• 08 Ocak 2019, Salı 9:11
HasanHüseyin KARA

Hasan Hüseyin KARA

Polisler beni sevmiyor!...

Bir tek beni değil belki vatandaş sevmiyordur…

Sadece sesli düşündüm…

Sonuçta polis vatandaşı niye sevmesin, kendiside bu ülkenin bir vatandaşı…

Dolayısıyla vatandaşı sevmeme gibi bir durum söz konusu değil…

Çok zor bir görevleri var, hem çok zor, hem taktire şayan, hem de ‘Allah güç kuvvet versin, zeval vermesin’ duasını her daim hak eden bir meslekleri var…

Vatandaş olarak biz şahsen bütün polislerimizi böyle görüyor ve ciddi ciddi seviyoruz…

Mantıken düşünüldüğünde poliste vatandaşını elbette sever…

Dedim ya ama beni sevmiyorlar…

Bana denk gelen polislerin büyük çoğunluğu üzerinde nasıl bir etki yaratıyorsam, alakasız durumlarda alakasız tepkiler verdikleri için öyle bir kanıya vardım…

Yaşadığım olayların bazılarını buradan paylaşıyorum, bir o kadarını da sineye çekiyorum…

Bilmiyorum belki ben abartıyorumdur, belki normal olanı budur, belki benim beklentim çok fazla…

İlk önce olayı sizlerle paylaşayım sonrasında ise kararı sizler verirsiniz…

Hafta sonu…

Hemen bu geçtiğimiz hafta sonu…

Akşam saatlerini biraz geçmiş bir vakit…

Havzanda bir kafenin yolunu tuttuk yanımda bir arkadaşımla…

Özel aracımızla gidiyoruz tabi…

Orada bilen bilir biraz park problemi var ve bu yüzden kafe işletmecisi komi bulunduruyor…

Kafenin önüne geldik, arkadaşım arabadan indi bende komi geldi arabadan iniyorken kızcağız kapıyı kapatmadan tekrar eğildi ve ‘arkada polisler var bişeyler söylüyorlar, plakanı alıyorlar’ dedi. Arabadan indim komi bindi ve arabayı park etmek için hareket etti…

Yani taş çatlasın bu bahsettiğim olay 10-15 saniye sürdü…

Bir insan arabadan ne kadar sürede iner ki?...

Arabadan indim hemen arkamda duran ve plakamızı yazan polislere doğru ilerledim…

Arabanın içerisinde söyleniyor ama öyle böyle değil, el kol işaretleri, sinirli sinirli, yanındaki polise artık bize mi kızmış, yoksa başka birisine sinirlenmiş sinirini çıkartacak birisini mi arıyor bilmiyorum…

Polis aracının sağ tarafındaki camına yaklaştım ve hafif tıkıladım…

Cam sonuçta açık değil ve içeriden polisin birisi bir kağıda bizim aracımızın plakasını yazmış, (camdan görebiliyorum, müsvedde bir kağıda plakamızı yazmış) diğeri ise el kol hareketleriyle baya hararetli bir şeyler söylüyor…

Camı açtı yan koltukta oturan memur bey…

‘Buyurun beyefendi’ dedim gayet kibar ve nazik bir ses tonuyla…

Şoför koltuğunda oturan polis, ‘Aracını buraya park edemezsin’ dedi…

İlginç…

‘Aracımı park etmedim beyefendi görüyorsunuz’ dedim yine gayet kibar…

‘Burada duramazsın’ dedi ses tonu bayağı bir kalınlaşıp ve yükselerek…

‘Durmadım beyefendi bakın komi geldi arabamı aldı ve götürdü’ dedim…

‘Buraya park edemezsiniz siz’ diye bağırdı…

Allah Allah ben anlatamıyorum herhalde…

‘Beyefendi bakın aracımı buraya park etmedim ki!’ dedim ama hala oldukça kibar ve naziğim olay çıksın istemiyorum…

‘Sen burada yolun ortasına bırakıp gidemezsin aracını’ dedi…

Tövbe estağfurullaaaah….

‘Beyefendi buraya aracımı park etmedim de, yolun ortasına durmadım da görüyorsunuz burada en fazla 10-15 saniye sürdü aracımı arkadaş aldı götürdü’ dedim…

‘Ceza yazacağız, sen burada duramazsın’ dedi…

Ya ben anlatmakta sıkıntı yaşıyorum, yada memur bey beni dinlemiyor, ben konuşurken başka şeylerle ilgileniyor ve benim ne dediğimi duymuyor…

‘Memur bey ben buraya aracımı park etmedim, yolun ortasında da durmadım, birkaç saniye durakladım ama ceza yazacaksanız bakın etrafınıza bütün yol kenarları park edilmiş araçlarla dolu. Ben aracımı yol kenarına bırakmadım, şimdi aracımı aldılar ve parka götürdüler’ dedim…

‘Onlara da ceza yazacağız’ dedi…

Ha bu arada belirtmeden geçmeyim memurlar trafik değil, ASAYİŞ…

Bu diyalog taş çatlasın 2 dakika sürdü taş çatlasın diyorum çünkü o kadar bile değildir…

Araya kafenin çalışanları girdi…

‘Siz buyurun içeriye biz memur beylerle konuşuruz’ dediler…

Bu sırada şoför koltuğundaki memur, ‘kapat şu camı konuşacaklarmış!’ diye bir daha bağırdı…

Bu durumda ben şu olayı bırakıp girer miyim o kafeye? Geçtim kenara seyretmeye başladım olanı biteni…

Polisler kafenin sahibini çağırdılar…

Çalışanlardan birisi içeri girdi sonra geri döndü…

Ben kenarda şoför koltuğunda oturan polis memurunun hareketlerini seyrediyorum, sesleri gelmiyor ama hareketlerinden çokta hoş şeyler konuşmadıkları anlaşılıyor…

Bu arada bende kenara geçerken bir şey olacağından değil de sadece polise ne yaşadığımı hissettirmek adına göstere göstere plakasını aldım…

Tamı tamına yolu 14 dakika kapattı…

10-15 saniyelik duraksama için 14 dakika kapattı şeridin birini…

Zaten yol kenarı park, birde ikinci şerit polis durunca arada gecenin bir vakti trafiğin sıkıştığı bile oldu, ben gözlerimle gördüm…

14 dakika boyunca ara ara göz göze geldik şoför koltuğundaki memur arkadaşla…

Ama işletme sahibiyle rahat rahat konuşmasına izin vermedim…

Arkadaşım içeri girmişti, çıktı ve ‘Yeter artık’ diye ısrar edince polisleri orada bıraktım ve içeri girdim…

Sonra ne oldu bilmiyorum…

Çıkarken sordum işletme yetkililerine, ‘Ben içeri girdikten sonra ne oldu, ne kadar daha kaldılar, ne dediler?’ diye…

‘Siz içeri girdikten sonra 4-5 dakika daha durdular ve gittiler sıkıntı yok’ dedi…

‘Ne dediler epey celallenmiş bir şekilde konuşuyorlardı?’ diye sordum ama ısrarlı sordum…

‘Hakaret etti biraz!...’ dedi arkadaş…

‘Nasıl hakaret? Ne söylediler?’

‘ Abi sıkıntı yok işte tamam’ diyerek geçiştirdi…

‘Eyvallah’ dedim bende çok ısrar etmedim artık…

Ne oldu, aralarında ne geçti, polis neden bu kadar sinirliydi, Konya’nın yada Meram’ın yada Havzan’ın başka asayiş sıkıntı yok muydu da 10-15 saniye biri araçtan inip diğeri binene kadarki geçen süreyi bu kadar sorun etti ve neredeyse 20 dakikadan fazla hem araç sürücüsüne hem hiç alakası kafe yöneticisine bildiğiniz eziyet etti bilmiyorum…

Ceza yazıldı mı? onu da bilmiyorum…

Yazsa ne diye yazacak, nedeni ne olacak, park değil, durma değil trafiğin olmadığı bir saatte, bomboş yolda birkaç saniye duraksamak ceza nedeni mi onu da bilmiyorum…

Hayır başka bir nedeni mi vardı bu hareketlerin inanın anlamadım…

Bana değil acaba kafeyemi bir garezleri vardı bilemiyorum…

Ama başta da dedim ya Polisler beni sevmiyor…

Niye sevmiyor bilmiyorum, polis gazeteciyi pek sevmez ama ben hiçbir polise ‘ben gazeteciyim’ de demiyorum ki!...

Neyse onlar beni ne kadar sevmezse sevmesin, ben onların mesleklerine saygımdan asla vazgeçmeyeceğim, onlar benim, onlar bizim Türk milletinin onuru, gururu…

Arada böyle aksiliklerde olur elbet, niye olur bilmiyorum ama yapacak bir şey yok!...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık