• 17 Temmuz 2018, Salı 7:39
HasanHüseyin KARA

Hasan Hüseyin KARA

Önemli olan İŞLEVİ!...

Konya’daki trafik sorununa çözüm bulmak için çeşit çeşit yöntemler aranıyor.

Köprülü kavşaklar ise en önemli adımlardan bir tanesi çözüm yolları arasında…

Geçtiğimiz Ramazan Bayramının hemen öncesi kısmi olarak açılan köprülü kavşaklardan ‘Şefik Can Köprülü Kavşağı’ ve kavşakla birlikte Şefik Can caddesi üzerindeki yol tadilatı ile ilgili bir yazı yazmıştım.

Konya Büyükşehir Belediyesi acaba neden hiç sorunsuz yol ve kaldırımları yeniler ki? diye sormuştum…

Meğersem konunun Büyükşehir Belediyesiyle pek bir ilgisi yokmuş…

Trafiğin rahatlaması açısından hem hızlı hem de sağlam yapılması planlanan köprülü kavşakta ufak bir şaşma olmuş…

Köprü yapılırken ‘kot’ farkı hesaplanmamış, yada hesaplandıysa bile ‘olmuşken büyük olsun, heybetli olsun’ diye düşünülmüş sanırım, köprülü kavşakla yol arasında 1-1.5 metre fark olmuş.

Yani köprülü kavşak yoldan 1-1.5 metre daha yüksek olmuş.

Şimdi o kadar masraf yapılmış, o kadar yazılmış, çizilmiş, projelendirilmiş, onlarca kişi, onlarca iş makinesi çalışmış, vatandaşlar 1 ay boyunca epey bi sıkıntı çekmiş, e köprü yeniden yıkılıp yapılacak değil ya!...

Aradaki farkta öyle alelade bir şekilde kapatılacak bir fark olmayınca;

Mantıklı olan düşünülmüş ve ‘köprü yola uydurulamıyorsa, yol köprüye uydurulur denilmiş ve vurulmuş kazma…

Olur böyle hatalar, sonuçta insan çalışıyor, kendisini çok dinlemesem de, hatta pek haz etmesem de ‘Hatasız kul olmaz’ şarkısı çınlıyor kulaklarımda Orhan Gencebay’ın…

Küçücük matematiksel hatalar, bazen büyük sonuçlar doğurabiliyor, onlarca, yüzlerce, binlerce, on binlerce hatta bazen milyonlarca liraya mal olabiliyor bu küçücük matematiksel hatalar…

Dünyanın bir çok yerinde böyle ufak hatalar yapılıyordur…

(Umarım yapılıyordur, çünkü eğitimin terk edilmesi oranında Avrupa ülkeleri arasında birinci sıradayız ve üstüne birde eğitim verdiğimiz mimarlarımızın, mühendislerimizin böyle basit hatalar yapması, ‘zaten eğitim alan sayınız düşük, birde eğittiğiniz insanlar ahanda böyle’ denilip, ‘Eğitmeseydiniz daha iyiydi’ gibi söylemler doğurmasın)

Sonrasında ise başladı hummalı bir çalışma…

2872 sayılı Çevre Kanunu Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği’nin 23’üncü maddesine göre, şantiye alanlarından çevreye yayılan gürültü seviyesi ve gürültünün önlenmesine ilişkin kriterleri belirlenmiş.

Mesela bu ilgili maddede ‘Konut bölgeleri içinde ve yakın çevresinde gerçekleştirilen şantiye faaliyetleri, gündüz zaman dilimi dışında akşam ve gece zaman dilimlerinde sürdürülemez’ deniliyor.

Bu kadarla da kalınmayıp detay veriliyor bu maddede, gündüz zaman dilimi, sabah 07.00’den akşam 19.00’a kadar olmak üzere 12 saat olarak belirtiliyor.

Mevzuatta hafta sonları yani Cumartesi-Pazar’ları ise çalışmaya başlama saati 07.00 değil, 10.00 olarak belirtiliyor.

Tabi Şefik Can Caddesindeki hiç hesapta olmayan bir tadilat olunca da işler öyle mevzuat falan dinlemiyor…

Öyle kanunmuş, yönetmelikmiş hak getire, ‘O İŞ YETİŞECEK’ düşüncesiyle yardıra yardıra çalışılıyor…

Sabah saat 07.00’da başlıyorlar çalışmaya, artık gece 8-9-10-11-12 hatta 01’lere kadar devam ediyor…

Hem de öyle 1 gün,2 gün falan da değil…

Hafta içi de böyle, hafta sonu da; Pazar, Pazar sabahın 07.00’ında iş makinelerinin gürültüleriyle uyanıyorsunuz mesela…

Sonuçta Büyükşehirde yaşıyorsanız kuş cıvıltılarıyla uyanacak değilsiniz ayrı bir mevzu ama ne bileyim bir Pazar sabahı böyle uyanınca;

Gürültü, mürültü falan hak getire, ne desibele dikkat eden var ne başka bir şeye diyorsunuz kendi kendinize…

Tabi Kamu Yararına bir hizmet olduğu için bu tür yerlerde çalışmaların Mahalli İdarelerce saatlerinde farklılıklar getirilebileceğini biliyoruz,

Sonuçta Kamu yararı…

Hastası, yaşlısı, bebeği, yorgunu azıcık sıksın dişini…

Ne var canım gecenin bir yarısı saat 00.30’da iş makinelerinin gürültüsü varsa, ne var ki o şantiyede çalışanlar gecenin bir saati birbirleriyle haberleşirken aralarında 100-200 metrede ‘eooovv bakale’ diye bağıra bağıra birbirlerine sesleniyorlarsa…

Kamu yararı var sonuçta…

Kamu burada biz oluyoruz, yanlış anlaşılmasın…

Bizim yararımız için, biz elbette biraz sıkıntıya katlanacağız, sonuçta hiç hesapta olmayan bir tadilat orası…

İşin şakası bir tarafa, köprülü kavşak başlarken, ‘tam yerinde bir karar olmuş, burası inanılmaz rahatlayacak’ diye düşünmüştüm, bitirildiğinde öyle de olacağına inanıyorum ama,

Bunu yazan çizen, kontrol eden hiç mi kimse yok…

Bir vatandaş bir proje çizdirdiğinde, en ince noktasına kadar kontrol edilmiyor mu o projeler, milim milim mevzuata göre incelenmiyor mu?

Varsa bir şaşma, uygun olmayan bir şey, sonucu ne olursa olsun vatandaş onu yenilemek zorunda bırakılmıyor mu?

Beşer, şaşar, insan hata yapar, bu tür hatalar olabilir ama bunun hiçbir denetim mekanizması yok mu?

Belediye’de ‘Getir arkadaş ne yaptın, nasıl yaptın birde ben bakayım, sonuçta buranın altını üstünü benden iyi bilecek değilsin ya?’ diyecek bir tane mühendis, mimar yok mu?

Her 10 günde, 15 günde bir belediyeden bir yetkilinin gidip çalışmaları kontrol etmesi, hata var mı, yok mu diye incelemesi, durumu değerlendirip, ‘tamam arkadaş, sıkıntı yok, böyle çalışmaya devam’ demesi gerekmiyor mu?

Sonuçta bu benim işim değil, ne olur, nasıl olur benden çok çok daha iyi bilecek insanlar var ve bu konularında uzman insanlar yetkili kurumların yetkili birimlerinde yetkili olarak çalışmıyor mu?

Vatandaşın kabahati ne?

Gürültüyü, sıkıntıyı ben çekeceğim, sonra…

Sonra çıkan yine benim cebimden çıkacak…

Ne diyelim en son noktada oradaki çalışma bitmek üzereydi, muhtemelen yarın veya bir gün hizmete açılır diye düşünüyorum…

İnşallah da bu çektiğimiz sıkıntılara değen bir yatırım olur…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık