• 07 Mayıs 2018, Pazartesi 7:07
HasanHüseyin KARA

Hasan Hüseyin KARA

Karabacak dönemi…

Dün Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinde genel Kurulu vardı.

Ben katılmadım, katılamadım ama takip eden muhabir arkadaşımdan dinlediğim kadarıyla baya gergin bir seçim geçmiş…

Birlik diyoruz ismine ama çokta birlik içerisinde bir seçim geçmemiş…

Eski Başkan Ali Osman Karamercan ve Esnafların çoğunun oyunu alarak yeni seçilen Muharrem Karabacak’ın yarıştığı seçimlerde Selçuklu Seçim Kurulundan gönderilen bir memur bizim gazeteci arkadaşlarımıza bayağı zor anlar yaşatmış…

Oy kullanan oda başkanlarından birisinin fotoğrafını çekmek istemişler Muharrem Karabacak ile birlikte…

Başkan oyunu kullandıktan sonra ‘siz biraz bekleyin Muharrem Karabacağı’da çağıralım birlikte bir fotoğrafınızı alalım’ demiş bizim gazeteci arkadaşlar.

Bu sırada Seçim Kurulundan gelen 45-50 yaşlarındaki memurdan tepki gelmiş, ‘Çekemezsiniz’ diye…

Sebep?...

‘Burada devlet benim, çekemezsiniz’ diye çıkışmış ve ufak bir münakaşanın ardından ‘Polis çağırın atın bunları dışarı’ diye bağırmış memur beyefendi…

Çok ilginç değil mi?

Görevini yapmaya çalışan, gece-gündüz, sıcak-soğuk demeden vatandaşın bilinçlenmesi ve doğruyu bilmesi, görmesi adına çalışan, her daim devletinin yanında olan ve devletin bekası için çalışan gazeteciler, ‘Polis çağırıp attırılacak’ kadar ne yaptı size…

Bizim orada olmamızdan, bizim görevimizi yapmamızdan neden bu kadar rahatsız oluyorsunuz be arkadaşım…

Şike yapmıyoruz, şaibe yapmıyoruz, taraf olmuyor, oy kullanan insanları farklı noktalara yönlendirmiyoruz…

Ne yapıyoruz da bizden bu kadar rahatsızlık duyuyorsunuz?...

İlginçtir seçimde daracık bir alanda gerçekleştirilmiş, koskoca salonları bulunan Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin seçimi daracık bir koridorda yapılmış…

Zaten sıkış tepiş bir alanda görevini yapmaya çalışan gazetecilere,

‘Burada devlet benim’ diye çıkışmakta ne demek?

Sen devlet değilsin arkadaşım, sen benim devletimin oraya gözlemci olarak gönderdiği benim vergilerimden maaş alan sıradan bir memursun!...

‘Devleti temsil ediyorum’ dese hadi bir parça anlayacağım da, ‘Ben devletim’ ne demek?...

Gazetecilik bu kadar mı ayaklar altına alındı, bizler bu kadar mı değersizleştirildik?

Görevini yapan gazetecileri, ortada gizleyecek, saklayacak hiç bir şey yokken, ‘Polis çağırıp attırmak’ neyin amacını gütmektedir…

Bizi ilgilendirmez ki kimin kazandığı!...

Aha seçimi Muharrem Karabacak kazandı, şimdi bizi dolmuşlarda ücretsiz seyahat ettirmesini isteyecek değiliz ya!...

Ali Osman Karamercan kazanmış olsa idi ‘bize her gün etliekmek ısmarla’ diyecek de değildik…

‘DEVLET BENİM’ diyerek gazetecileri polisle dışarı attıracak kadar kinlenmenin nedenini çözemedim?...

Orada benim Devletimi temsil eden memurun, adil ve tarafsız bir şekilde görevini yapması ve görevini yapan insanlara saygı duyması gerekiyordu, ‘DEVLET BENİM’ diyerek dışarıya polis zoruyla attırması değil…

Her neyse, artık yapacak bir şey yok…

Burada ‘DEVLET BENİM’ diyebilecek kadar kibre düşen memur arkadaşa bizim başka diyebileceğimiz  bir şey yok…

Biz görevimizi yaptık zar zorda olsa…

Naif kişiliği, asla makam kapısını kapatmayan, 7’den 70’e herkesin gönlünü en ince detayına kadar alan, Vatan-Millet aşkıyla yanan, Allah korkusu olan Muharrem Karabacak’ın bu zor görevi en iyi şekilde yürüteceğini, kendi deyimiyle asla ayrımcılıktan yana olmayacağını ve her daim birleştirici bir kişiliği olduğunu zaten biliyoruz…

Yeni görevi kendisine ve Konya’ya hayırlı olsun…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık