• 28 Eylül 2017, Perşembe 7:49
HasanMERT

Hasan MERT

Muharrem-Hicret-Aşure (2)

Allah’a hamd, Hz. Muhammed (s.a.v.)'e salât ederim.

Hicret, Hz. Muhammed (s.a.v.)’in doğduğu, gençliğini geçirdiği ve peygamber olduğu ve 53 yaşına kadar ömrünü geçirdiği şehirlerin anası “ümmü'l-kura” olan Mekke’den Medine’ye göç etmesidir. Bütün peygamberlerin hayatında hicret vardır.

Hz. Âdem(a.s.) Cennetten dünyaya, İbrahim ve İsmail(a.s.) Harran'dan Mekke'ye, Yakub ve Yusuf (a.s.)Kenan'dan Mısır'a, Musa(a.s.) önce Mısıra sonra tekrar Filistin'e, Yunus(a.s.) önce denize sonra tekrar karaya hicret etmişler ya da ettirilmişlerdir. Denebilir ki hayatında hicret olmayan hiç bir büyük insan yoktur.

Bunu hicret etmeden büyük olunmaz diye de anlayabilirsiniz. Çünkü hicret insanı dünyadan ve ona bağlanmaktan koparır, insana daha büyük dünyaları gösterir, bunun kapısını açar. Onun için Allah kendi uğrunda hicret edenlere hem dünya da hem “ukba”da bolluk vereceğini vadeder.   

K.Kerim:  “Allah yolunda hicret eden kimse yeryüzünde gidecek birçok uygun yer ve imkân bulacaktır. Kim Allah ve Resulü uğrunda hicret ederek yurdundan çıkar da sonra ölüm onu yolda yakalarsa artık onun mükâfatını vermek Allah'a aittir; Allah daima günahları örtmektedir, engin rahmet sahibidir.”(1)(2)

Hicret kelimesini duyan her Müslümanın kafasında mukaddes bir mana çağrıştırır ve Peygamberimizle ilgili tarafı olan bir anlam taşıdığını bilir ve hisseder. Elbette Hicret; Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’in Mekke’den Medine’ye göç etmesi ve onunla birlikte sahabelerin de vatanlarını, mal ve akrabalarını bırakarak Mekke-i Mükerreme’den Medine’ye göçmesi hadisesinin adıdır. Bu önemli olay, o gün için kolay olmamıştır. Büyük fedakârlıklar sonucu gerçekleşmiştir. Ama sonucu çok kutlu ve mutlu olduğu için bugün bizler için bir sevinç vesilesidir. Çünkü güzel dinimizin, bizlere ve nice muhtaç gönüllere ulaşmasına o kutlu hadise vesile olmuş, Kutlu Nebi ve aziz sahabelerinin üzüntü çekmesine mukabil, arkadan gelenlerin İslâmiyet ve Kur’an ile şereflenmesinin vesilesi olmuştur. Onun için Hicretin, bizim kafamızda ve iman dünyamızda büyük bir yeri vardır. 

Hicrî yıl 1438’den 1439’e  21  eylül 2017   günü 1 Muharrem itibariyle girdik.

Hz. Muhammed (s.a.v.)Efendimizin hicretinden bizim alacağımız en büyük ders, sebeplere sarılma onları ihmal etmeme ve muhteşem bir planlamadır. “Ben Allah'ın Rasulüyüm, bana nasılsa yardım eder, beni korur” demeden gereken bütün tedbirleri sonuna kadar almış, maddi planda hiçbir şeyi ihmal etmemiştir.

Hicret, İslam tarihinin en önemli olaylarından biridir. Hicret,M.622 yılının Muharrem ayında vuku bulmuştur. Hicret, Hicri takvimin başlangıcı olarak Hz. Ömer (ra) efendimiz tarafından kabul edilmiştir. Ve bu tarihten sonra hicri takvim kullanılagelmiştir. Bilinmesi gereken gerçek olaylar vardır. Hicret olayını kısaca üç başlıkta toplayalım:

1-Hicret ve hicreti doğuran sebepler,

2-Hicretin safhaları.

3-Hicretin sonuç ve etkileri.

Bunların İslâm tarihi veya peygamberler tarihi ve peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) Hayatı adlı muhtelif siyer kitaplarının okunmasıyla bilinmeye ihtiyaç vardır. Peygamberimizden pek çok mucize sadır olmuştur.

Hicrette Muhacir -Ensar kardeşliği vardır. Hicrette zulümden kurtuluş vardır. Hicrette muahat (Kardeşlik), meveddet (Dostluk)  yardımlaşma, paylaşma vardır.

Hicrette imana iştiyak, Allah'a hakk’ıyla kulluk, yanlış davranışlardan iyi ve doğru hallere kavuşma özlemi vardır.

İnsanoğlunun ilk atası, ilk insan ve ilk peygamber Adem (a.s.)’ın tevbesi ve affolunması bu ayda olmuştur.

İnsanoğlunun ikinci atası sayılan Nuh (a.s.)’ın tufandan kurtuluşu ve kavminin şerrinden halas olması ve bu ayda meydana gelmiştir.

Allah’a teslimiyetin en güzel örneği olan Hz. İbrahim (a.s.)’ın Nemrut’un ateşini söndürmesi bu ayda vuku bulmuştur.

Evlat hasretinden yanıp tutuşan Yakup (a.s.)biricik yavrusu Yusuf (a.s.)’a bu ayda kavuşmuştur. Diğer taraftan bir iftira neticesi zindana atılan Yusuf (a.s)’da yine bu ayda zindandan kurtulmuştur.

Musa (a.s) Firavun'un şerrinden Muharrem ayında kurtulmuş, O'na zulmetmek isteyen Firavun ve taraftarları bu ayda helâk olmuşlardır.

Hz. İsa (a.s.)’ın Yahudilerin şerrinden kurtulması yine bu ayda olmuştur.

Ve nihayet Hz. Muhammed (s.a.v.) efendimiz İslâm düşmanları ki başta Ebu cehil ve arkadaşlarının şerrinden biricik dostu Hz. Ebu Bekir (r.a.) ile birlikte bu ayın ilk gününde Medine’ye hicret için Mekke’den ayrılmışlardır.

Yeni Hicrî yılın hayırlara vesile olması dileklerimle…

Selâm ve Dua….

Dipnot:

 (1) Nisa suresi Ayet 100

[2] Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kâfi Dönmez, Prof. Dr. Sadrettin Gümüş, Kur’an Yolu, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları: II/121.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık