• 25 Mayıs 2017, Perşembe 7:47
HasanMERT

Hasan MERT

Rahmet Ayı Ramazân-ı Şerif

Allah’a hamd, Hz. Muhammed’e (s.a.v.) salât ederim.

Rahmet, mağfiret ve bereket ayının gölgesi üzerimize düştü. Yarın, Cuma günü akşamı ilk terâvih namazını kılacağız.

 Bu yıl, Hicri aylardan Ramazân ayı 29 gün çektiğinden Ramazân orucu da 29 gün tutulacaktır. Gün evvelâ gece ile başladığından Terâvih namazları, yarın Cuma akşamından itibaren kılınmaya başlanacaktır.  Cumartesi gününü ilk oruçla geçireceğiz. Kalplerin ilahî rahmet ve mağfiret arzusu ile dolduğu, müminlerin hayırda yarıştığı af ve mağfiret iklimi Ramazana ulaşmanın huzur ve mutluluğu içindeyiz.

Ayların Sultanı Şehr-i Ramazan; Rahmet, Merhamet, Mağfiretiyle geldi.  İçinde seksen küsur seneyi barındıran, Kadir gecesiyle, Kâinatın Efendisi, Hz. Muhammed (s.a.v.) “Ümmetimin ayı “dediği kutlu ve mutlu mevsim;  RAHMETLE, BEREKETLE, SAADET VE SEFAYLA HOŞ GELDİN…

  Mübarek üç ayların sonuncusu olan “Ramazan-ı Şerîf "ayına; feyiz ve bereketlerle, afv ve mağfiretle tezyin edilmiş on bir ayın sultanı olan mübarek bir aya kavuşacağız.

Ramazan-ı Şerîf denilince, oruç, zekat, sadaka, teravih namazı ve Kur’an-ı Kerim tilâvetleri, hatimler vs. hatıra gelir. Terâvih namazlarında Salât-ı Ümmiyeler ayrı bir manevî coşkunun kaynağıdır.

Üç ayların sultanı olan Ramazan ayı içerisinde bin aydan hayırlı olan “Kadir Gecesi” vardır.

Ramazan ayı girince bu aydaki ibadet, iyilik ve hikmetler Müslümanları hem fert hem de toplum olarak kuşatır. Manevi duygular yoğunlaşır. Kadir gecesinde doruğa çıkar.

Teravihle başlayan, sahurla devam eden, iftarla bir günlüğü tamamlanan mübarek anların adı, şahsi açıdan kulluğun en yüksek derecede hatırlandığı, sosyal ve toplumsal açıdan; hatırlamanın ve hatırlanmanın kalbi duygularla taçlandığı, aile ve dostlar açısından; hürmet, saygı, sevgi, muhabbet, irtibat ve yardımın gönül coşkusuyla yaşandığı, Allah (c.c.)’ın evi Camilerin dolup taştığı, Sadaka, Zekat, davet ve ikramlarla dost ziyaretlerinin çokça yaşandığı nadide zaman dilimidir: ŞEHR-İ RAMAZAN…

Mensubiyetiyle iftihar ettiğimiz İslâm dini; dünya ve ahiret mutluluklarına erişebilmeyi Allah’a iman ve takvaya bağlamıştır. İnsan akıllı ve büluğ çağına erdiğinde (ergen olduğunda) Allah’ü Teala’nın emir ve yasaklarıyla mükelleftir. Kişinin inanarak ve ihlasla yaptığı her iyi şeyde ve kaçındığı yasaklarda (dini) ecir ve sevap vardır. Bu yönüyle oruç tutarken niyet ettiğinden dolayı oruç tutmanın sevabıyla beraber ayrıca nefsini terbiye ederek dini yasaklardan kaçındığının mükafatını da görecektir. İbadetlerinden lezzet alır. Kalbi taatla genişlik duyarsa şevki artar. Gayreti artar. İlmi ve maneviyatı artar. İlmi arttıkça da sevinci artar.

Ramazan ayı geçen ramazan ayından bu Ramazana kadar bir yıllık maddi-manevi kirlerden, hastalık (nefs-manevi) lardan temizleneceğimiz bir aydır. Bu Ramazanı Şerifte yemek-içmek v.s. tabii zevklerimiz den meşru arzularımızdan oruç sayesinde mücadele ederiz ki günah ve yasakları terk edebilme iradesini kazanabilelim. Peygamber efendimiz: ”Kim Allah’ın Kitabı Kur’an’dan bir harf okursa onun için bir sevap vardır. Her sevabın karşılığı da on kat verilecektir.” Bir diğer hadisi şerif: ”Kıyamet günü oruç ve Kur’an kula şefaatçi olurlar. Oruç: ” Ya Rabbi, ben onu gündüzleri yemekten ve zevklerinden alıkoydum. Şimdi beni ona şefaatçi kıl.” der. Kur’an: ”Ya Rabbi, ben onu gece uykusundan alıkoydum. Şimdi beni ona şefaatçi kıl “der. her ikisi de şefaat eder.’’ buyurmuştur. (1) 

Ramazan ayı cümle hayırları ve bereketleri özünde toplamıştır. Kur’an-ı Kerim :Ramazan ayı (öylesine faziletli bir aydır ki) insanlara yol gösterici ve doğruyu eğriden ayırmanın delilleri olarak Kur’an bu ayda indirilmiştir.” (2) buyrulmuştur.

Ramazan ayı kendisinden razı olarak ayrılan kişiye ne mutlu. Ama ramazan ayı kendisinden dargın olarak ayrılana yazık yazık.

Ramazan ayında Kur’an-ı Kerim hatmini bir araya getiren kişiye ümit edilir ki O’nun bereketlerinden mahrum kalmaya. Hayırlara kavuşmasına engel olmaya. Bu aya mahsus bereketler başkasına benzemez. Bu ayın gecelerindeki hayırda başkaları ile kıyaslanmaz. Bu ay içinde olan birlik ve beraberlik yıl boyu sürecek birlik ve beraberliğe sebeptir. Bu ay içindeki ayrılık yıl boyu sürecek ayrılığa sebep olur.

Ramazan ayı insani duygularımızın kuvvetleneceği, hislerimizin inceleceği şuurumuzun derinleşeceği bir terbiye ayıdır.

Yüce dinimizin inanç, ibadet, ahlak esasları bütünlük arz eder. Bu unsurlar birbirini tamamlayan unsurlardır. Mü’minler’ de Kur’an ahlakı de ahlaklanmak iradesi ortaya konulur ve Mü’minde tezahür ederse, ailede, komşuda, akrabada, arkadaşlıklarda topyekün güzellikler ortaya çıkar. Ramazan ayı bunun canlı bir örneğidir.

Yaklaşmakta olan Ramazan-ı Şerifi sıhhat-afiyet, varlık-dirlik içerisinde insanımıza, insanlığa feyz, bereket ve mutluluklara vesîle olmasını dilerim. Selam ve Dua ile...

Dipnotlar :

(1) et-tergib ve’t-terhib c.2.s.84.

(2) Bakara suresi ayet 185


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık