• 04 Şubat 2019, Pazartesi 8:59
HasanHüseyin KARA

Hasan Hüseyin KARA

SANSÜR!...

Sansürden bahsederiz hep…

‘Şöyle sansür var, böyle sansür var’ deriz…

Sansür gereklidir, ülkenin menfaati için, insanlığın daha iyi bir noktaya gelebilmesi için, özellikle çocuklarımızın akıl ve ruh sağlığını tehlikeye atabilecek birçok noktada sansür gereklidir…

Televizyon ekranlarında savaşların gösterilmesine hep karşıydım…

Parçalanmış cesetler, acı ile kıvranan insanlar hayatın bir gerçeği ama bunun TV kanallarında gösterilmesi, gazete sayfalarında yayımlanması kendimi bildim bileli çok yanlıştı…

Çocukların ve yetişkinlerin, ama evet özellikle çocukların ruh sağlığı açısından bu görüntü inanılmaz rahatsız edicidir…

Televizyon ekranlarında birbirlerine ağır hakaret eden sanatçılar gördü bu ülke…

Bir magazin figürünün başka bir magazin figürüne ‘ben senin gibi o…luk yapmadım’ demesinin ardından ‘ne dedin sen, ne dedin sen?’ dedikten sonra attığı ‘Şak’ diye tokat attığını 7’den 70’e herkes biliyor…

İzledikçe gülüyoruz belki ama bilinç altında çok ağır travmalar yaşatan görüntülere sahne oldu bu ülkede TV kanalları…

Siyasilerin dengesizliği, filmlerin-dizilerin vahşiliği, sanatçıların vurdumduymazlığı farkında bile olmadan bilinçaltımızda depremler yaratacak izler bırakmıştı.

Artık bugün böyle değil…

Artık sansür uygulaması çok daha derinlerde…

Artık gazeteler, dergiler ve özellikle TV kanalları sansürü en ağır şekilde uyguluyor…

Önce sansür nedir ona bir bakalım;

Sansür, çeşitli kavramların çeşitli yollarla kontrol altına alınmasıdır.

Sansür genelde hükümet tarafından uygulanır.

En somut amacı ise toplumu korumak ve devletin üzerinde kontrol sağlayacağı şekilde geliştirmektir.

Ama bugünlerde biraz fazla abartıldığını görmekteyiz…

Abartılıyor evet ve fakat gereksiz ve olmaması gereken yerlerde en ağır şekilde uygulanırken, ‘tamda burada sansür olmalı’ denilen yerde hiçbir şey göremiyoruz…

Geçen günlerde Türkiye’nin en büyük TV kanallarında bir tanesinin en çok izlenen vurdulu kırdılı hem de ağır vurdulu kırdılı dizilerinden bir tanesinde bir kavga sahnesinde Cem Karaca’nın 'Namus Belası' şarkısı çalındı…

Ama şarkı sansüre uğrayarak çalındı…

Sansüre uğramasının nedeni ise, ‘şarap içeriz’ bölümü idi…

Tamam tütün mamulleri ve alkol yasağı daha doğrusu sansürü mantıklı…

TV kanallarında tütün mamulü içilmesi gösterilmesin, şarap içilmesi, alkol içilmesi gösterilmesin ama bir çok dizide uyuşturucu baronlarının yaşadığı şaşalı hayat gösteriliyor…

Silah kaçakçılarının, mafyaların, katillerin, hem de gözünü kırpmadan adam öldüren, işkence yapan insanların şatafatlı hayatları, hem de devletin bile içinde bulunduğu imasında bulunan bu şatafatlı hayatları sansürsüz yayınlanırken bir şarkıdaki ‘şarap içeriz’ cümlesi insanı nasıl etkiler ki?…

Şimdi bir dizi düşünün yuvarlak bir masa, tüm dallardaki mafya babaları oturmuş ülkeyi nasıl parsellediklerini konuşuyor, insan kaçakçıları, silah kaçakçıları, uyuşturucu kaçakçıları bir araya gelmiş kim kimi öldürmeli onu konuşuyor ama masalarında duran içki kadehleri sansürleniyor…

Evet nasıl adam öldüreceklerini rahat rahat anlatıyor, hatta gözünü kırpmadan adam öldürenlerin ceza almadan hayatlarına şatafatlı bir şekilde devam etmesi çocuklarımızın ruh sağlığı üzerinde herhangi bir etki göstermiyor ama masalarında duran kadehlerden etkileniyorlar…

Devletle çatışan hatta ve hatta devletle çalışan mafyalar gösterilirken içki kadehinde bariz ağır bir buzlama oluyor…

Hatta nüfus planlamasında önemli etkenlerden olan ‘prezervatif’ sansürleniyor, geleneklerimizden olan ‘gerdek’ kelimesi sansürleniyor, hatta ve hatta ‘len’ kelimesi bile sansürleniyorken bir babayiğit kestiği kelleyi saçlarından tutup ahaliye sergilerken sadece kellenin altından akan kan sansürleniyor ve oda belli belirsiz bir sansür…

Niye, adam öldürmek, mafyacılık, devlet düşmanlığı, uyuşturucu baronluğu, silah kaçakçılığı bir şarkının içerisinde geçen hem de çok sevilen bir sanatçının sevilen bir şarkısının içerisinde geçen ‘şarap içeriz’ kelimelerinden daha mı az tehlikeli…

Çarpık ilişkilerin meşru olarak gösterildiği, yeğenin yengesini ayarttığı, çocuk gelinlerin olduğu, 1 kadının 3 adamı birden idare ettiği, bir adamın metreslerinin birbirlerine abla kardeşlik yaptığı dizilerde sıkıntı yok ama bir şarkının sözleri ruh halimizi etkiler diyerekten sansürleniyor…

Hiçbir şey sansürsüz olmasın diyecek kadar kafayı yemedim elbette ama sansüründe bir adabı vardır ya…

Kadına şiddetin hem de en ince ayrıntısına kadar gösterilmesi, tecavüzün, hatta birden fazla kişinin tecavüzüne uğrayan kadının tecavüzcüsüyle evlendirilmesi ve ona aşık olmasının anlatıldığı dizilerin reyting rekorları kırdığı bir dönemde yaşıyoruz ve ‘şarap içeriz’ dediği için bir şarkıyı sansürlüyoruz…

Helal olsun bize, bizim mantığımıza, bizim akıl ve ruh sağlığımıza…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık