yerine getirilmez. Sizi mazur göremiyorum” diyerek, aylarca o arkadaşı ile konuşmaz.

Yunus Emre’nin yüreğinden mısralarına döküldüğü gibi:

Sözünü bilen kişinin

Yüzünü ak ede bir söz

Sözü pişirip diyenin

İşini sağ ede bir söz

Söz ola kese savaşı

Söz ola kestire başı

Söz ola ağulu aşı

Balıla yağ ede bir söz

Kişi bile söz demini

Demeye sözün kemini

Bu cihan cehennemini

Sekiz uçmağ ede bir söz.

Sözün ehemmiyeti üzerine inşallah fırsat bulunca konuya devam edeceğim. Allah’ın selamı rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.

Dipnotlar:

(1) K.Kerim İsra suresi  ayet 53  Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sadrettin Gümüş, Kur’an Yolu:III/491

(2)K.Kerim Kafsuresi, ayet;18. Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sadrettin Gümüş, Kur’an Yolu:V/108.

(3 )K .Kerimsaf suresi ayet;  2-3 Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sadrettin Gümüş, Kur’an Yolu:V/331.

(4)K. Kerim En’amsuresi ,ayet; 152.   Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kâfi Dönmez, Prof. Dr. Sadrettin Gümüş, Kur’an Yolu, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları: II/485.

(5)K. Kerim Bakara suresi, ayet; 104Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sadrettin Gümüş, Kur’an Yolu:1/175.

(6)K.KerimNebe suresi ayet;35  Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sabrettin Gümüş, Kur’an Yolu:V/539.

(7)K. Kerim .Vakıasuresi,ayet; 25 Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sadrettin Gümüş, Kur’an Yolu:V/218.

(8)  Buhari, Rikak, 23; Tirmizi, Zühd, 12; İbnMace, Fiten, 12.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık